“Yavaş Yemek” Trendini Denemeniz İçin 5 Harika Neden

Ofis çalışanları yoğun iş tempoları sırasında günün getirdiği sorumlulukların arasında kendilerine vakit ayırmakta oldukça zorlanabiliyor. Böyle durumlarda öğle yemeğinin yetersiz, sağlıksız ve hızlıca geçiştirilen bir öğüne dönüşmesi kaçınılmaz oluyor. Sindirimin zorlaştığı öğle vaktinde ne yediğimiz ve nasıl yediğimizle ilgilenmenin önemini kavramak yemekten sonraki yoğunluğu atlatmak için bize gereken enerjiyi sağlayacaktır. Yavaş yemek hareketi tüm bu koşuşturma esnasında size farkındalık ve bilinç kazandırarak temiz ve sağlıklı bir yeme alışkanlığı edinmenizi sağlamaya çalışan bir hareket. “Yavaş Yemek” Trendini Denemeniz İçin 5 Harika Neden yazısına devam et

Bambaşka Bir Yöntem: Apiterapi

Bir önceki yazımızda sizlere arıların tek mucizesinin bal olmadığından bahsetmiştik. Bu yazımızda biraz daha derine iniyor ve Apiterapi kavramını yakından inceliyoruz.

Apiterapi, Latince “arı” anlamına gelen “api” ile “tedavi” anlamına gelen “terapi” kelimelerinin birleşimidir. Bal, arı poleni, arı sütü, propolis, balmumu, arı zehri gibi ürünlerin sağlığın korunması, hastalıkların önlenmesi ve tedavisi amacıyla kullanılır. Geleneksel tedavi uygulamalarında arı ürünleri binlerce yıldır bilinmekte ve uygulanmaktadır. Doğal gıda takviyesi olarak görülmektedir.

Bilimsel araştırmalar Apiterapi uygulamalarının olumlu sonuçlarını bizimle paylaşmaktadır. Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde başlayan ve dünyada hızla gelişen arı ürünleri ile tedavi yöntemleri hızla gelişmektedir.

Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde başlayan ve dünyada hızla gelişen arı ürünleri ile tedavi yöntemleri yaygınlaşmaktadır. Dünyada Apiterapi uygulamalarının yapıldığı merkezler bulunmaktadır. Apiterapi’nin önemini değerlendiren sağlık bakanlığımız da apiterapiyi geleneksel ve tamamlayıcı tıbbi uygulamalar arasına almıştır. Bugün bakanlık bünyesinde bir Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı bulunmaktadır.

Şimdi gelelim içindeki lezzetlere…

Lezzetli Bir Karışıma Davetlisiniz

Apiterapi yönteminde kullanılan içeriklere göz attığımızda, yoğun bir şekilde Türk kültürüne yakın olduğunu söylemek yanlış olmaz. Hazırsanız başlıyoruz!

Bal

Geleneksel kahvaltılarımızı süsleyen bal, arıların çiçeklerden topladığı nektarı enzimleriyle birleştirerek oluşturdukları lezzetli bir gıdadır.

Ana besin öğesi karbonhidrat olan bal, içerisinde organik asitleri, proteinleri, aminoasitleri, mineralleri, vitaminleri ve aroma gibi bileşenleri barındırır.

Propolis

Bitkilerin yaprak, dal ve tomurcuklarından toplanan reçineli bir karışımdır. Ayrıca fenolik maddeler, yağ asitleri, polen, vitaminler ve mineral maddeleri içerir.

Zencefil

Zencefilin tarihi Çin ve Hindistan’a kadar dayanmaktadır. Yaklaşık 2000 yıldır kullanıldığı tahmin edilmektedir. Tropikal iklimin köklü bir bitkisidir. B ve C grubu vitaminler, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, manganez gibi minerallere sahiptir. Lif ihtiyacımızı da karşılamaktadır.

Tarçın

Defnegiller familyasının en egzotik üyesidir. Kokulu ağacın iç kabuğunun kurutulmasıyla elde edilir. Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya ana vatanıdır. Kalsiyum, magnezyum, demir ve lif içerir.

Karanfil

 

Vatanı tropik Asya’dır. Uçucu yağında bulunan öjenol mikroplara karşı etkilidir.

Karabiber

Dünyada en popüler olarak bilinen baharattır. İçerdiği uçucu yağlar nedeniyle antimikrobiyal etkiye sahiptir.

Limon

Ilıman iklimin üyesidir. C vitamini bakımından zengindir.

Ginseng

Ginseng büyük kazık köklü çok yıllık otsu bir bitkidir. Ana vatanı Güney Kore’dir.  Ginseng’in botanik ismi olan “Panax”, Yunanca “her şeyi iyileştiren” anlamına gelen “panacea” kelimesinden türetilmiştir. Ginseng, geleneksel Çin ve Hint tıbbında yüzyıllardır kullanılmaktadır. Vücudun fiziksel işlevlerini destekleyen ve vücut direncini artıran bir bitkidir.

 

Guarana

Guarana kırmızı meyveli tropik bir bitki türüdür.  İçerdiği kafein türevi bileşenlerinden dolayı uyarıcı etkisi bulunmaktadır. Antioksidan özelliğe sahiptir.

Ginkgo Biloba

 

Ginkgo tıbbi anlamda algılama işlevlerinin korunması için yararlı olarak kabul edilen antioksidan özellikte terpenoitler ve flavonoitler içermektedir.

 Zerdaçal

İçeriğindeki fenolik maddelerin hücreler üzerindeki oksidatif hasarın ve iltihabın önlenmesinde, vücudun bakteri ve virüslere karşı korunmasında yardımcı olduğu bilinmektedir. Çinko, selenyum, bakır, demir gibi mineraller içermektedir.

Biberiye

 

Bazıları ona hatırlatan bitki de demektedir. Sinir hücreleri üzerinde pozitif etki sağlamasıyla bilinir.

Yabanmersini

Fundagiller ailesinin hoş bir üyesidir. Antioksidan etkili fenolik maddelere sahiptir.

 

Meal Box

İstanbullu Çalışanlar En Çok Bunu Düşünüyor!

Yapılan bir araştırmaya göre İstanbul’da bir çalışan olmak uyku süresinin azalması, öğün atlamanın artması ve fiziksel aktivitenin azalması anlamına geliyor. İstanbul’un havasının hızla değişmesi de çalışanları olumsuz yönde etkiliyor…

Size kesinlikle hak veriyoruz.  İstanbul’da yaşamanın ve böylesine büyük bir metropolde çalışmanın sonucu olarak, çözmek zorunda kaldığımız sorunlar git gide artıyor. Yoğun tempomuz yüzünden stres, uykusuzluk ve halsizlik yaşayabiliyoruz.

İşten eve, evden işe tüm gün koştururken bir yandan işimize ve ailemize odaklanacak zindeliğimiz sönebiliyor. Bazen odaklanamıyor gibi hissediyoruz.

Aklımızda tutmamız gereken o kadar çok şey varken, beynimiz bizi yarı yolda bırakabiliyor. Tempolu bir hayat içerisinde unutulan bazen en iyi arkadaşınızın doğum günü, bazen bir kart şifresi ve bazen de kritik işlerin teslim tarihi…

Biliyoruz ki bağışıklık, zindelik ve hafıza vazgeçilmezlerimiz. Önceki yazılarımızda size lezzetli Apiterapi karışımı hakkında ipucu vermiştik. Gelin, şimdi lezzetli bir çözüm yaratalım!

Bağışıklık Önemlidir

Stres, uykusuzluk ve mevsim değişiklikleri gibi faktörler vücut direncini değiştirebilir. Eğer bunlardan kaçınmak istiyorsanız size bal, propolis, zencefil, tarçın, karanfil, karabiber ve limondan oluşan bir karışım önerebiliriz.

Zindelik Önemlidir

Evden işe, işten eve tüm gün koşuştururken zinde kalmak gerek. Bu cümle size uyuyorsa bal, propolis, kırmızı Ginseng, Guarana ve Zencefil tam da size göre.

Hafıza Önemlidir

Kart şifresi, evlilik yıl dönümü, doğum günleri derken hatırlanacak çok şey var diyor musunuz? O zaman bal, propolis, Ginkgo Biloba, zerdeçal, biberiye ve yabanmersini karışımı tam sizlik.  

Ben zaten bunları biliyorum diyorsanız, büyük ihtimalle Meal Box paket servis veya abone müşterisisiniz. Neden mi? Çünkü Meal Box müşterileri aldıkları restoran kalitesinde yemek çözümünün yanında Balparmak Apitera Zen-Up-Mind ürünlerini çoktan deneyimledi bile!

 

 

Meal Box

2017 Bizim İçin Nasıl Geçti?

Acısıyla tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2017’de kimimiz yeni terfiler aldı, başka şehirlere taşındı; kimimiz de en lezzetli anılarına yenilerini kattı. Bazılarımızın da artık bu yıl bitsin dediğini duyar gibiyiz…

Meal Box olarak lezzet serüveninde 3. yılımızı doldurduğumuz 2017 yılı bizim için dolu dolu geçti.

Gelin neler yapmışız beraber bakalım!

Yemek Aboneliğimiz 2 Yaşında!

Ev yemeğini paket servis ile sevenlerine kavuşturduktan sonra bu lezzet hiç bitmesin istedik. Sevenlerimiz her gün ne yiyeceğini düşünmesin diye 2016 yılında ev yemeğini düzenli bir şekilde ulaştırabileceğimiz tek öğün yemek aboneliği sistemimizi ürün gamımıza ekledik.

Sevenlerimiz de bizi yolda asla yalnız bırakmadı. Tam 15.000 başvuru formu talebi aldık.

Bugün 3000 kişinin düzenli olarak her gün öğle veya akşam yemeklerinde yanındayız.

Ekledik de Ekledik!

Tek öğün yemek aboneliği hizmetimizin tam 1. yılında gördük ki toplu yemek İstanbul için büyük bir ihtiyaçtı. Toplu yemek hemen başlamazdı, kişi sayısı ayırt ederdi…

Meal Box ekibi olarak kendimize bir söz verdik. Yemek ihtiyacı olan her İstanbulluya ulaşmak istiyorduk. İster çok acil ister çok düzenli… Ürün gamımıza diyet yemek aboneliğini, toplu yemek (catering) ve etkinlik catering hizmetlerini de ekledik.

Aynı zamanda 3 çeşit yemek seçeneğimizi 4 çeşide çıkardık. Özel gurme ekmeğimizi 2 çeşit olarak ürettik.

Hizmetlerimizi kişi sayısı ayırt etmeden ve bekletmeden sevenlerimize ulaştırmaya başladık.  İstanbul’un her neresindeyseniz, kaç kişiyseniz biz sizin için orada olmaya karar verdik.

Sevenlerimizi Daha Çok Dinledik

Sevenlerimize daha iyi bir hizmet verebilmek için çağrı merkezimizi yeniledik. Ekibimizi genişlettik. Bu süreçte on binlerce çağrı aldık.

Geri bildirimlere her zaman kıymet verdik. Hepsini kendimizi geliştirmek için kullandık.

Sadece Yemek Hizmeti Sunmak İstemedik

Lezzetinden taviz vermeyen, restoran kalitesinde catering hizmetimizi çeşitli kampanyalarla destekledik. Bu süreçte onlarca markayla iş birliği yaptık.

İyi yemeği tercih eden sevenlerimize iyi bir giyim, iyi bir ödeme seçeneği, iyi bir yolculuk ve iyi bir yaşam kalitesi de sunmak istedik. On binlerce hediyeyi sevenlerimize ulaştırdık.

Artık Kapıya Yemek Servisiyiz

Madem her İstanbulluya ulaşmak istiyorduk, biz de Gurme Ev Yemekleri konumlandırmamızı Kapıya Yemek Servisi olarak değiştirdik.

Bugün 380 farklı noktada tüm İstanbullulara hizmet veriyoruz. Belirli bölgelerde ise paket servis hizmet servisimize devam ediyoruz.

Yeni bir yılda hep daha iyisini geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.

Meal Box’a güvenen ve bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan sevenlerimize mutlu yıllar dileriz!

Meal Box

Arı Ürünleri Hakkında Bilinmeyen Gerçekler

Arı deyince aklınıza ilk ne geliyor?

Zihnimizdeki ilk cevap elbette ki bal olacaktır. Oysaki arıların bal dışında pek çok faydalı ürünü mevcut. Gelin, bu yazımızda arıların hayatımızdaki yerini hep birlikte inceleyelim.

 

Arıcılık, insanların ağaç kovukları içinde yuva yapan arılara zarar vermeden, arıların yaptığı balın bir miktarını almaları ve bir miktarını da onlara bırakmalarıyla başlamıştır.

1500’lü yıllardan önce balın, eski dünyaya ait olduğu bilinmektedir. Tarihçilerin yaptığı araştırmalara göre arıcılığın en eski hikâyesi Mısır’dadır. Kolonilerle birlikte ana vatanından ayrılan arıcılık, artık kendine yeni dünyada bir yer edinmiştir.  1600’lü yıllardan sonra insanoğlu arıların yaşam alanını ve biyolojisini öğrenmiş ve onları kontrol etme becerilerini geliştirmiştir.  Asıl devrimini 1851 yılında yaşayan arıcılık, çerçeve kovanların geliştirilmesiyle, modern arıcılığı hayatımıza katmıştır.

Bal, arıların bildiğimiz en eski ürünü. Peki, arıların bize sunduğu en kıymetli ürünün yalnızca bal olmadığını söylesek?

Propolis, polen, arı sütü, arı zehri ve balmumu arıların bize sunduğu diğer kıymetli doğal arı ürünleri arasında yer alıyor. Gelin şimdi bu mucizevi arı ürünlerinin bize sundukları bazı faydaları inceleyelim.

Vücudumuzun En Kıymetli Dostu

Arı ürünleri, doğal olarak yüksek antioksidana sahiptir. Arı sütü esasen genç işçi arıların, larvalarını ve kraliçeyi beslemek için salgıladıkları bir sıvıdır.  Bu yüzden arı sütü ve bal sahip olduğu antioksidan etkisiyle vücudumuzdaki hücre hasarlarını önlemektedir.

Araştırmalara göre arı sütünün cilt yaşlanmasının istenmeyen etkilerini de gidermeye yardımcı olduğu da görülmüştür.

Mineral ve Vitamin Kovanı

Sadece arı sütünde B1, B2, B3, B5, B6 ve folik asit gibi bileşenler bulunur. Potasyum, kalsiyum, magnezyum, çinko, demir ve bakır gibi önemli minerallerin de ev sahibidir.

Hatta bir arı poleninin neredeyse bir bifteğin 2 katı protein içerdiğini ve yeşil yapraklı sebzelere göre 2 katı demire sahip olduğunu biliyor muydunuz?

İdeal Bir Besin Kaynağı

Arı poleni protein, vitamin ve demir içeriğiyle, özelikle sporcular için ideal bir besin kaynağıdır.

Doğanın Antibiyotiği

Propolisini duymuş muydunuz? Arılar, kovanlarında dezenfeksiyon ve izolasyon sağlamak için propolisin maddesini kullanmaktadır. Doğal antibiyotik olarak bilinen propolisin, iltihaplı hastalıklara karşı insan vücudunu koruyan gıdalardan bir tanesidir. Aynı zamanda vücudumuz için istenmeyen dış etmenlere karşı bir kalkan etkisine sahiptir.

Güzel ve sağlıklı gülüşler için de yardımcıdır. Ağız ve diş sağlığınız için yararlıdır.

Arılardan Gelen Yaşam Terapisi

Gelin şimdi bütün resmi inceleyelim. Hepsinin tek başına sağladığı yararlar saymakla bitmez. Fakat arı ürünleri bir araya geldiğinde mükemmel bir harmoni oluşturur.

Bal, arı poleni, arı sütü, propolis, balmumu, arı zehri bir araya geldiğinde bir takım ismini alır. Sümerler bu takımın ismine ilk defa M.Ö 4500’lü yıllarda Apiterapi ismini vermiştir.

Apiterapi, bağışıklığın zayıflaması kaynaklı hastalıkların tedavisinde, kalp-damar hastalıklarında ve romatolojik rahatsızlıklarında kullanılan alternatif bir tedavi biçimi, bir gıda takviyesidir.

Türkiye’de de yöntem ilgi çekici bulunmuş, Sağlık Bakanlığı tarafından alternatif ve tamamlayıcı tıbbi uygulamalar arasında yerini almıştır. Ayrıca bakanlık bünyesinde Geleneksel, Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı kurulmuştur.

Söylemekte fayda var. Bu yöntemi denemeden önce bir sağlık uzmanına danışmak ve bir uzman eşliğinde yararlanmak daha iyi olacaktır.

Bir sonraki yazımızda Apiterapi’ye daha da yakından bakacağız. Takipte kalın!

 

 

 

Meal Box

Yemek Kartı Kullananlara Kötü Haber!

Yemek kartı kullananları 27 Aralık’ta boykot bekliyor!

Tüm Türkiye’de 5 milyon kişiyi ilgilendiren bir boykot çağrısı yapıldı.

 

Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği (TÜRES) üyesi restoranlar, 27 Aralık günü yemek kartlarıyla ödeme kabul etmemeye karar verdi.

Yapılan son araştırmalara göre Türkiye’de bugün için en az 5 milyon çalışanın yemek kartı kullanıyor. Bu kitlenin 3 milyonunun ise sadece İstanbul’da olduğu tahmin ediliyor.

İş sahiplerinin çalışanlarına sunduğu yan haklardan biri olan aylık veya günlük limitli yemek kartlarıyla, çalışanlar öğle yemeklerinin ücretlerini restoranlarda, lokantalarda ve paket servis siparişlerinde kullanabiliyor.

Yemek hizmeti veren esnafın en çok kullandıkları ödeme yöntemi olan yemek kartları, günlük limiti 15,12 TL’nin üzerindeyse gelir vergisi ve damga vergisiyle brütleşiyor. Bu yüzden de iş sahiplerinin genellikle bu limiti günlük 10-15 TL arasında tutmaya özen gösterdiği tahmin ediliyor. İş veren kart firmalarının sunduğu avantajla yıllık bütçesinden kar ederken, Türkiye’de ortalama günlük 13 TL olan yemek limiti yüzünden birçok çalışan kesesine uygun bir yemek yeri bulmakta zorlanabiliyor. Esnafsa onlara uygulanan bu ağır komisyondan çok rahatsız.

Bu İkilemden En Çok Çalışanlar Etkilenecek!

 

Yemek kartı sistemi ödeme konusunda büyük bir kolaylık sağlıyor. Fakat madalyonun diğer yüzüne bakmakta fayda var.

Esnaf ve Sanatkârlar Derneği’nin yaptığı yazılı açıklamada yemek hizmeti veren restoran, lokanta gibi işletmelerin yemek kartı hizmeti sağlayan şirketlerin dayattığı %10 ve %12 arasında değişen komisyona maruz kaldıklarını belirtiyor. Bu komisyon altında ezildiklerini de açıkça dile getiriyor.

Oysaki bu komisyon oranı Türkiye dışında ortalama %2 ila %3 arasında değişiyor. Hal böyle olunca esnaf komisyonlar altında eziliyor, kar marjlarını koruyabilmek amacıyla fiyatlarını yükseltmek durumunda kalıyor. Yüksek fiyatlar yüzünden gelen kişi sayısında azalma gözleniyor.

Esnaf Komisyonlar Altında Eziliyor

TÜRES Genel Başkanı Ramazan Bingöl’ün açıklamasına göre bu şirketlerin neden Türkiye’de ezici komisyonlar uyguladıklarını anlayamadıklarını, bir açıklama talep edildiğinde ise hiçbir cevap alamadıklarını söylüyor.

Bingöl, 27 Aralık’ta boykot uygulayacaklarını ve yemek kartı karşılığında satış yapmayacaklarını dile getiriyor. İlk boykot uygulamasının bir gün süreceğini, eğer bir çözüm getirilmezse devamının mutlaka geleceğini de ekliyor.

Konu hakkında daha önce benzer uyarılarda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı hem işverenden hem de restoranlardan alınan çift komisyon alındığını belirtmişti. Ülkenin mevcut ekonomik ve sosyal şartlarından zaten etkilendiklerini, komisyon ve vadenin yıkıcı etkisi altında restoran maliyetlerinin artacağını, dolayısıyla yemek fiyatlarının daha da yükseleceği uyarısında bulunmuştu.

27 Aralık’ta tüm çalışanları zorlu bir gün bekliyor. Milyonlarca insan, yüzbinlerce noktada yemek kartı ile ödeme yapamayacak.

 

 

Hazırlıklı olmakta fayda var…

 

 

Meal Box

Biri Acil Catering Şirketi Mi Dedi?

En acil konu başlığınız çalışanlarınıza yemek çözümü yaratmak mı? 

Bu yazımızda beklenmedik bir sebep yüzünden mutfağını yenilemek durumunda kalan, çalışanları için toplu yemek çözümü arayan, yemek şirketi tarafından ansızın yarı yolda bırakılan ve en önemlisi bunu acil bir şekilde çözümlemesi gereken iş sahiplerimize Meal Box Catering’in avantajlarını anlatıyoruz.

Bugün Arar, Yarın Başlarsın

Meal Box yemek aboneliğini başlatmak için yapmak gereken tek şey kurumsal abonelik sayfamızdan bir form doldurmak. Eğer o kadar da bekleyemem dersen, 0850 532 60 62 nolu çağrı merkezimizle bir telefon kadar uzağındayız.

Sonrasında Neler Oluyor? 

Abonelik süreçlerinizi tamamladıktan sonra ekip arkadaşlarımız siparişinizi alır ve başlayabileceğiniz en yakın gün hakkında bilgi verir. Bu süre 1 – 2 gün arasında değişmektedir. Akabinde yemekleriniz her gün 10.00 – 13.00 saatleri arasında tercih ettiğiniz adresinize teslim edilir.

İstanbul’un Neresindeysen, Meal Box Catering Oraya Gelir

Günümüzde toplu yemek siparişi verilirken karşılaşılan en büyük sorun her yemek şirketinin her semte gitmek istememesi.

Meal Box Catering olarak geliştirdiğimiz dağıtım partnerliği programımızla İstanbul’un birçok yerinde hizmet verebilmekteyiz. Bulunduğunuz bölge ve semt yüzünden sizi yarı yolda bırakmayız.

Kaç Kişi Olduğunuz Bizi Hiç İlgilendirmiyor

İş yerinde ister 3 kişi olun, isterseniz de 3000 kişi. Meal Box Catering’le kişi sayınız ne olursa olsun size hizmet vermekten büyük mutluluk duyarız.

Mutfakla, Ekipmanla ve Servisle Uğraşman Gerekmez

Belki mutfağın ve mutfak ekipmanın; belki de servis edecek elemanın olmayabilir. Bu bizim için hiç sorun değil. Meal Box’ın sana sunduğu tam teşekküllü hizmetle kapına özel termo kutusunda gelen toplu yemeğin içerisinde servis seti, gurme ekmeklerimiz bile bulunur.

Bu sayede servis yapacak kişiye de ihtiyacın olmaz. Bireysel kullan-at kaplarla sana düşen tek şey güzel bir öğle yemeği yemek olur.

Maliyetlerin Düşer, Zamandan Kazanırsın

Mutfak kurmak ve yeni bir catering firmasıyla anlaşmak zorlu bir süreçtir. Hem yemeğin gelmesi, hem ihtiyaç duyulan ekipmanın temin edilmesi hem de çalışanları aynı anda mutlu etmek biraz süreci baltalayabilir. İşin içine anlaşma süresi, ödeme süresi ve teminatlar gibi bir sürü iş kalemi de girebilir.

Fiyatların günden günde değişmesi de ayrı bir derttir. Ödeyeceğiniz para dışında size hiçbir getirisi olmayan bir hizmet satın alabilirsiniz.

Oysa Meal Box Catering’te biz müşterilerimize günlük sıcacık ev yemeği vermekle kalmıyor, kampanyalarımızla müşterilerimizi her zaman destekleyen iş birliklerine imzamızı atıyoruz.  Örneğin, ödemelerde gıdada ilk defa taksit imkanı sunan uygulamamızı duymuş muydun? Kulağa harika geliyor biliyoruz.

www.mealbox.com.tr/kurumsal-abonelik  adresimizi ziyaret edebilir ya da 0850 532 60 62 nolu telefon numarasından bize ulaşabilirsin.

Kimlere Hizmet Verdik? 

Seni de aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz!

 

Meal Box

 

 

Diyet Beslenmemizde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Günümüzde pek çok insan istenmeyen kilolar, sağlıklı beslenmek gibi sebeplerle diyet yapmayı seçiyor. Birçoğumuz bir diyetisyene başvuruyor ya da internet ortamında bulduğu şok diyet programlarını uygulayarak kilo vermeye çalışıyor.

Madalyonun diğer yüzüne baktığımızda, İstanbul’daki iştah açıcı yemek çeşitlerinin bolluğu, sağlıklı yiyeceklere ulaşmanın zorluğu ve diyet programlarına uyacak zamanımızın olmaması gibi sebeplerle belli ve diyet yapmanın zorluğu karşısında çoğu kez diyet düzenimizi bozuyoruz. Pazartesi büyük bir heyecanla başladığımız diyete hafta ortasına doğru ihanet ediyor, kendimizi bir kısır döngü içerisinde buluyoruz. Özellikle diyet yemeklerinin lezzetli olmaması ve porsiyonlarının küçük olması şevkimizi kıran bir diğer etmen.

Meal Box ekibi olarak bu zorluklar karşısında diyet yaparken hayatınızı kolaylaştıracak birtakım öneriler hazırladık!

İlk Kural Öğün Atlamamak

Hazırlamış olduğunuz plana sadık kalmak ya da sizin için bir uzmanın hazırladığı günlük besin programına uymak çok önemlidir. Tüm öğünleri vakti geldiğinde muhakkak tüketmelisiniz.  Ana öğünlerinizin tüketimi en az 20 dakika sürmelidir. Bir öğünde çok yeseniz bile bir sonraki öğünü atlamayın.

Su Tüketimi 

Su tüketimi metabolizmamız ve zihnimiz çok önemlidir. Günlük su tüketimi en az 7 bardak olmalıdır.

Çay ve Kahve Seviyor Musunuz? 

Çay ve kahve tüketiminin diyet beslenme üzerinde bilinen bir olumsuz etkisi bulunmamaktadır. Eğer çayı ve kahveyi çok seviyor, vazgeçemem diyorsanız çayı şekersiz tüketmenizde fayda var. Kahveyi de günde 3 bardak ile sınırlandırmalısınız.

Katkı Maddesi İçeren Gıdaları Yarı Yarıya Azaltmalısınız

Hayat boyu fazla tüketiminin zararlı olduğunu bildiğimiz un, tuz,şeker ve yağ kullanımına dikkat etmekte fayda var. Vazgeçmeniz biraz zorlu olacaksa, yarı yarıya azaltmalısınız.

Diğer yandan alkol, ketçap, mayonez, gazlı içecekler, drajeler gibi yiyecek ve içeceklerin tüketimini de yarıya indirmelisiniz.

Yürüyüşü Hayat Tarzı Haline Getirin

Haftada 150 dakika yürüyüşü hayat tarzınız haline getirmelisiniz.

Sınır Sizsiniz

Önemli olan kısıtlamalara maruz kalmadan, kendi kendinize porsiyon kontrolü yaptığınız evreye gelmektedir. Tartıya ve sayılara odaklanmayın. Sağlıklı beslenmenin tadına varın, doyarak zayıflayın.

 

 

Başarabileceğinize inanıyoruz!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İş Yerinde Bu Öğlen Ne Yiyeceğiz?

Bu yazımızda, İstanbulluların uzun zamandır düşündüğü “bugün işteyken öğle arasında ne yiyeceğiz?”  sorusunun arka planında yaşanan duruma değindik.

Sabah saatlerinde dinamik ve enerjik hissetmemize rağmen saatlerin 11.00’i göstermesiyle birlikte birçoğumuzun gözü saate kayıyor. Hem biraz hava almak istiyoruz, hem de uygun bir yemek planı yapmak istiyoruz.

Ne Yiyeceğim?

Zaman karar zamanı!  Önce ne sorusunun cevabını vermek gerekiyor.

Çözüm yemekhane ise saatler 12.00’de hafifçe bir rota çizilir. Yemeğe giden bu yolda aklınızdaki tek soruyu biliyoruz. Acaba yemekte ne var?

Eğer bir yemekhane yoksa akıllara gelen ilk soru bulunduğunuz bölgedeki yemek çeşitliliğine geliyor.

Büyük ihtimalle aklınızdan neredeyse bütün menüyü yedim diye düşünüyorsunuz. Dön dolaş aynı mekânlar, aynı yerler.

Diğer yandan bütün gün bilgisayar başında olmaktan dolayı sağlıklı ve dengeli beslenmek istiyorsunuz. Bir de lezzetli olsa değil mi? Fakat yakınlarda yok.

Nerede Yiyeceğim?

Gelelim ikinci aşamaya. Yeri belirleyebiliriz. Özellikle de çıkmak zorunda olduğunuz belli bir saat aralığı varsa…

En yakın yemek alanı ve teslimat süresi hesaplamalarına başladık. Ofiseyse, bölgenize göre filtreleme yaptınız. Elinizde kalan yerler içerisinde en makul olanı seçtiniz. Sonrasında teslimat süresi ne kadar sürer hesaplaması var. Seçeneklere razı olunacak mı? Bilemiyoruz…

Dışarı çıkmaya karar verdiniz. Hava nasıl? Önümüz kış. Soğuksa planlar iptal edildi bile. Haritalar açıldı. En yakındaki mekânlar belirlendi. Yürüyecek miyiz? Taksiye mi binsek? Gitsek ortalama olarak siparişi kaç dakikada alırız? Servis yavaş mı? Çok mu kalabalıktır? Açık hava mı? Kapalı alan mı?

Eğer bu soruların cevabını verebildiyseniz, sonrasında sizi ciddi bir hesaplama bekliyor.

Ne Kadar Bütçem Var?

Genelleme yapmak istemeyiz ama bugünlerde bir İstanbullu çalışana sağlanan yemek bütçesi ortalama olarak 13 TL- 17 TL arasında değişiyor.

Çalıştığınız bölgeye göre değişen fiyatları da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Orada yediğin köfte ile diğer bir yerde yediğin köftenin fiyatı da aynı değil. O paraya değer mi şimdi?

Ay sonuna kadar bu bütçeyi yönetmek zorlaşıyor. İçinizden keşke çay-kahveye zamanım kalsa da diyorsunuzdur.

Eğer tüm soruların cevabını bulduysanız, muhtemelen öğle aranızdan 20 dakika harcamış olmalısınız.

Peki, Meal Box tek öğün yemek aboneliğini duymuş muydunuz?

Önümüzdeki günlerde hem zamandan hem de bütçeden tasarruf etmek için sizleri tek öğün yemek aboneliği sayfamıza bekliyoruz!

 

 

 

Öğle Arasında Yürüyüş Yapın!

Masa başı işlerimize devam ederken bazen daha yorgun ve daha stresli hissetmeye başlıyoruz. Günlük rutimizde ne yaparsam daha az yorulurum, daha fazla nasıl dinlenirim diye yeni yollar bulmaya çalışıyoruz.

Oysaki insan vücudu hareketli bir yaşamı talep eden, hatta hareketli bir yaşam için dizayn edilen bir yapıdır. Bu ortamı bulamadığında, adapte olmak ister. Enerjisini koruma yolları arar.

Eğer son zamanlarda daha stresli, yorgun hissediyor ve kilo artışı gözlemliyorsanız, öğle aralarında yapacağınız yürüyüşün faydalarına kısaca bir göz atalım…

Eklem Ağrılarınızı Engeller

Yapacağız yürüyüş, eklem sağlığınızı korur. Gün içerisinde masa başı işlerden dolayı hareketsiz kalan kaslarınızı canlı tutar.

Bağışıklığı Güçlendirir

Bilim adamlarının söylediğine göre haftada 5 kez 20 dakikalık yürüyüş yapanların %43 daha az hasta oluyormuş.

Kilo Aldıran Genlerin Gücünü Yarıya İndirir

Yapılan araştırmalar, vücudumuzda tam 32 genin fazla kilo ile ilişkisini belirlemiş. Masa başında oturmak bunu etkiliyormuş. Yürüyüş yapmak ise bu genlerin etkisini yarıya düşürüyormuş.

 Zihninizi Rahatlatır

 

Özellikle stresli bir işte çalışıyorsanız, bu aktivite tam sizlik. Yürüyüş yaparken vücudunuzun kan basıncını düzenlersiniz. Endorfin hormonu salgılarsınız.

Bu hormon daha rahatlamış hissetmenizi sağlar. Korzitol salınımını azaltmış olursunuz. Böylece zihniniz, kısa bir mola verme imkanı bulur.

Gelin ipleri tekrardan ele alalım ve öğle aramızda yemekten sonra kalan zamanda kısa bir yürüyüş yapalım.

X

Pin It on Pinterest

X