BU YİYECEKLER YAĞ YAKIYOR!

Tükettiğimiz birçok yiyecek vücudumuzda belirli oranda yağ depolanmasına sebep olur. Fakat aralarında bazıları var ki içerdikleri vitamin, mineral ve lifler sayesinde; tam tersine yağ yakmaya yarar. Bu yiyecekleri tükettiğinizde aldığınız kalorileri düşünmenize hiç gerek yok! Çünkü doğru miktarlarda tükettiğinizde vücuttaki yağ oranını azaltmakla kalmayıp yeni yağ oluşumunu engelliyorlar. Vücudunuzda önemli oranda yağ yakılmasını sağlayan bu besinlerin ortak özelliği ise sizi uzun süre tok tutmaları! Bunlardan öne çıkanlara beraber göz atalım…

Kırmızı biber: Kırmızı biberin acılığını veren “capcaicin” maddesi kan dolaşımını hızlandırarak vücudumuzun ısısını arttırır. Bu etkiyle yağ yakılması sağlar. Metabolizmanın hızlanmasını sağlayan kırmızı acı biber zayıflamaya en büyük yardımcılardan biri.

Yağsız etler: Proteinleri sindirmemiz zor olduğundan, vücut öncelikle yağları sindirir. Etler yüksek oranda protein içerdiğinden dolayı metabolizma hızı artar. Tavuk, balık, hindi gibi yağsız beyaz etler kalori yakılmasını hızlandırır.

Yulaf: Uzun süre tok tutmasıyla büyük öneme sahip olan yulaf, lifli yapısı ve düşük glisemik indeksiyle kan şekeri kontrolünü sağlar. Kolestrol ve kalp hastalıkları konusunda büyük faydalar sağlar.

Yağsız yoğurt: Düşük yağlı veya yağsız yoğurt içerdiği protein ve kalsiyum ile metabolizmayı hızlandırarak sağlıklı bir şekilde yağ yakmaya ve kan şekerini düzenlemeye yardımcı olur.

Yeşil çay: İçerisinde bulunan doğal uyarıcılar kalori yakılmasına büyük katkı sağlar. Zayıflamak için en çok önerilen içeceklerden biri yeşil çaydır. Günde 3-4 bardak içebileceğiniz yeşil çay ile ortalama 90 kalori yakabilirsiniz.

Yumurta: Vücut protein içeren yiyecekleri parçalamak için daha fazla enerji harcamak zorunda olur. Bu yüzden yağ yakmada yumurta çok önemlidir ve aynı zamanda sizi tok tutar.

Su: Tüm bunların yanında yağlarınızdan kurtulmak için suyun yeri yadsınamaz. Günde içeceğiniz ortalama 2 litre su metabolizma hızını artırır ve toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olur.

Yaz yaklaşırken siz de fazla yağlarınızı sağlıklı şekilde yakmak istiyorsanız, bu besinleri daha sık tüketmeye özen gösterebilirsiniz. Elbette, düzenli egzersiz yapmayı ve bol bol hareket etmeyi unutmayın. 🙂

FİLM DEYİP GEÇME KARNIN ACIKIR

Harika bir hafta sonu planı, ayaklarımızı uzatıp film izlemek. Mutluluk işte bu kadar basit.

Film alternatifi bol, bize sadece seçmesi kalıyor. Ancak ne olursa olsun filmlerdeki o yemeklere siz de kitleniyorsunuz değil mi? Kadın orada büyük bir dramanın eşiğinde ama siz onun önündeki makarnaya odaklanıyorsunuz. Başka bir filmde kahramanımız sevdiği adamı geri kazanmaya çalışıyor ama o da ne, önündeki tatlılar… Yemekler tarafından baştan çıkarılışlarımız sizi kötü hissettirmesin; bunlar bizi acıktıran filmler.Herkes kendi listesini yapsın, bu hafta sonu ayaklarımızı uzatıp en sevdiğimiz filmleri seyredip acıkacağız.
Biz listemizi yaptık, buyurun buradan acıkalım.

Çikolata ( Chocolat – 2000)
İsmini duyup güzel bir film olmayacağını düşünmek mümkün değil. Filmimiz kızıyla küçük bir kasabaya gelen bir kadının hayatını anlatıyor. Bu sırada aşkı da bulacaktır. Kahramanımız bir sürü şeyi yaşar ama bizim aklımızda o çikolataların yapılışı kalır. Haydi itiraf edin, acı biberli çikolatayı filmi izledikten sonra denemek istemedik mi?

Aşk Tarifi ( No Reservation – 2007)
Kate, iyi bir restoranda başarılı bir aşçıdır, olaylar birbirini takip eder ve artık küçük yeğeninin vasiyeti ona kalmıştır. Tüm bunlarla baş ederken mutfakta çalışmaya yeni başlayan Nick güzel şefimize her zaman destek olur. Ve sonunda ta taam mutlu son.

Film baştan sonra leziz yemeklerle dolu ancak en ulaşılabilir ve ağız sulandıran, şu an kalkıp yapmam lazım dediğimiz şey Nick’in küçük kız yemek yemiyor diye onun için yaptığı makarnaydı.

Hımm düşündüm de evet o makarna… Acıktık mı?! Daha devam ediyoruz ama…

Julie & Julia (Julie & Julia – 2009)
Filmin içine serpiştirilmiş birçok öğe var ama ben en çok iki başrol oyuncusunun kendilerini gerçekleştirme yolundaki adımlarını hayranlıkla izledim. Kısaca filmden bahsetmek gerekirse; Julie, Julia Child adında bir aşçıya hayrandır ve yolunu bulmaya çalıştığı biz zamanda, 1 sene boyunca her gün kitabında yer alan yemekleri pişirecektir. O pişirecek biz ise midemizin gurultusuyla baş başa kalacağızdır. Her gün birbirinden lezzetli, yaptığı yemekleri görerek biraz da gaza geleceğiz; “Ben de yaparım” diyeceğiz ama sonra nerede yiyebileceğimizi araştıracağız.

Ratatuy (Ratatouille – 2007)
Fransa’da, harika bir mutfakta geçen filmde yemek yapmayı beceremeyen bir aşçı çırağı ve yemek yapmayı tutkusu haline getiren bir farenin mutfaktaki dostluğunu izliyoruz. Fransız mutfağını görüp acıkmamak elde değil ama en çok o “ratatuy” aklımızda. Film biter bitmez bu yemek nedir, ne değildir diye Google’ladık ama yazamadık. Neyse ki Fransızcadan Türkçeye çevrilen isim akıllarımızda yerini aldı.

Şimdi elleri görelim, yeteri kadar acıkıp “Çok güzel filmdi ama şu an güzel bir yemek olsa da yesek!” diyenler! İşte o an, tam Meal Box’tan sipariş verme zamanı. Bir tıkla ya da arayarak… O filmlerde gördükleriniz kadar lezzetli ve çeşitli.

Afiyet olsun.
Bu arada bir daha filme başlamadan önce sipariş verin siz. Hem yiyin hem izleyin.

MEAL BOX FRANCHISING SİSTEMİ HIZLA BÜYÜYOR..

Gurme ev yemekleriyle büyük beğeni toplayan ve kurulduğu 2014 yılından bu yana İstanbul’da 22 şubeye ulaşan Meal Box, şehrin gözde semtlerinde yeni franchise anlaşmaları yaparak hizmet ağını genişletmek istiyor. Leziz ev yemekleri ile damak tadına düşkün olanların kalbini çalan Meal Box, Ağustos sonuna kadar tamamlanacak anlaşmalar için %50 indirimli franchise giriş bedeli avantajı sağlayacak.

Son bir yıl içinde yaklaşık 400 bin yemek siparişi alan ve usta aşçıların hazırladığı eşsiz gurme lezzetleri yalnızca 30 dakika içinde müşteriyle buluşturan Meal Box, İstanbul içindeki ağını franchise ile genişletecek. İstanbul’un Beylikdüzü, Halkalı, Ortaköy, Nişantaşı, Ulus, Maltepe ve Kartal gibi gözde semtlerinde yeni anlaşmalar yapmak isteyen Meal Box, daha çok lezzet tutkununa ulaşmak istiyor. İstanbul’un her yerinde hizmet vermeyi hedefleyen Meal Box, temmuz ayında anlaşma sağlayacak olan franchise adaylarına %50 indirimli giriş bedeli avantajı sunacak.

Meal Box’ın franchise’ında aşçı, garson gibi yüksek masraflı personel ihtiyacı bulunmadığı gibi yemek pişirmek gibi ekipman ve malzeme gerektirecek süreçler de yer almayacak. %40 brüt karlılık ön görülen çalışmada, kira maliyetleri de ortalamanın altında konumlandırılıyor.

İzmir, Ankara, Bursa ve Kocaeli’ye de Franchise Verilecek

Fast-food’a alternatif, yeni yaşam tarzına uygun, sağlıklı yemekleri servis eden yeni nesil restorant zinciri anlayışını benimseyen Meal Box, İstanbul’un dışına da ilk şubelerini açmayı hedefliyor. İzmir, Ankara, Bursa ve Kocaeli için görüşmelere başlayan firma, usta aşçılarının hazırladığı birbirinden nefis yemek ve menülerini, bu şehirlerdeki damak tadına düşkün vatandaşların beğenisine sunacak. Gerekli finansal yatırımları yapabilecek durumda olan, girişimci ruha sahip adaylar, başlangıç ve dönemsel eğitim programlarını başarıyla tamamlayabilmeleri halinde, Meal Box’ın franchising olanaklarından faydalanmaya hak kazanacaklar. Meal Box’dan franchising almak isteyenler başvurularını www.mealbox.com.tr/franchising.html adresinden formu doldurarak yapabilir, 0216 324 81 37 no’lu telefonu arayabilir veya franchise@mealbox.com.tr adresine e-posta göndererek bayilik talebinde bulunabilirler.

Meal Box Hakkında:

İstanbul’da sağlıklı ve lezzetli yemek hizmeti bulma konusunda sıkıntı çeken 3 girişimci; Murat Demirhan, Bülent Demirhan ve Cüneyt Gürbüz tarafından kurulan ve Hasan Aslanoba’nın melek yatırımcı olarak desteklediği Meal Box, gurme ev yemekleri yaklaşımıyla 2014 yılında hizmet vermeye başladı. Mealbox.com.tr üzerinden İstanbul’un her yerine sipariş ulaştıran Meal Box, usta şefleri tarafından hazırlanmış en lezzetli ev yemeklerini, tasarım ödüllü kutularıyla taze ve sıcak bir şekilde sunuyor. 2016 yılı başı itibariyle 500 binin üzerinde siparişi müşterilerine ulaştıran Meal Box, İstanbul’da bulunan 22 şubesiyle leziz ve sağlıklı yemekleri her yaştan tüketiciyle buluşturuyor.

ONLINE ÖDE, %25 PARA-PUAN KAZAN!

Dijital dünya ile yaşam pratiklerinin birbirinden ayrılmaz hale geldiği bu dönemde ödeme sistemleri hayatımıza büyük kolaylık getirdi. Artık, bu dijital dönüşüm sürecinde kurumlar ve markalar, son kullanıcılara en iyi deneyimi yaşatmak için teknolojik yeniliklere çabucak adapte oluyor. Online ödeme onların başında geliyor. Biz de gereksinimlerimize göre; yemekten kıyafete, elektronik eşyadan mobilyaya her türlü ihtiyacımızı online alışveriş ile karşılayabiliyoruz.
İnternet bankacılığı ile kullanılmaya başlanan online ödeme sistemleri; e-ticaret sitelerine çoktan uyarlandı. Zaman kazanmak hepimiz için çok önemli. Bu yüzden kredi kartı ile ödeme yapmak en pratik yol haline geldi. “Kredi kartımı her defasında tanımlatmak istemiyorum.” derseniz; MasterPassfastPay gibi sistemler sayesinde ödemelerinizi güvenli şekilde yapabilirsiniz. Bu sistemlere kartınızı bir kez kaydettiğinizde pek çok online platformda çok daha hızlı ve kolay sipariş verebiliyor, üstüne üstlük bu ödeme yöntemlerine özel kampanyalardan da yararlanabiliyorsunuz.
Mesela bu kolaylıklar Meal Box’tan vereceğiniz siparişlerde de devam ediyor. Meal Box’ta siparişlerinizi online kredi kartı, MasterPass ya da fastPay ile verdiğinizde hem zamandan tasarruf ediyorsunuz, hem de bir sonraki siparişinizde harcayabileceğiniz %25 para-puan kazanıyorsunuz! (1 para-puan = 1 TL!) Bu ne demek, bir öğle yemeği alışverişiniz sayesinde akşam yemeğinize bir tatlı eklenebilir demek. Ya da tüm hafta boyunca biriktirdiğiniz para-puanlarınızla hafta sonu “Ne yemek yiyeceğim?” derdinden kurtulmak demek. Arada bir bonkörlük yapıp sevdiklerinize de bir şeyler ısmarlayabilirsiniz tabii ki. 🙂
Meal Box’ın online ödeme kampanyası hakkında daha detaylı bilgiyi buradan alabilirsiniz.

CIZ.IO MEETUP’TAYDIK!

Çalışan kafaların karnı çabuk acıkır. Bunu iyi bildiğimizden geçtiğimiz cumartesi günü bir DAM Start-up Studio girişimi olan Ciz.io ile birlikteydik.

Ciz.io’yu duymayanlarınız vardır belki. Kendisi girişimcilerin iş modellerini planlamak amacıyla kullandıkları bağımsız ve ücretsiz bir platform. Ciz.io ile girişimciler iş modelini kolayca tanımlamak için kanvaslar çizebiliyor; dilerse bu kanvasları paylaşabiliyor.

Ciz.io üyeleri 5 Mart Cumartesi günü, startup’lara ışık tutacak birçok yararlı seminer ve workshoplardan oluşan Ciz.io MeetUp’ta bir araya geldi. Biz de etkinliğin yemek sponsoru Meal Box olarak oradaydık. Çalışan ve üretenleri sağlıklı yemeklerimizle buluşturduğumuz için mutluyuz.

Etkinliğin öğle arasında, katılımcılar onlara sunduğumuz ızgara köfte, ızgara tavuk ve fırınlanmış nohut menülerimizden seçtiklerini alabildiler. Hem yemek, hem sohbetle geçen zamanın ardından çok güzel dönüşler aldık.

Bizi bu keyifli ortama dahil eden Ciz.io’ya teşekkür ederiz.

 

HANGİ OFİS İNSANINA, HANGİ YEMEK YAKIŞIR?

Her sabah sıcacık yatağını bırakıp gitmek zorunda olduğun iş yerinde mutluysan hayatta her şey biraz daha kolaylaşır. Günde yaklaşık 10 saatini geçirdiğin, ailenden fazla gördüğün iş arkadaşlarınla iyi geçinebilmek de meziyet ister kimi zaman. Ama panik yok, ne demiş atalarımız?

“Ofis insanlarının kalbine giden yol midesinden geçer.”

Biz de buradan yola çıkarak, hemen her ofiste karşılaşman mümkün olan 7 kişiye özel mükemmel yemek eşleşmeleri yaptık; buradan buyurun:

IK’cı kişi – Somon fümeli salata

Özünde tabii ki o da iyi birisidir. 🙂 Çok fazla görüşme yaptığından mıdır nedir, bazen geçinmesi zor olan IK’cı arkadaşla ilişkilerini sonsuza dek pozitif tutacak bir önerimiz var: Somon fümeli salata! Çünkü fit olmak en çok ona yakışır!

Kurumsal satışçı kişi – Kıymalı yeşil mercimek (nam-ı diğer kara şimşek)

Soğuk esprilerine rağmen herkesten zorla tebessümü kapan kurumsal satışçı arkadaşı hepimiz çok seviyoruz. Ama bazen ofisin de biraz sükunete ihtiyacı olabiliyor. Başladı mı bitmek bilmeyen askerlik anılarını ancak bir kara şimşek durdurabilir!

IT’ci kişi – Biftek döner ve pilav

Sürekli yemek saatini kovalayan IT’ci arkadaşın her gün ekran başında fast food ve hazır yemek yediği için üzülürsün. Biftek döner ve pilav ona hem aradığı lezzeti verecek hem de sağlıklı beslenmesini sağlayacak.

Pazarlamacı kişi – Acı soslu patlıcanlı fettuccine

Haftada 5 gün spor salonuna giden pazarlamacı arkadaş ofisteki herkesi spora yazılmaları konusunda darlar. Ona nazik bir hayır diyebilmenin yolu ise spordan önce ihtiyacı olan karbonhidratı vermekten geçer.

Raporlamacı kişi – Hünkar beğendi

Tüm gün bilgisayar ekranına ciddi ciddi bakar ve klavyede parmaklarını oynatır ancak kimse onun tam olarak ne yaptığını anlayamaz. Ondan bir bölümünü istediğin rapora hiçbir zaman ulaşamazsın çünkü uzay çok yoğundur. 🙂 Ona sunacağın hünkar beğendi ile o rapor yarım saat içinde elinde!

Muhasebeci kişi – Sarma

Ofiste olup biten her şeyden ve tüm dedikodulardan haberi vardır. İşi gereği çok ciddi olan ve çizgisini bozmayan muhasebeci arkadaşın bildiklerini sana anlatmasını istiyorsan bir kilo sarma istediğin bilgileri almana yetecektir.

Patron kişi – Sufle

Herkes zaman zaman sorumluluğunda olan işlerin raporunu verirken gerilse de şirketin asıl yükünü ve stresini asıl onlar çeker, bunu bilirsin. Onları biraz olsun mutlu etmek için sunacağın iyi bir sufle ile serotonin salgılamasına yardımcı olabilir, belki de sadece onun değil tüm ofisin kalbini kazanabilirsin.

Hala annesiyle yaşayan yeni mezun stajyerden, hem güzel hem akıllı, yaklaşması zor yönetici asistanına; iş sonrası ofistekilerle plan yapmak için çalışan iş geliştirmeciden,  olmasaydın olmazdık dediğimiz çaycı ablaya kadar daha sayabileceğimiz birçok ofis arkadaşı var. Hepsini burada yazamasak da siz mevzuyu anladınız. Kendi arkadaşlarınızı gözlemleyip onları hangi yemeğin sevindireceğini bulduysanız; siparişler buraya!