F. Naz Başoğlu tarafından yazılmış tüm yazılar

Diyet Beslenmemizde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Günümüzde pek çok insan istenmeyen kilolar, sağlıklı beslenmek gibi sebeplerle diyet yapmayı seçiyor. Birçoğumuz bir diyetisyene başvuruyor ya da internet ortamında bulduğu şok diyet programlarını uygulayarak kilo vermeye çalışıyor.

Madalyonun diğer yüzüne baktığımızda, İstanbul’daki iştah açıcı yemek çeşitlerinin bolluğu, sağlıklı yiyeceklere ulaşmanın zorluğu ve diyet programlarına uyacak zamanımızın olmaması gibi sebeplerle belli ve diyet yapmanın zorluğu karşısında çoğu kez diyet düzenimizi bozuyoruz. Pazartesi büyük bir heyecanla başladığımız diyete hafta ortasına doğru ihanet ediyor, kendimizi bir kısır döngü içerisinde buluyoruz. Özellikle diyet yemeklerinin lezzetli olmaması ve porsiyonlarının küçük olması şevkimizi kıran bir diğer etmen.

Meal Box ekibi olarak bu zorluklar karşısında diyet yaparken hayatınızı kolaylaştıracak birtakım öneriler hazırladık!

İlk Kural Öğün Atlamamak

Hazırlamış olduğunuz plana sadık kalmak ya da sizin için bir uzmanın hazırladığı günlük besin programına uymak çok önemlidir. Tüm öğünleri vakti geldiğinde muhakkak tüketmelisiniz.  Ana öğünlerinizin tüketimi en az 20 dakika sürmelidir. Bir öğünde çok yeseniz bile bir sonraki öğünü atlamayın.

Su Tüketimi 

Su tüketimi metabolizmamız ve zihnimiz çok önemlidir. Günlük su tüketimi en az 7 bardak olmalıdır.

Çay ve Kahve Seviyor Musunuz? 

Çay ve kahve tüketiminin diyet beslenme üzerinde bilinen bir olumsuz etkisi bulunmamaktadır. Eğer çayı ve kahveyi çok seviyor, vazgeçemem diyorsanız çayı şekersiz tüketmenizde fayda var. Kahveyi de günde 3 bardak ile sınırlandırmalısınız.

Katkı Maddesi İçeren Gıdaları Yarı Yarıya Azaltmalısınız

Hayat boyu fazla tüketiminin zararlı olduğunu bildiğimiz un, tuz,şeker ve yağ kullanımına dikkat etmekte fayda var. Vazgeçmeniz biraz zorlu olacaksa, yarı yarıya azaltmalısınız.

Diğer yandan alkol, ketçap, mayonez, gazlı içecekler, drajeler gibi yiyecek ve içeceklerin tüketimini de yarıya indirmelisiniz.

Yürüyüşü Hayat Tarzı Haline Getirin

Haftada 150 dakika yürüyüşü hayat tarzınız haline getirmelisiniz.

Sınır Sizsiniz

Önemli olan kısıtlamalara maruz kalmadan, kendi kendinize porsiyon kontrolü yaptığınız evreye gelmektedir. Tartıya ve sayılara odaklanmayın. Sağlıklı beslenmenin tadına varın, doyarak zayıflayın.

 

 

Başarabileceğinize inanıyoruz!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İş Yerinde Bu Öğlen Ne Yiyeceğiz?

Bu yazımızda, İstanbulluların uzun zamandır düşündüğü “bugün işteyken öğle arasında ne yiyeceğiz?”  sorusunun arka planında yaşanan duruma değindik.

Sabah saatlerinde dinamik ve enerjik hissetmemize rağmen saatlerin 11.00’i göstermesiyle birlikte birçoğumuzun gözü saate kayıyor. Hem biraz hava almak istiyoruz, hem de uygun bir yemek planı yapmak istiyoruz.

Ne Yiyeceğim?

Zaman karar zamanı!  Önce ne sorusunun cevabını vermek gerekiyor.

Çözüm yemekhane ise saatler 12.00’de hafifçe bir rota çizilir. Yemeğe giden bu yolda aklınızdaki tek soruyu biliyoruz. Acaba yemekte ne var?

Eğer bir yemekhane yoksa akıllara gelen ilk soru bulunduğunuz bölgedeki yemek çeşitliliğine geliyor.

Büyük ihtimalle aklınızdan neredeyse bütün menüyü yedim diye düşünüyorsunuz. Dön dolaş aynı mekânlar, aynı yerler.

Diğer yandan bütün gün bilgisayar başında olmaktan dolayı sağlıklı ve dengeli beslenmek istiyorsunuz. Bir de lezzetli olsa değil mi? Fakat yakınlarda yok.

Nerede Yiyeceğim?

Gelelim ikinci aşamaya. Yeri belirleyebiliriz. Özellikle de çıkmak zorunda olduğunuz belli bir saat aralığı varsa…

En yakın yemek alanı ve teslimat süresi hesaplamalarına başladık. Ofiseyse, bölgenize göre filtreleme yaptınız. Elinizde kalan yerler içerisinde en makul olanı seçtiniz. Sonrasında teslimat süresi ne kadar sürer hesaplaması var. Seçeneklere razı olunacak mı? Bilemiyoruz…

Dışarı çıkmaya karar verdiniz. Hava nasıl? Önümüz kış. Soğuksa planlar iptal edildi bile. Haritalar açıldı. En yakındaki mekânlar belirlendi. Yürüyecek miyiz? Taksiye mi binsek? Gitsek ortalama olarak siparişi kaç dakikada alırız? Servis yavaş mı? Çok mu kalabalıktır? Açık hava mı? Kapalı alan mı?

Eğer bu soruların cevabını verebildiyseniz, sonrasında sizi ciddi bir hesaplama bekliyor.

Ne Kadar Bütçem Var?

Genelleme yapmak istemeyiz ama bugünlerde bir İstanbullu çalışana sağlanan yemek bütçesi ortalama olarak 13 TL- 17 TL arasında değişiyor.

Çalıştığınız bölgeye göre değişen fiyatları da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Orada yediğin köfte ile diğer bir yerde yediğin köftenin fiyatı da aynı değil. O paraya değer mi şimdi?

Ay sonuna kadar bu bütçeyi yönetmek zorlaşıyor. İçinizden keşke çay-kahveye zamanım kalsa da diyorsunuzdur.

Eğer tüm soruların cevabını bulduysanız, muhtemelen öğle aranızdan 20 dakika harcamış olmalısınız.

Peki, Meal Box tek öğün yemek aboneliğini duymuş muydunuz?

Önümüzdeki günlerde hem zamandan hem de bütçeden tasarruf etmek için sizleri tek öğün yemek aboneliği sayfamıza bekliyoruz!

 

 

 

Öğle Arasında Yürüyüş Yapın!

Masa başı işlerimize devam ederken bazen daha yorgun ve daha stresli hissetmeye başlıyoruz. Günlük rutimizde ne yaparsam daha az yorulurum, daha fazla nasıl dinlenirim diye yeni yollar bulmaya çalışıyoruz.

Oysaki insan vücudu hareketli bir yaşamı talep eden, hatta hareketli bir yaşam için dizayn edilen bir yapıdır. Bu ortamı bulamadığında, adapte olmak ister. Enerjisini koruma yolları arar.

Eğer son zamanlarda daha stresli, yorgun hissediyor ve kilo artışı gözlemliyorsanız, öğle aralarında yapacağınız yürüyüşün faydalarına kısaca bir göz atalım…

Eklem Ağrılarınızı Engeller

Yapacağız yürüyüş, eklem sağlığınızı korur. Gün içerisinde masa başı işlerden dolayı hareketsiz kalan kaslarınızı canlı tutar.

Bağışıklığı Güçlendirir

Bilim adamlarının söylediğine göre haftada 5 kez 20 dakikalık yürüyüş yapanların %43 daha az hasta oluyormuş.

Kilo Aldıran Genlerin Gücünü Yarıya İndirir

Yapılan araştırmalar, vücudumuzda tam 32 genin fazla kilo ile ilişkisini belirlemiş. Masa başında oturmak bunu etkiliyormuş. Yürüyüş yapmak ise bu genlerin etkisini yarıya düşürüyormuş.

 Zihninizi Rahatlatır

 

Özellikle stresli bir işte çalışıyorsanız, bu aktivite tam sizlik. Yürüyüş yaparken vücudunuzun kan basıncını düzenlersiniz. Endorfin hormonu salgılarsınız.

Bu hormon daha rahatlamış hissetmenizi sağlar. Korzitol salınımını azaltmış olursunuz. Böylece zihniniz, kısa bir mola verme imkanı bulur.

Gelin ipleri tekrardan ele alalım ve öğle aramızda yemekten sonra kalan zamanda kısa bir yürüyüş yapalım.

Meal Box Ofis ve Evlerden Sonra Film Setlerinde!

Kurumsal ve bireysel abonelerimize sunmuş olduğumuz gurme yemek lezzetini sinema ve dizi sektörüne de taşıdık!

Dizi ve sinema sektörünün en büyük problemlerinden biri olan yemek işini kolaylaştırarak, ödüllü yönetmen Sezen Kayhan’ın yeni kısa film projesi “İmparatorlukta Zor Bir Gün” setinin çözüm ortağı olduk.

Oyuncu kadrosunda Ayris Alptekin, Sezgi Mengi, Murat Kılıç, Cem Baza ve Reyhan Özdilek’in yer aldığı filmde, usta şeflerimizin ev yapımı yemeklerden ilham alarak hazırladıkları menülerle ve sunumla hem oyunculardan hem de set çalışanlarından tam not aldık.

Filmin çekildiği sette yemekhane, mutfak ekipmanı, aşçı, servis elemanı, temizlik ve bulaşık gibi bir çok adımı ortadan kaldırdık. Set çalışanlarına ve oyunculara bireysel kullan-at yemek kutularında, servis setleri ile hem hijyenik hem de sıcak yeme imkanı sunduk.

Kurulduğumuz günden bu yana sağlıklı ev yemeklerini bireysel ve kurumsal müşterilerimize sunduğumuz hizmetimizde, film setlerinin ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğimiz çözüm ortaklığımızla hizmet kategorimize bir yenisini daha ekledik.

 

Filmi heyecanla bekliyoruz!

Aşure Gününün Hikayesi

Eylül ayı da bitti! Yazın son demlerini yaşadığımız bu dönemde, artık kışa doğru uzun bir yola çıkıyoruz. Sıcakların ardından gelen soğuk havalar sizi üzmesin. Eylül bitse de ucunda güzel bir son var. Aşure günü!

Lezzetiyle her yaştan insanın üzerinde enfes bir iz bırakan Aşure, nesilden nesile sürdürdüğü şöhretini bugünlere getirmeyi başardı.

Sizi bu ayın hikâyesine doğru bir yolculuğa çıkarmaya davet ediyoruz. Biliyoruz ki Aşure’nin hikayesi en az kendisi kadar özel…

Aşure, her ne kadar Osmanlı döneminde bilinirliğini arttırsa da tarihi Nuh Tufanı’na kadar dayanmaktadır.

Hz. Nuh, tufanın başlamasıyla birlikte bir gemi inşa eder.  Her cinsten ikişer canlıyı gemiye alır. Beklenen tufan gelir. Dünya üzerinde yaşayan canlılardan sadece gemide yaşayanlar kurtulur.

Kıtlıktan Doğan Bereket

Gemide geçirilen zaman uzadıkça, yolcuların beslenebileceği erzak  gittikçe azalır. Gemide depolanan yiyeceklerden geri kalanlardan bir çözüm yaratılır. Kalan bu malzemelerden çorbalar kaynatılır. O zamanlarda yaratılan bu yemeğe ise Aşure ismi verilir.

Geçmişten Gelen Bir Gelenek

Aşure’nin ortaya çıktığı bu dönemde insanlık tarihinde de çok önemli olaylar gerçekleşir. Bu yüzden kendisine apayrı bir yer edinir, yüzyıllar boyunca değişmeyen bir geleneği bir parçası haline gelir.

Kaynak: goodluck.com.tr

Hicri senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Aşure Günü olarak kabul edilir. Diğer günlere göre daha mübarek ve bereketli bir konumu olduğuna inanılmaktadır. Bu inanışa göre kazanlarca Aşure kaynatılır. Aşure dağıtan gönüllülere ise “Aşure Sebilcileri” adı verilir.

Kazanlar kaynamaya başlasın. Mutluluğunuz paylaştıkça artsın.

 

Afiyet Olsun!

Ekim Ayında Tüketebileceğiniz Taze Besinler

Gelişen tarım teknolojisi ve ürünleri muhafaza etme yöntemlerinin artmasıyla, neredeyse tüm yiyeceklere farklı dönemlerde ulaşabiliyoruz. Peki, bütün yiyeceklerin farklı mevsimlerde tüketilmesi ne kadar doğru?

Sağlıklı ve dengeli bir beslenme için en doğru yöntem, her yiyeceği kendi mevsiminde tüketmekten geçmektedir. Mevsiminde tüketilen meyve ve sebzelerin besin değerleri daha yüksektir. Aynı zamanda mevsim koşullarında tüketilen besinler, bağışıklık sistemini güçlendirir.

Sonbaharı daha çok hissetmeye başlayacağımız Ekim ayında tüketebileceğiniz mevsim meyvelerini ve sebzelerini sizin için derledik.

Meyveler:

1. Mandalina

C vitamini deposudur. Soğuk algınlığı başta olmak üzere birçok hastalık için koruyucu etki gösterir.

2. Elma

Magnezyum, fosfor, bakır, manganez mineralleri açısından iyi bir kaynaktır. Nörotoksinlere karşı hücre yapısını korur, strese bağlı hücre hasarını önler.

3. Armut

İçerdiği bir lif olan pektin, kolesterolü kontrol eder ve bağırsak hareketlerini arttırır.

4. Nar

Yoğun olarak B vitamini ve potasyum içerir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Sebzeler: 

1. Pırasa

Yüksek oranda flavonoid içermektedir. Lif açısından da zengindir. Kalp sağlığını korumada ve kilo vermede yardımcı olur.

2. Karnabahar

C ve B vitaminleri ve kükürt ile fosfor içerir. Yorgunluğa ve kansızlığa iyi geldiği bilinmektedir.

3. Yer Elması

Yüksek miktarda A ve B vitamini içerir.  Yaraların iyileşmesini sağlar, hücreleri korur.

4. Kereviz

Protein, fosfor, demir, potasyum, A vitamini, C vitamini, E Vitamini, kalsiyum bulunur. Karaciğeri temizler.

Siz de bu besinleri semtinizde bulunan pazarlardan veya güvendiğiniz manavlarda kolayca bulabilirsiniz.

Bayramda İkram Edebileceğiniz Hafif Tatlı Önerilerimiz!

Birbirinden lezzetli tatlıların sunulacağı, lezzetli anların birbiriyle yarışacağı Ramazan Bayramı’nın telaşı şimdiden başladı.

Peki, Ramazan boyunca yavaşlayan metabolizmalarımızın yiyecekler karşısında hassaslaşan durumundan haberdar mıyız? Tüketeceğiniz hafif tatlılar, hem misafirlerinizin hem de sizlerin metabolizmasına iyi gelecektir.  

Bayram ziyaretlerinde ikram edilen tatlıları deneyimlemek, aile buluşmalarında bir araya gelmek için şimdiden sabırsızlanıyoruz.

Elmalı Kup

Red Apple Fruits

 

Malzemeler (4 Kişilik):

  • 4 adet orta boy elma
  • 1/2 adet taze sıkılmış limon suyu
  • 4 yemek kaşığı esmer şeker
  • 1/2 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 çay kaşığı vanilya özütü
  • 200 gram yulaflı bisküvi
  • 1/2 su bardağı ince çekilmiş ceviz içi

Hazırlanışı:

  • Bol suda yıkayıp dört eşit parçaya böldüğünüz elmaların çekirdekli kısımlarını temizlemelisiniz.. Kabuklarını soyup küp şeklinde doğramalısınız.
  • Kararmaması için taze sıkılmış limon suyuyla harmanladığınız elma küplerini geniş tabanlı bir tencereye aktarınız.
  • Esmer şeker eklediğiniz elma küplerini, suyunu salıp hafif bir renk alana kadar orta ateşte pişiriniz.
  • Tarçın ve az miktarda vanilya özütü katıp karıştırdıktan sonra ocaktan alınız.
  • Yulaflı bisküvileri küçük parçalara bölünüz. Arzuya göre mutfak robotundan geçirip küçük parçalar haline getiriniz. İnce çekilmiş ceviz içiyle harmanlayınız.
  • Cam servis bardaklarına; bir kat bisküvi kırığı, bir kat sotelenmiş elma ekleyip beş katlı tatlılar hazırlayınız.
  • Kısa sürede hazırlayabileceğiniz tatlıyı bekletmeden servis edin.

İncir Uyutması

 

Malzemeler (5 Kişilik):

  • 2,5 su bardağı süt
  • 7 adet kuru incir (yaklaşık 150 gram)
  • 5 tatlı kaşığı iri dövülmüş ceviz içi

Hazırlanışı:

  • Kuru incirleri yıkayın, birkaç dakika suda bekletiniz. Saplarını kesip, incirin geri kalanını küçük zar şeklinde doğrayınız.
  • Sütü yoğurt mayalama sıcaklığına kadar ısıtınız. İstenen sıcaklığa geldiğinde ocağın altını kapatınız.
  • Isınmış sütün içine incirleri ekleyin ve el doğrayıcısıyla incirleri parçalayınız. Kıvamda incir parçasının kalmamasına dikkat ediniz.
  • Tatlıyı kuplara paylaştırın. Her bir kupun üzerine birer tatlı kaşığı ceviz koyunuz. Üzerine kaşıkla hafifçe bastırınız.
  • Kupları bir tepsiye yerleştirip üzerine streç film geçiriniz. Üzerine de bir örtü kapatıp, tatlıyı üç saat oda ısısında mayalandırınız.
  • Tatlı mayalandıktan sonra buzdolabına alın ve buzdolabında saklayın.
  • Tatlınız servise hazır!

 Kayısı Topları

İlgili resim

Malzemeler (15 adet):

  • 15 adet kuru kayısı
  • 6 adet hurma
  • 1/2 su bardağı yulaf
  • 2 çay kaşığı tarçın

Hazırlanışı:

  • Kuru kayısıları ve hurmaları bir kabın içerisine alınız. Yumuşaması için üzerine sıcak su ilave ediniz.Yaklaşık 10 dakika bekletiniz.
  • Yumuşayan kayısıları ve hurmaları sudan çıkarınız ve İyice kurulayınız.
  • Hurmaların çekirdeklerini çıkarınız.
  • Hurma ve kayısıları mutfak robotunun içine alın. İyice ezilmesini sağlayınız. Yulafları ilave ediniz.
  • Yulaflar ve meyveler tamamen karışan bir hal alana kadar karıştırınız.
  • Karışımı bir kaba alınız ve içerisine tarçın ilave ederek karıştırınız.
  • Bir tepsinin üzerine pişirme kağıdı seriniz. Karışıma dilediğiniz boyutlarda elinizle şekil veriniz.
  • Pişirme kağıdı serili tepsinin üzerine diziniz.
  • Buzdolabında yaklaşık 3 saat dinlendiriniz.

 

 

Afiyet Olsun!