Yaza Özel Bir lezzet: Sicilya Usulü Karpuzlu Puding

Yazın gelmesiyle beraber sıcak ve bunaltıcı havalar başladı bile. Serinlemek içinse hepimiz soğuk lezzetler tüketmeye çalışıyoruz. Soğuk tatlı lezzetlerin başında ise dondurma geliyor. Peki, dondurmanın haricinde güzel bir alternatif var desek… En az dondurma kadar lezzetli olan karpuzlu puding, hem hafif hem de farklı tatlar arayanlara özel bir tarif… Gelin bu serin lezzet nasıl yapılıyor bir bakalım.

Malzemeler

  • 2 kilo karpuz (kabuklarından ayrılmış)
  • Yarım su bardağı toz şeker
  • Yarım su bardağı mısır unu (mısır nişastası)
  • 1 paket vanilya
  • 1 çay kaşığı tarçın

Üzeri için:

  • Dövülmüş Antep fıstığı

Yaza Özel Bir lezzet: Sicilya Usulü Karpuzlu Puding yazısına devam et

Karadeniz Usulü Risotto: Dible

Taze fasulye deyince hepimizin aklına zeytinyağlısı veya yemeği geliyor. Halbuki fasulyenin yaz ayına uygun bir hali daha var. o da dibleKaradeniz mutfağının hafif ve güzel bir lezzeti olan dible sıcak yense de damakta gayet hoş tatlar bırakıyor. Gelin bu hafif lezzetin tarifine bir bakalım…

Malzemeler

  • 500 gr. taze fasulye
  • Yarım su bardağı pirinç
  • 1 adet büyük soğan
  • Yarım çay bardağı zeytinyağ
  • 1 adet küçük domates
  • Yarım çay bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı tereyağ
  • Pul biber
  • Karabiber
  • Tuz

Karadeniz Usulü Risotto: Dible yazısına devam et

Mehmet Yaşin’in Bile Dayanmayıp Hepsini Yediği Yol Üstü Lezzetler

Ülkemizin büyük bir yüz ölçümüne sahip olması, bir şehirden diğerine giderken uzun yolculuklar yapmamıza neden olmaktadır. Bu yolculuklar esnasında acıkmamak ise kaçınılmaz oluyor. Özelikle yaz ayının gelmesiyle beraber çoğumuz Ege ve Akdeniz’e inme planları yapmaya başladık bile… Bu yüzden biz de size buralara yolculuk ederken nerelerde durup ne yememiz gerektiğinin listesini paylaşalım istedik. Listemizi sizinle paylaşmadan önce şunu belirtmekte fayda var: Bunlar sadece ilk aklımıza gelen lezzetlerdi, yoksa Anadolu’nun her karışında tadılmayı bekleyen onlarca lezzet var.

İzmit Pişmaniyesi

İstanbul’dan yola çıkanlar için güneye doğru inerken otoyolu kullanmak yerine İzmit’in şehir merkezinden gitmek yol boyunca lezzetli pişmaniyeler tatmanıza yardımcı olabilir. Taze olarak tadabileceğiniz pişmaniyeleri yerken fazla kaçırmamakta fayda var malum kan şekeriniz fırlayabilir. pismaniye Mehmet Yaşin’in Bile Dayanmayıp Hepsini Yediği Yol Üstü Lezzetler yazısına devam et

Ofiste Diyet Yapmanın 8 Altın Kuralı

Diyet yapması en zor olan çalışanlar, her zaman ofis çalışanlarıdır. Bütün gün hareketsiz kaldıkları için gün içerisinde yediklerinden aldıkları kalorileri veremez ve bu kaloriler de vücutta depolanarak yağa dönüşür. Bir de bunun üstüne yağlı öğle yemekleri ve simitli kahvaltılar eklenince bırakın kilo vermeyi, üstüne bir de kilo alırsınız. Bu yüzden ofis çalışanlarının dikkatli bir şekilde beslenmesi gerekir. Biz de ofis diyeti yaparken dikkat etmeniz gereken 10 altın kuralı belirledik. Bu listede neler mi var? Gelin beraber bakalım.

  1. Gece güzel bir uyku çekin.

Eğer ki yoğun bir tempoya sahipseniz yeni bir güne başlamadan önce düzenli bir uyku çekin. Ortalama 7-8 saat uyumak bir çalışan için yeterli olacaktır. Bu şekilde hem güne daha zinde başlarsınız hem de gün içerisinde verimliliğiniz artar.

  1. Sabahleyin uyanınca su için.

Metabolizmanın çalışması adına yapılması gereken ilk şey sabah aç karnına su içmektir.

  1. Öğün Atlamayın.

Toplantılardı, yetiştirilmesi gereken raporlar vs. derken çoğumuz öğle yemeğini bile aklına getiremiyor. Fakat her şeye rağmen öğle yemeğini unutmamak yapılması gerekenler arasında yer alıyor. Bu yüzden kimse neden öğle yemeği yediniz diye size kızmaz.

  1. Yemeğinizi arkadaşlarınızla birlikte yiyin.

Sohbet ederek yemek yediğinizde yemeğiniz daha geç bitecek ve siz de az yiyerek daha çok doyduğunuzu hissedeceksiniz.

  1. Baharatlar en iyi diyet dostu…

Yemeklerinizi baharatlı yerseniz metabolizmanız daha hızlı çalışacaktır. Özellikle salatalarda pul biber gibi acı baharatları kullanmak hazmınızı kolaylaştıracaktır.

  1. Tuzu azaltın.

Baharatlar size ne kadar yardımcı olacaksa, tuz da bir o kadar sizin işinizi zorlaştıracaktır. Az tuzlu yemeğe kendinizi alıştırdığınız takdirde vücudunuzdaki şişkinliğin nasıl gideceğini göreceksiniz.

  1. Ofis çekmecenizde daima atıştırmalık olsun.

Özelikle yulaflı bisküviler veya fındık, badem ve ceviz gibi kuruyemişler bu konuda size yardımcı olacaktır.

  1. Kendinize bir meşgale bulun.

Boş kaldığımızda hepimiz yemeğe sarılırız. Özelikle çalışanlar için çok zor bir durum gibi gözükse de boş kaldığınız anlarda hemen kendinize ofiste bir iş yaratın ve abur cubur yemekten uzaklaşın.

Not: Bu sitede yer alan bilgiler internetten derlenmiştir. Herhangi bir hastalık durumunda ilk önce doktorunuza ve sağlık kuruluşlarına başvurunuz.

 

İyi Bir Köfte Yapmanın 10 Püf Noktası

Hangimiz sevmeyiz ki köfteyi? Köfte-patates kızartması kutlamaya değer bir olay olduğunda veya kendinizi şımartmak istediğinizde her zaman ne yesem sorusuna verilen en iyi cevaptır. Her ne kadar kalorisi bol olsa da lezzeti de bir o kadar fazla olan bu yemeği lezzetli hale getirmenin yollarını sizin için derledik. İşte lezzetli bir köfte yapmanın 10 püf noktası:

  1. Kıyma seçimine özen gösterin.

Lezzetli bir köftenin en temel noktası; kullandığınız kıymadır. Bildiğiniz kasap veya marketlerden aldığınız kıymanın yağlı bir kıyma olması gerekir. Eğer ki yağsız bir kıyma alırsanız köfteniz kuru olur ve lezzetli bir şekilde pişmez. Ya da çok yağlı alırsanız pişerken küçülür ve lezzeti kaybolur. Bu yüzden kasabınıza köftelik kıyma almak istediğinizi özellikle belirtin.

  1. Ekmek içi dağılmamasını sağlar.

Her ne kadar bazı yörelerde köfte harcının içine ekmek içi konmasa da köftenin toparlanması ve pişerken dağılmaması adına 1/3 oranında ıslatılmış ekmek içi koymakta fayda var. Islatılmış ekmeğin içini tekrar sıkarak harca katmayı unutmayın.

  1. Soğansız köfte olmaz.

Bütün yemeklerde olduğu gibi soğansız bir köfte de düşünülemez. Genellikle soğanları yemeklere katarken bıçakla kesmemiz söylense de köfte için durum tam tersi. Köfteye soğanınızı katmadan önce ya rondodan geçirin ya da rendeleyin. Soğanın suyu bu şekilde açığa çıkacak ve köfteye lezzet verecektir.

  1. Yumurta veya süt koyun.

Genellikle yumurta konması tavsiye edilse de yumurtanın kokusunu sevmeyenler için önerimiz 1 yemek kaşığı süt. Etiniz bu şekilde daha yumuşak ve daha lezzetli olacaktır.

  1. Baharatsız bir köfte tamamlanmamış bir şiir gibidir.

Bütün bu malzemelerden sonra geriye kalan tek şey ise baharatlar… Tuzu, karabiberi ve kimyonu da ekleyerek köftenize son dokunuşu verir ve yoğurmaya hazır hale getirirsiniz.

  1. Biraz tarçın farklı bir tat verecektir.

Bildiğimiz baharatlar dışında bir çimdik tarçın her yemeğe olduğu gibi köfteye de hoş ve güzel bir koku verecektir.

  1. Köfteyi yoğurduktan sonra bir süre dinlendirin.

Bütün malzemeleri karıştırdıktan sonra köftenizi en az 10 dakika yoğurun. Sonrasında birazcık köfteyi buzdolabında dinlendirin ve elinizle köfteleri küçük parçalara ayırın ve bu şekilde pişirin.

  1. Yağın kızmasını bekleyin.

Köfteleri tavaya atmadan önce yağı iyice kızdırın. Bu şekilde köfteler yağ çekmeyecektir.

  1. Harlı ateşte pişirmeyin.

Her ne kadar yağı kızdırmak için harlı bir ateşe ihtiyacınız olsa da köfteleri tavaya attıktan sonra ocağın altını orta ateşe getirin ve kızartın. Bu şekilde hem içinin hem de dışının dengeli pişmesini sağlayacaksınız.

10. Kızartırken çatalla çevirmeyin.

Her ne kadar çatalla çevirmek gibi bir âdetimiz olsa da bunu yapmayın. Köftelerinizin her bir yüzeyini ortalama 3-4 dakika pişirin ve maşa ile çevirin. Bu şekilde köfteniz daha sulu ve lezzetli olacaktır.

Güzel bir köfte için eğer bu kadar işlem zor geldiyse veya yapmaya üşendiyseniz bırakın Meal Box köfte lezzetlerini sizin için kapınıza kadar getirsin.

Köfteniz şimdiden afiyet olsun.