2017 Bizim İçin Nasıl Geçti?

Acısıyla tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2017’de kimimiz yeni terfiler aldı, başka şehirlere taşındı; kimimiz de en lezzetli anılarına yenilerini kattı. Bazılarımızın da artık bu yıl bitsin dediğini duyar gibiyiz…

Meal Box olarak lezzet serüveninde 3. yılımızı doldurduğumuz 2017 yılı bizim için dolu dolu geçti.

Gelin neler yapmışız beraber bakalım!

Yemek Aboneliğimiz 2 Yaşında!

Ev yemeğini paket servis ile sevenlerine kavuşturduktan sonra bu lezzet hiç bitmesin istedik. Sevenlerimiz her gün ne yiyeceğini düşünmesin diye 2016 yılında ev yemeğini düzenli bir şekilde ulaştırabileceğimiz tek öğün yemek aboneliği sistemimizi ürün gamımıza ekledik.

Sevenlerimiz de bizi yolda asla yalnız bırakmadı. Tam 15.000 başvuru formu talebi aldık.

Bugün 3000 kişinin düzenli olarak her gün öğle veya akşam yemeklerinde yanındayız.

Ekledik de Ekledik!

Tek öğün yemek aboneliği hizmetimizin tam 1. yılında gördük ki toplu yemek İstanbul için büyük bir ihtiyaçtı. Toplu yemek hemen başlamazdı, kişi sayısı ayırt ederdi…

Meal Box ekibi olarak kendimize bir söz verdik. Yemek ihtiyacı olan her İstanbulluya ulaşmak istiyorduk. İster çok acil ister çok düzenli… Ürün gamımıza diyet yemek aboneliğini, toplu yemek (catering) ve etkinlik catering hizmetlerini de ekledik.

Aynı zamanda 3 çeşit yemek seçeneğimizi 4 çeşide çıkardık. Özel gurme ekmeğimizi 2 çeşit olarak ürettik.

Hizmetlerimizi kişi sayısı ayırt etmeden ve bekletmeden sevenlerimize ulaştırmaya başladık.  İstanbul’un her neresindeyseniz, kaç kişiyseniz biz sizin için orada olmaya karar verdik.

Sevenlerimizi Daha Çok Dinledik

Sevenlerimize daha iyi bir hizmet verebilmek için çağrı merkezimizi yeniledik. Ekibimizi genişlettik. Bu süreçte on binlerce çağrı aldık.

Geri bildirimlere her zaman kıymet verdik. Hepsini kendimizi geliştirmek için kullandık.

Sadece Yemek Hizmeti Sunmak İstemedik

Lezzetinden taviz vermeyen, restoran kalitesinde catering hizmetimizi çeşitli kampanyalarla destekledik. Bu süreçte onlarca markayla iş birliği yaptık.

İyi yemeği tercih eden sevenlerimize iyi bir giyim, iyi bir ödeme seçeneği, iyi bir yolculuk ve iyi bir yaşam kalitesi de sunmak istedik. On binlerce hediyeyi sevenlerimize ulaştırdık.

Artık Kapıya Yemek Servisiyiz

Madem her İstanbulluya ulaşmak istiyorduk, biz de Gurme Ev Yemekleri konumlandırmamızı Kapıya Yemek Servisi olarak değiştirdik.

Bugün 380 farklı noktada tüm İstanbullulara hizmet veriyoruz. Belirli bölgelerde ise paket servis hizmet servisimize devam ediyoruz.

Yeni bir yılda hep daha iyisini geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.

Meal Box’a güvenen ve bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan sevenlerimize mutlu yıllar dileriz!

Meal Box

Arı Ürünleri Hakkında Bilinmeyen Gerçekler

Arı deyince aklınıza ilk ne geliyor?

Zihnimizdeki ilk cevap elbette ki bal olacaktır. Oysaki arıların bal dışında pek çok faydalı ürünü mevcut. Gelin, bu yazımızda arıların hayatımızdaki yerini hep birlikte inceleyelim.

 

Arıcılık, insanların ağaç kovukları içinde yuva yapan arılara zarar vermeden, arıların yaptığı balın bir miktarını almaları ve bir miktarını da onlara bırakmalarıyla başlamıştır.

1500’lü yıllardan önce balın, eski dünyaya ait olduğu bilinmektedir. Tarihçilerin yaptığı araştırmalara göre arıcılığın en eski hikâyesi Mısır’dadır. Kolonilerle birlikte ana vatanından ayrılan arıcılık, artık kendine yeni dünyada bir yer edinmiştir.  1600’lü yıllardan sonra insanoğlu arıların yaşam alanını ve biyolojisini öğrenmiş ve onları kontrol etme becerilerini geliştirmiştir.  Asıl devrimini 1851 yılında yaşayan arıcılık, çerçeve kovanların geliştirilmesiyle, modern arıcılığı hayatımıza katmıştır.

Bal, arıların bildiğimiz en eski ürünü. Peki, arıların bize sunduğu en kıymetli ürünün yalnızca bal olmadığını söylesek?

Propolis, polen, arı sütü, arı zehri ve balmumu arıların bize sunduğu diğer kıymetli doğal arı ürünleri arasında yer alıyor. Gelin şimdi bu mucizevi arı ürünlerinin bize sundukları bazı faydaları inceleyelim.

Vücudumuzun En Kıymetli Dostu

Arı ürünleri, doğal olarak yüksek antioksidana sahiptir. Arı sütü esasen genç işçi arıların, larvalarını ve kraliçeyi beslemek için salgıladıkları bir sıvıdır.  Bu yüzden arı sütü ve bal sahip olduğu antioksidan etkisiyle vücudumuzdaki hücre hasarlarını önlemektedir.

Araştırmalara göre arı sütünün cilt yaşlanmasının istenmeyen etkilerini de gidermeye yardımcı olduğu da görülmüştür.

Mineral ve Vitamin Kovanı

Sadece arı sütünde B1, B2, B3, B5, B6 ve folik asit gibi bileşenler bulunur. Potasyum, kalsiyum, magnezyum, çinko, demir ve bakır gibi önemli minerallerin de ev sahibidir.

Hatta bir arı poleninin neredeyse bir bifteğin 2 katı protein içerdiğini ve yeşil yapraklı sebzelere göre 2 katı demire sahip olduğunu biliyor muydunuz?

İdeal Bir Besin Kaynağı

Arı poleni protein, vitamin ve demir içeriğiyle, özelikle sporcular için ideal bir besin kaynağıdır.

Doğanın Antibiyotiği

Propolisini duymuş muydunuz? Arılar, kovanlarında dezenfeksiyon ve izolasyon sağlamak için propolisin maddesini kullanmaktadır. Doğal antibiyotik olarak bilinen propolisin, iltihaplı hastalıklara karşı insan vücudunu koruyan gıdalardan bir tanesidir. Aynı zamanda vücudumuz için istenmeyen dış etmenlere karşı bir kalkan etkisine sahiptir.

Güzel ve sağlıklı gülüşler için de yardımcıdır. Ağız ve diş sağlığınız için yararlıdır.

Arılardan Gelen Yaşam Terapisi

Gelin şimdi bütün resmi inceleyelim. Hepsinin tek başına sağladığı yararlar saymakla bitmez. Fakat arı ürünleri bir araya geldiğinde mükemmel bir harmoni oluşturur.

Bal, arı poleni, arı sütü, propolis, balmumu, arı zehri bir araya geldiğinde bir takım ismini alır. Sümerler bu takımın ismine ilk defa M.Ö 4500’lü yıllarda Apiterapi ismini vermiştir.

Apiterapi, bağışıklığın zayıflaması kaynaklı hastalıkların tedavisinde, kalp-damar hastalıklarında ve romatolojik rahatsızlıklarında kullanılan alternatif bir tedavi biçimi, bir gıda takviyesidir.

Türkiye’de de yöntem ilgi çekici bulunmuş, Sağlık Bakanlığı tarafından alternatif ve tamamlayıcı tıbbi uygulamalar arasında yerini almıştır. Ayrıca bakanlık bünyesinde Geleneksel, Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı kurulmuştur.

Söylemekte fayda var. Bu yöntemi denemeden önce bir sağlık uzmanına danışmak ve bir uzman eşliğinde yararlanmak daha iyi olacaktır.

Bir sonraki yazımızda Apiterapi’ye daha da yakından bakacağız. Takipte kalın!

 

 

 

Meal Box

Yemek Kartı Kullananlara Kötü Haber!

Yemek kartı kullananları 27 Aralık’ta boykot bekliyor!

Tüm Türkiye’de 5 milyon kişiyi ilgilendiren bir boykot çağrısı yapıldı.

 

Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği (TÜRES) üyesi restoranlar, 27 Aralık günü yemek kartlarıyla ödeme kabul etmemeye karar verdi.

Yapılan son araştırmalara göre Türkiye’de bugün için en az 5 milyon çalışanın yemek kartı kullanıyor. Bu kitlenin 3 milyonunun ise sadece İstanbul’da olduğu tahmin ediliyor.

İş sahiplerinin çalışanlarına sunduğu yan haklardan biri olan aylık veya günlük limitli yemek kartlarıyla, çalışanlar öğle yemeklerinin ücretlerini restoranlarda, lokantalarda ve paket servis siparişlerinde kullanabiliyor.

Yemek hizmeti veren esnafın en çok kullandıkları ödeme yöntemi olan yemek kartları, günlük limiti 15,12 TL’nin üzerindeyse gelir vergisi ve damga vergisiyle brütleşiyor. Bu yüzden de iş sahiplerinin genellikle bu limiti günlük 10-15 TL arasında tutmaya özen gösterdiği tahmin ediliyor. İş veren kart firmalarının sunduğu avantajla yıllık bütçesinden kar ederken, Türkiye’de ortalama günlük 13 TL olan yemek limiti yüzünden birçok çalışan kesesine uygun bir yemek yeri bulmakta zorlanabiliyor. Esnafsa onlara uygulanan bu ağır komisyondan çok rahatsız.

Bu İkilemden En Çok Çalışanlar Etkilenecek!

 

Yemek kartı sistemi ödeme konusunda büyük bir kolaylık sağlıyor. Fakat madalyonun diğer yüzüne bakmakta fayda var.

Esnaf ve Sanatkârlar Derneği’nin yaptığı yazılı açıklamada yemek hizmeti veren restoran, lokanta gibi işletmelerin yemek kartı hizmeti sağlayan şirketlerin dayattığı %10 ve %12 arasında değişen komisyona maruz kaldıklarını belirtiyor. Bu komisyon altında ezildiklerini de açıkça dile getiriyor.

Oysaki bu komisyon oranı Türkiye dışında ortalama %2 ila %3 arasında değişiyor. Hal böyle olunca esnaf komisyonlar altında eziliyor, kar marjlarını koruyabilmek amacıyla fiyatlarını yükseltmek durumunda kalıyor. Yüksek fiyatlar yüzünden gelen kişi sayısında azalma gözleniyor.

Esnaf Komisyonlar Altında Eziliyor

TÜRES Genel Başkanı Ramazan Bingöl’ün açıklamasına göre bu şirketlerin neden Türkiye’de ezici komisyonlar uyguladıklarını anlayamadıklarını, bir açıklama talep edildiğinde ise hiçbir cevap alamadıklarını söylüyor.

Bingöl, 27 Aralık’ta boykot uygulayacaklarını ve yemek kartı karşılığında satış yapmayacaklarını dile getiriyor. İlk boykot uygulamasının bir gün süreceğini, eğer bir çözüm getirilmezse devamının mutlaka geleceğini de ekliyor.

Konu hakkında daha önce benzer uyarılarda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı hem işverenden hem de restoranlardan alınan çift komisyon alındığını belirtmişti. Ülkenin mevcut ekonomik ve sosyal şartlarından zaten etkilendiklerini, komisyon ve vadenin yıkıcı etkisi altında restoran maliyetlerinin artacağını, dolayısıyla yemek fiyatlarının daha da yükseleceği uyarısında bulunmuştu.

27 Aralık’ta tüm çalışanları zorlu bir gün bekliyor. Milyonlarca insan, yüzbinlerce noktada yemek kartı ile ödeme yapamayacak.

 

 

Hazırlıklı olmakta fayda var…

 

 

Meal Box