Aşure Gününün Hikayesi

Eylül ayı da bitti! Yazın son demlerini yaşadığımız bu dönemde, artık kışa doğru uzun bir yola çıkıyoruz. Sıcakların ardından gelen soğuk havalar sizi üzmesin. Eylül bitse de ucunda güzel bir son var. Aşure günü!

Lezzetiyle her yaştan insanın üzerinde enfes bir iz bırakan Aşure, nesilden nesile sürdürdüğü şöhretini bugünlere getirmeyi başardı.

Sizi bu ayın hikâyesine doğru bir yolculuğa çıkarmaya davet ediyoruz. Biliyoruz ki Aşure’nin hikayesi en az kendisi kadar özel…

Aşure, her ne kadar Osmanlı döneminde bilinirliğini arttırsa da tarihi Nuh Tufanı’na kadar dayanmaktadır.

Hz. Nuh, tufanın başlamasıyla birlikte bir gemi inşa eder.  Her cinsten ikişer canlıyı gemiye alır. Beklenen tufan gelir. Dünya üzerinde yaşayan canlılardan sadece gemide yaşayanlar kurtulur.

Kıtlıktan Doğan Bereket

Gemide geçirilen zaman uzadıkça, yolcuların beslenebileceği erzak  gittikçe azalır. Gemide depolanan yiyeceklerden geri kalanlardan bir çözüm yaratılır. Kalan bu malzemelerden çorbalar kaynatılır. O zamanlarda yaratılan bu yemeğe ise Aşure ismi verilir.

Geçmişten Gelen Bir Gelenek

Aşure’nin ortaya çıktığı bu dönemde insanlık tarihinde de çok önemli olaylar gerçekleşir. Bu yüzden kendisine apayrı bir yer edinir, yüzyıllar boyunca değişmeyen bir geleneği bir parçası haline gelir.

Kaynak: goodluck.com.tr

Hicri senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Aşure Günü olarak kabul edilir. Diğer günlere göre daha mübarek ve bereketli bir konumu olduğuna inanılmaktadır. Bu inanışa göre kazanlarca Aşure kaynatılır. Aşure dağıtan gönüllülere ise “Aşure Sebilcileri” adı verilir.

Kazanlar kaynamaya başlasın. Mutluluğunuz paylaştıkça artsın.

 

Afiyet Olsun!

Ekim Ayında Tüketebileceğiniz Taze Besinler

Gelişen tarım teknolojisi ve ürünleri muhafaza etme yöntemlerinin artmasıyla, neredeyse tüm yiyeceklere farklı dönemlerde ulaşabiliyoruz. Peki, bütün yiyeceklerin farklı mevsimlerde tüketilmesi ne kadar doğru?

Sağlıklı ve dengeli bir beslenme için en doğru yöntem, her yiyeceği kendi mevsiminde tüketmekten geçmektedir. Mevsiminde tüketilen meyve ve sebzelerin besin değerleri daha yüksektir. Aynı zamanda mevsim koşullarında tüketilen besinler, bağışıklık sistemini güçlendirir.

Sonbaharı daha çok hissetmeye başlayacağımız Ekim ayında tüketebileceğiniz mevsim meyvelerini ve sebzelerini sizin için derledik.

Meyveler:

1. Mandalina

C vitamini deposudur. Soğuk algınlığı başta olmak üzere birçok hastalık için koruyucu etki gösterir.

2. Elma

Magnezyum, fosfor, bakır, manganez mineralleri açısından iyi bir kaynaktır. Nörotoksinlere karşı hücre yapısını korur, strese bağlı hücre hasarını önler.

3. Armut

İçerdiği bir lif olan pektin, kolesterolü kontrol eder ve bağırsak hareketlerini arttırır.

4. Nar

Yoğun olarak B vitamini ve potasyum içerir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Sebzeler: 

1. Pırasa

Yüksek oranda flavonoid içermektedir. Lif açısından da zengindir. Kalp sağlığını korumada ve kilo vermede yardımcı olur.

2. Karnabahar

C ve B vitaminleri ve kükürt ile fosfor içerir. Yorgunluğa ve kansızlığa iyi geldiği bilinmektedir.

3. Yer Elması

Yüksek miktarda A ve B vitamini içerir.  Yaraların iyileşmesini sağlar, hücreleri korur.

4. Kereviz

Protein, fosfor, demir, potasyum, A vitamini, C vitamini, E Vitamini, kalsiyum bulunur. Karaciğeri temizler.

Siz de bu besinleri semtinizde bulunan pazarlardan veya güvendiğiniz manavlarda kolayca bulabilirsiniz.