Kategori arşivi: Genel

Bambaşka Bir Yöntem: Apiterapi

Bir önceki yazımızda sizlere arıların tek mucizesinin bal olmadığından bahsetmiştik. Bu yazımızda biraz daha derine iniyor ve Apiterapi kavramını yakından inceliyoruz.

Apiterapi, Latince “arı” anlamına gelen “api” ile “tedavi” anlamına gelen “terapi” kelimelerinin birleşimidir. Bal, arı poleni, arı sütü, propolis, balmumu, arı zehri gibi ürünlerin sağlığın korunması, hastalıkların önlenmesi ve tedavisi amacıyla kullanılır. Geleneksel tedavi uygulamalarında arı ürünleri binlerce yıldır bilinmekte ve uygulanmaktadır. Doğal gıda takviyesi olarak görülmektedir.

Bilimsel araştırmalar Apiterapi uygulamalarının olumlu sonuçlarını bizimle paylaşmaktadır. Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde başlayan ve dünyada hızla gelişen arı ürünleri ile tedavi yöntemleri hızla gelişmektedir.

Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde başlayan ve dünyada hızla gelişen arı ürünleri ile tedavi yöntemleri yaygınlaşmaktadır. Dünyada Apiterapi uygulamalarının yapıldığı merkezler bulunmaktadır. Apiterapi’nin önemini değerlendiren sağlık bakanlığımız da apiterapiyi geleneksel ve tamamlayıcı tıbbi uygulamalar arasına almıştır. Bugün bakanlık bünyesinde bir Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı bulunmaktadır.

Şimdi gelelim içindeki lezzetlere…

Lezzetli Bir Karışıma Davetlisiniz

Apiterapi yönteminde kullanılan içeriklere göz attığımızda, yoğun bir şekilde Türk kültürüne yakın olduğunu söylemek yanlış olmaz. Hazırsanız başlıyoruz!

Bal

Geleneksel kahvaltılarımızı süsleyen bal, arıların çiçeklerden topladığı nektarı enzimleriyle birleştirerek oluşturdukları lezzetli bir gıdadır.

Ana besin öğesi karbonhidrat olan bal, içerisinde organik asitleri, proteinleri, aminoasitleri, mineralleri, vitaminleri ve aroma gibi bileşenleri barındırır.

Propolis

Bitkilerin yaprak, dal ve tomurcuklarından toplanan reçineli bir karışımdır. Ayrıca fenolik maddeler, yağ asitleri, polen, vitaminler ve mineral maddeleri içerir.

Zencefil

Zencefilin tarihi Çin ve Hindistan’a kadar dayanmaktadır. Yaklaşık 2000 yıldır kullanıldığı tahmin edilmektedir. Tropikal iklimin köklü bir bitkisidir. B ve C grubu vitaminler, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, manganez gibi minerallere sahiptir. Lif ihtiyacımızı da karşılamaktadır.

Tarçın

Defnegiller familyasının en egzotik üyesidir. Kokulu ağacın iç kabuğunun kurutulmasıyla elde edilir. Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya ana vatanıdır. Kalsiyum, magnezyum, demir ve lif içerir.

Karanfil

 

Vatanı tropik Asya’dır. Uçucu yağında bulunan öjenol mikroplara karşı etkilidir.

Karabiber

Dünyada en popüler olarak bilinen baharattır. İçerdiği uçucu yağlar nedeniyle antimikrobiyal etkiye sahiptir.

Limon

Ilıman iklimin üyesidir. C vitamini bakımından zengindir.

Ginseng

Ginseng büyük kazık köklü çok yıllık otsu bir bitkidir. Ana vatanı Güney Kore’dir.  Ginseng’in botanik ismi olan “Panax”, Yunanca “her şeyi iyileştiren” anlamına gelen “panacea” kelimesinden türetilmiştir. Ginseng, geleneksel Çin ve Hint tıbbında yüzyıllardır kullanılmaktadır. Vücudun fiziksel işlevlerini destekleyen ve vücut direncini artıran bir bitkidir.

 

Guarana

Guarana kırmızı meyveli tropik bir bitki türüdür.  İçerdiği kafein türevi bileşenlerinden dolayı uyarıcı etkisi bulunmaktadır. Antioksidan özelliğe sahiptir.

Ginkgo Biloba

 

Ginkgo tıbbi anlamda algılama işlevlerinin korunması için yararlı olarak kabul edilen antioksidan özellikte terpenoitler ve flavonoitler içermektedir.

 Zerdaçal

İçeriğindeki fenolik maddelerin hücreler üzerindeki oksidatif hasarın ve iltihabın önlenmesinde, vücudun bakteri ve virüslere karşı korunmasında yardımcı olduğu bilinmektedir. Çinko, selenyum, bakır, demir gibi mineraller içermektedir.

Biberiye

 

Bazıları ona hatırlatan bitki de demektedir. Sinir hücreleri üzerinde pozitif etki sağlamasıyla bilinir.

Yabanmersini

Fundagiller ailesinin hoş bir üyesidir. Antioksidan etkili fenolik maddelere sahiptir.

 

Meal Box

İstanbullu Çalışanlar En Çok Bunu Düşünüyor!

Yapılan bir araştırmaya göre İstanbul’da bir çalışan olmak uyku süresinin azalması, öğün atlamanın artması ve fiziksel aktivitenin azalması anlamına geliyor. İstanbul’un havasının hızla değişmesi de çalışanları olumsuz yönde etkiliyor…

Size kesinlikle hak veriyoruz.  İstanbul’da yaşamanın ve böylesine büyük bir metropolde çalışmanın sonucu olarak, çözmek zorunda kaldığımız sorunlar git gide artıyor. Yoğun tempomuz yüzünden stres, uykusuzluk ve halsizlik yaşayabiliyoruz.

İşten eve, evden işe tüm gün koştururken bir yandan işimize ve ailemize odaklanacak zindeliğimiz sönebiliyor. Bazen odaklanamıyor gibi hissediyoruz.

Aklımızda tutmamız gereken o kadar çok şey varken, beynimiz bizi yarı yolda bırakabiliyor. Tempolu bir hayat içerisinde unutulan bazen en iyi arkadaşınızın doğum günü, bazen bir kart şifresi ve bazen de kritik işlerin teslim tarihi…

Biliyoruz ki bağışıklık, zindelik ve hafıza vazgeçilmezlerimiz. Önceki yazılarımızda size lezzetli Apiterapi karışımı hakkında ipucu vermiştik. Gelin, şimdi lezzetli bir çözüm yaratalım!

Bağışıklık Önemlidir

Stres, uykusuzluk ve mevsim değişiklikleri gibi faktörler vücut direncini değiştirebilir. Eğer bunlardan kaçınmak istiyorsanız size bal, propolis, zencefil, tarçın, karanfil, karabiber ve limondan oluşan bir karışım önerebiliriz.

Zindelik Önemlidir

Evden işe, işten eve tüm gün koşuştururken zinde kalmak gerek. Bu cümle size uyuyorsa bal, propolis, kırmızı Ginseng, Guarana ve Zencefil tam da size göre.

Hafıza Önemlidir

Kart şifresi, evlilik yıl dönümü, doğum günleri derken hatırlanacak çok şey var diyor musunuz? O zaman bal, propolis, Ginkgo Biloba, zerdeçal, biberiye ve yabanmersini karışımı tam sizlik.  

Ben zaten bunları biliyorum diyorsanız, büyük ihtimalle Meal Box paket servis veya abone müşterisisiniz. Neden mi? Çünkü Meal Box müşterileri aldıkları restoran kalitesinde yemek çözümünün yanında Balparmak Apitera Zen-Up-Mind ürünlerini çoktan deneyimledi bile!

 

 

Meal Box

2017 Bizim İçin Nasıl Geçti?

Acısıyla tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2017’de kimimiz yeni terfiler aldı, başka şehirlere taşındı; kimimiz de en lezzetli anılarına yenilerini kattı. Bazılarımızın da artık bu yıl bitsin dediğini duyar gibiyiz…

Meal Box olarak lezzet serüveninde 3. yılımızı doldurduğumuz 2017 yılı bizim için dolu dolu geçti.

Gelin neler yapmışız beraber bakalım!

Yemek Aboneliğimiz 2 Yaşında!

Ev yemeğini paket servis ile sevenlerine kavuşturduktan sonra bu lezzet hiç bitmesin istedik. Sevenlerimiz her gün ne yiyeceğini düşünmesin diye 2016 yılında ev yemeğini düzenli bir şekilde ulaştırabileceğimiz tek öğün yemek aboneliği sistemimizi ürün gamımıza ekledik.

Sevenlerimiz de bizi yolda asla yalnız bırakmadı. Tam 15.000 başvuru formu talebi aldık.

Bugün 3000 kişinin düzenli olarak her gün öğle veya akşam yemeklerinde yanındayız.

Ekledik de Ekledik!

Tek öğün yemek aboneliği hizmetimizin tam 1. yılında gördük ki toplu yemek İstanbul için büyük bir ihtiyaçtı. Toplu yemek hemen başlamazdı, kişi sayısı ayırt ederdi…

Meal Box ekibi olarak kendimize bir söz verdik. Yemek ihtiyacı olan her İstanbulluya ulaşmak istiyorduk. İster çok acil ister çok düzenli… Ürün gamımıza diyet yemek aboneliğini, toplu yemek (catering) ve etkinlik catering hizmetlerini de ekledik.

Aynı zamanda 3 çeşit yemek seçeneğimizi 4 çeşide çıkardık. Özel gurme ekmeğimizi 2 çeşit olarak ürettik.

Hizmetlerimizi kişi sayısı ayırt etmeden ve bekletmeden sevenlerimize ulaştırmaya başladık.  İstanbul’un her neresindeyseniz, kaç kişiyseniz biz sizin için orada olmaya karar verdik.

Sevenlerimizi Daha Çok Dinledik

Sevenlerimize daha iyi bir hizmet verebilmek için çağrı merkezimizi yeniledik. Ekibimizi genişlettik. Bu süreçte on binlerce çağrı aldık.

Geri bildirimlere her zaman kıymet verdik. Hepsini kendimizi geliştirmek için kullandık.

Sadece Yemek Hizmeti Sunmak İstemedik

Lezzetinden taviz vermeyen, restoran kalitesinde catering hizmetimizi çeşitli kampanyalarla destekledik. Bu süreçte onlarca markayla iş birliği yaptık.

İyi yemeği tercih eden sevenlerimize iyi bir giyim, iyi bir ödeme seçeneği, iyi bir yolculuk ve iyi bir yaşam kalitesi de sunmak istedik. On binlerce hediyeyi sevenlerimize ulaştırdık.

Artık Kapıya Yemek Servisiyiz

Madem her İstanbulluya ulaşmak istiyorduk, biz de Gurme Ev Yemekleri konumlandırmamızı Kapıya Yemek Servisi olarak değiştirdik.

Bugün 380 farklı noktada tüm İstanbullulara hizmet veriyoruz. Belirli bölgelerde ise paket servis hizmet servisimize devam ediyoruz.

Yeni bir yılda hep daha iyisini geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.

Meal Box’a güvenen ve bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan sevenlerimize mutlu yıllar dileriz!

Meal Box

Yemek Kartı Kullananlara Kötü Haber!

Yemek kartı kullananları 27 Aralık’ta boykot bekliyor!

Tüm Türkiye’de 5 milyon kişiyi ilgilendiren bir boykot çağrısı yapıldı.

 

Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği (TÜRES) üyesi restoranlar, 27 Aralık günü yemek kartlarıyla ödeme kabul etmemeye karar verdi.

Yapılan son araştırmalara göre Türkiye’de bugün için en az 5 milyon çalışanın yemek kartı kullanıyor. Bu kitlenin 3 milyonunun ise sadece İstanbul’da olduğu tahmin ediliyor.

İş sahiplerinin çalışanlarına sunduğu yan haklardan biri olan aylık veya günlük limitli yemek kartlarıyla, çalışanlar öğle yemeklerinin ücretlerini restoranlarda, lokantalarda ve paket servis siparişlerinde kullanabiliyor.

Yemek hizmeti veren esnafın en çok kullandıkları ödeme yöntemi olan yemek kartları, günlük limiti 15,12 TL’nin üzerindeyse gelir vergisi ve damga vergisiyle brütleşiyor. Bu yüzden de iş sahiplerinin genellikle bu limiti günlük 10-15 TL arasında tutmaya özen gösterdiği tahmin ediliyor. İş veren kart firmalarının sunduğu avantajla yıllık bütçesinden kar ederken, Türkiye’de ortalama günlük 13 TL olan yemek limiti yüzünden birçok çalışan kesesine uygun bir yemek yeri bulmakta zorlanabiliyor. Esnafsa onlara uygulanan bu ağır komisyondan çok rahatsız.

Bu İkilemden En Çok Çalışanlar Etkilenecek!

 

Yemek kartı sistemi ödeme konusunda büyük bir kolaylık sağlıyor. Fakat madalyonun diğer yüzüne bakmakta fayda var.

Esnaf ve Sanatkârlar Derneği’nin yaptığı yazılı açıklamada yemek hizmeti veren restoran, lokanta gibi işletmelerin yemek kartı hizmeti sağlayan şirketlerin dayattığı %10 ve %12 arasında değişen komisyona maruz kaldıklarını belirtiyor. Bu komisyon altında ezildiklerini de açıkça dile getiriyor.

Oysaki bu komisyon oranı Türkiye dışında ortalama %2 ila %3 arasında değişiyor. Hal böyle olunca esnaf komisyonlar altında eziliyor, kar marjlarını koruyabilmek amacıyla fiyatlarını yükseltmek durumunda kalıyor. Yüksek fiyatlar yüzünden gelen kişi sayısında azalma gözleniyor.

Esnaf Komisyonlar Altında Eziliyor

TÜRES Genel Başkanı Ramazan Bingöl’ün açıklamasına göre bu şirketlerin neden Türkiye’de ezici komisyonlar uyguladıklarını anlayamadıklarını, bir açıklama talep edildiğinde ise hiçbir cevap alamadıklarını söylüyor.

Bingöl, 27 Aralık’ta boykot uygulayacaklarını ve yemek kartı karşılığında satış yapmayacaklarını dile getiriyor. İlk boykot uygulamasının bir gün süreceğini, eğer bir çözüm getirilmezse devamının mutlaka geleceğini de ekliyor.

Konu hakkında daha önce benzer uyarılarda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı hem işverenden hem de restoranlardan alınan çift komisyon alındığını belirtmişti. Ülkenin mevcut ekonomik ve sosyal şartlarından zaten etkilendiklerini, komisyon ve vadenin yıkıcı etkisi altında restoran maliyetlerinin artacağını, dolayısıyla yemek fiyatlarının daha da yükseleceği uyarısında bulunmuştu.

27 Aralık’ta tüm çalışanları zorlu bir gün bekliyor. Milyonlarca insan, yüzbinlerce noktada yemek kartı ile ödeme yapamayacak.

 

 

Hazırlıklı olmakta fayda var…

 

 

Meal Box

İş Yerinde Bu Öğlen Ne Yiyeceğiz?

Bu yazımızda, İstanbulluların uzun zamandır düşündüğü “bugün işteyken öğle arasında ne yiyeceğiz?”  sorusunun arka planında yaşanan duruma değindik.

Sabah saatlerinde dinamik ve enerjik hissetmemize rağmen saatlerin 11.00’i göstermesiyle birlikte birçoğumuzun gözü saate kayıyor. Hem biraz hava almak istiyoruz, hem de uygun bir yemek planı yapmak istiyoruz.

Ne Yiyeceğim?

Zaman karar zamanı!  Önce ne sorusunun cevabını vermek gerekiyor.

Çözüm yemekhane ise saatler 12.00’de hafifçe bir rota çizilir. Yemeğe giden bu yolda aklınızdaki tek soruyu biliyoruz. Acaba yemekte ne var?

Eğer bir yemekhane yoksa akıllara gelen ilk soru bulunduğunuz bölgedeki yemek çeşitliliğine geliyor.

Büyük ihtimalle aklınızdan neredeyse bütün menüyü yedim diye düşünüyorsunuz. Dön dolaş aynı mekânlar, aynı yerler.

Diğer yandan bütün gün bilgisayar başında olmaktan dolayı sağlıklı ve dengeli beslenmek istiyorsunuz. Bir de lezzetli olsa değil mi? Fakat yakınlarda yok.

Nerede Yiyeceğim?

Gelelim ikinci aşamaya. Yeri belirleyebiliriz. Özellikle de çıkmak zorunda olduğunuz belli bir saat aralığı varsa…

En yakın yemek alanı ve teslimat süresi hesaplamalarına başladık. Ofiseyse, bölgenize göre filtreleme yaptınız. Elinizde kalan yerler içerisinde en makul olanı seçtiniz. Sonrasında teslimat süresi ne kadar sürer hesaplaması var. Seçeneklere razı olunacak mı? Bilemiyoruz…

Dışarı çıkmaya karar verdiniz. Hava nasıl? Önümüz kış. Soğuksa planlar iptal edildi bile. Haritalar açıldı. En yakındaki mekânlar belirlendi. Yürüyecek miyiz? Taksiye mi binsek? Gitsek ortalama olarak siparişi kaç dakikada alırız? Servis yavaş mı? Çok mu kalabalıktır? Açık hava mı? Kapalı alan mı?

Eğer bu soruların cevabını verebildiyseniz, sonrasında sizi ciddi bir hesaplama bekliyor.

Ne Kadar Bütçem Var?

Genelleme yapmak istemeyiz ama bugünlerde bir İstanbullu çalışana sağlanan yemek bütçesi ortalama olarak 13 TL- 17 TL arasında değişiyor.

Çalıştığınız bölgeye göre değişen fiyatları da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Orada yediğin köfte ile diğer bir yerde yediğin köftenin fiyatı da aynı değil. O paraya değer mi şimdi?

Ay sonuna kadar bu bütçeyi yönetmek zorlaşıyor. İçinizden keşke çay-kahveye zamanım kalsa da diyorsunuzdur.

Eğer tüm soruların cevabını bulduysanız, muhtemelen öğle aranızdan 20 dakika harcamış olmalısınız.

Peki, Meal Box tek öğün yemek aboneliğini duymuş muydunuz?

Önümüzdeki günlerde hem zamandan hem de bütçeden tasarruf etmek için sizleri tek öğün yemek aboneliği sayfamıza bekliyoruz!

 

 

 

Öğle Arasında Yürüyüş Yapın!

Masa başı işlerimize devam ederken bazen daha yorgun ve daha stresli hissetmeye başlıyoruz. Günlük rutimizde ne yaparsam daha az yorulurum, daha fazla nasıl dinlenirim diye yeni yollar bulmaya çalışıyoruz.

Oysaki insan vücudu hareketli bir yaşamı talep eden, hatta hareketli bir yaşam için dizayn edilen bir yapıdır. Bu ortamı bulamadığında, adapte olmak ister. Enerjisini koruma yolları arar.

Eğer son zamanlarda daha stresli, yorgun hissediyor ve kilo artışı gözlemliyorsanız, öğle aralarında yapacağınız yürüyüşün faydalarına kısaca bir göz atalım…

Eklem Ağrılarınızı Engeller

Yapacağız yürüyüş, eklem sağlığınızı korur. Gün içerisinde masa başı işlerden dolayı hareketsiz kalan kaslarınızı canlı tutar.

Bağışıklığı Güçlendirir

Bilim adamlarının söylediğine göre haftada 5 kez 20 dakikalık yürüyüş yapanların %43 daha az hasta oluyormuş.

Kilo Aldıran Genlerin Gücünü Yarıya İndirir

Yapılan araştırmalar, vücudumuzda tam 32 genin fazla kilo ile ilişkisini belirlemiş. Masa başında oturmak bunu etkiliyormuş. Yürüyüş yapmak ise bu genlerin etkisini yarıya düşürüyormuş.

 Zihninizi Rahatlatır

 

Özellikle stresli bir işte çalışıyorsanız, bu aktivite tam sizlik. Yürüyüş yaparken vücudunuzun kan basıncını düzenlersiniz. Endorfin hormonu salgılarsınız.

Bu hormon daha rahatlamış hissetmenizi sağlar. Korzitol salınımını azaltmış olursunuz. Böylece zihniniz, kısa bir mola verme imkanı bulur.

Gelin ipleri tekrardan ele alalım ve öğle aramızda yemekten sonra kalan zamanda kısa bir yürüyüş yapalım.

Meal Box Ofis ve Evlerden Sonra Film Setlerinde!

Kurumsal ve bireysel abonelerimize sunmuş olduğumuz gurme yemek lezzetini sinema ve dizi sektörüne de taşıdık!

Dizi ve sinema sektörünün en büyük problemlerinden biri olan yemek işini kolaylaştırarak, ödüllü yönetmen Sezen Kayhan’ın yeni kısa film projesi “İmparatorlukta Zor Bir Gün” setinin çözüm ortağı olduk.

Oyuncu kadrosunda Ayris Alptekin, Sezgi Mengi, Murat Kılıç, Cem Baza ve Reyhan Özdilek’in yer aldığı filmde, usta şeflerimizin ev yapımı yemeklerden ilham alarak hazırladıkları menülerle ve sunumla hem oyunculardan hem de set çalışanlarından tam not aldık.

Filmin çekildiği sette yemekhane, mutfak ekipmanı, aşçı, servis elemanı, temizlik ve bulaşık gibi bir çok adımı ortadan kaldırdık. Set çalışanlarına ve oyunculara bireysel kullan-at yemek kutularında, servis setleri ile hem hijyenik hem de sıcak yeme imkanı sunduk.

Kurulduğumuz günden bu yana sağlıklı ev yemeklerini bireysel ve kurumsal müşterilerimize sunduğumuz hizmetimizde, film setlerinin ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğimiz çözüm ortaklığımızla hizmet kategorimize bir yenisini daha ekledik.

 

Filmi heyecanla bekliyoruz!

Aşure Gününün Hikayesi

Eylül ayı da bitti! Yazın son demlerini yaşadığımız bu dönemde, artık kışa doğru uzun bir yola çıkıyoruz. Sıcakların ardından gelen soğuk havalar sizi üzmesin. Eylül bitse de ucunda güzel bir son var. Aşure günü!

Lezzetiyle her yaştan insanın üzerinde enfes bir iz bırakan Aşure, nesilden nesile sürdürdüğü şöhretini bugünlere getirmeyi başardı.

Sizi bu ayın hikâyesine doğru bir yolculuğa çıkarmaya davet ediyoruz. Biliyoruz ki Aşure’nin hikayesi en az kendisi kadar özel…

Aşure, her ne kadar Osmanlı döneminde bilinirliğini arttırsa da tarihi Nuh Tufanı’na kadar dayanmaktadır.

Hz. Nuh, tufanın başlamasıyla birlikte bir gemi inşa eder.  Her cinsten ikişer canlıyı gemiye alır. Beklenen tufan gelir. Dünya üzerinde yaşayan canlılardan sadece gemide yaşayanlar kurtulur.

Kıtlıktan Doğan Bereket

Gemide geçirilen zaman uzadıkça, yolcuların beslenebileceği erzak  gittikçe azalır. Gemide depolanan yiyeceklerden geri kalanlardan bir çözüm yaratılır. Kalan bu malzemelerden çorbalar kaynatılır. O zamanlarda yaratılan bu yemeğe ise Aşure ismi verilir.

Geçmişten Gelen Bir Gelenek

Aşure’nin ortaya çıktığı bu dönemde insanlık tarihinde de çok önemli olaylar gerçekleşir. Bu yüzden kendisine apayrı bir yer edinir, yüzyıllar boyunca değişmeyen bir geleneği bir parçası haline gelir.

Kaynak: goodluck.com.tr

Hicri senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Aşure Günü olarak kabul edilir. Diğer günlere göre daha mübarek ve bereketli bir konumu olduğuna inanılmaktadır. Bu inanışa göre kazanlarca Aşure kaynatılır. Aşure dağıtan gönüllülere ise “Aşure Sebilcileri” adı verilir.

Kazanlar kaynamaya başlasın. Mutluluğunuz paylaştıkça artsın.

 

Afiyet Olsun!

Ekim Ayında Tüketebileceğiniz Taze Besinler

Gelişen tarım teknolojisi ve ürünleri muhafaza etme yöntemlerinin artmasıyla, neredeyse tüm yiyeceklere farklı dönemlerde ulaşabiliyoruz. Peki, bütün yiyeceklerin farklı mevsimlerde tüketilmesi ne kadar doğru?

Sağlıklı ve dengeli bir beslenme için en doğru yöntem, her yiyeceği kendi mevsiminde tüketmekten geçmektedir. Mevsiminde tüketilen meyve ve sebzelerin besin değerleri daha yüksektir. Aynı zamanda mevsim koşullarında tüketilen besinler, bağışıklık sistemini güçlendirir.

Sonbaharı daha çok hissetmeye başlayacağımız Ekim ayında tüketebileceğiniz mevsim meyvelerini ve sebzelerini sizin için derledik.

Meyveler:

1. Mandalina

C vitamini deposudur. Soğuk algınlığı başta olmak üzere birçok hastalık için koruyucu etki gösterir.

2. Elma

Magnezyum, fosfor, bakır, manganez mineralleri açısından iyi bir kaynaktır. Nörotoksinlere karşı hücre yapısını korur, strese bağlı hücre hasarını önler.

3. Armut

İçerdiği bir lif olan pektin, kolesterolü kontrol eder ve bağırsak hareketlerini arttırır.

4. Nar

Yoğun olarak B vitamini ve potasyum içerir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Sebzeler: 

1. Pırasa

Yüksek oranda flavonoid içermektedir. Lif açısından da zengindir. Kalp sağlığını korumada ve kilo vermede yardımcı olur.

2. Karnabahar

C ve B vitaminleri ve kükürt ile fosfor içerir. Yorgunluğa ve kansızlığa iyi geldiği bilinmektedir.

3. Yer Elması

Yüksek miktarda A ve B vitamini içerir.  Yaraların iyileşmesini sağlar, hücreleri korur.

4. Kereviz

Protein, fosfor, demir, potasyum, A vitamini, C vitamini, E Vitamini, kalsiyum bulunur. Karaciğeri temizler.

Siz de bu besinleri semtinizde bulunan pazarlardan veya güvendiğiniz manavlarda kolayca bulabilirsiniz.

Bayramda İkram Edebileceğiniz Hafif Tatlı Önerilerimiz!

Birbirinden lezzetli tatlıların sunulacağı, lezzetli anların birbiriyle yarışacağı Ramazan Bayramı’nın telaşı şimdiden başladı.

Peki, Ramazan boyunca yavaşlayan metabolizmalarımızın yiyecekler karşısında hassaslaşan durumundan haberdar mıyız? Tüketeceğiniz hafif tatlılar, hem misafirlerinizin hem de sizlerin metabolizmasına iyi gelecektir.  

Bayram ziyaretlerinde ikram edilen tatlıları deneyimlemek, aile buluşmalarında bir araya gelmek için şimdiden sabırsızlanıyoruz.

Elmalı Kup

Red Apple Fruits

 

Malzemeler (4 Kişilik):

  • 4 adet orta boy elma
  • 1/2 adet taze sıkılmış limon suyu
  • 4 yemek kaşığı esmer şeker
  • 1/2 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 çay kaşığı vanilya özütü
  • 200 gram yulaflı bisküvi
  • 1/2 su bardağı ince çekilmiş ceviz içi

Hazırlanışı:

  • Bol suda yıkayıp dört eşit parçaya böldüğünüz elmaların çekirdekli kısımlarını temizlemelisiniz.. Kabuklarını soyup küp şeklinde doğramalısınız.
  • Kararmaması için taze sıkılmış limon suyuyla harmanladığınız elma küplerini geniş tabanlı bir tencereye aktarınız.
  • Esmer şeker eklediğiniz elma küplerini, suyunu salıp hafif bir renk alana kadar orta ateşte pişiriniz.
  • Tarçın ve az miktarda vanilya özütü katıp karıştırdıktan sonra ocaktan alınız.
  • Yulaflı bisküvileri küçük parçalara bölünüz. Arzuya göre mutfak robotundan geçirip küçük parçalar haline getiriniz. İnce çekilmiş ceviz içiyle harmanlayınız.
  • Cam servis bardaklarına; bir kat bisküvi kırığı, bir kat sotelenmiş elma ekleyip beş katlı tatlılar hazırlayınız.
  • Kısa sürede hazırlayabileceğiniz tatlıyı bekletmeden servis edin.

İncir Uyutması

 

Malzemeler (5 Kişilik):

  • 2,5 su bardağı süt
  • 7 adet kuru incir (yaklaşık 150 gram)
  • 5 tatlı kaşığı iri dövülmüş ceviz içi

Hazırlanışı:

  • Kuru incirleri yıkayın, birkaç dakika suda bekletiniz. Saplarını kesip, incirin geri kalanını küçük zar şeklinde doğrayınız.
  • Sütü yoğurt mayalama sıcaklığına kadar ısıtınız. İstenen sıcaklığa geldiğinde ocağın altını kapatınız.
  • Isınmış sütün içine incirleri ekleyin ve el doğrayıcısıyla incirleri parçalayınız. Kıvamda incir parçasının kalmamasına dikkat ediniz.
  • Tatlıyı kuplara paylaştırın. Her bir kupun üzerine birer tatlı kaşığı ceviz koyunuz. Üzerine kaşıkla hafifçe bastırınız.
  • Kupları bir tepsiye yerleştirip üzerine streç film geçiriniz. Üzerine de bir örtü kapatıp, tatlıyı üç saat oda ısısında mayalandırınız.
  • Tatlı mayalandıktan sonra buzdolabına alın ve buzdolabında saklayın.
  • Tatlınız servise hazır!

 Kayısı Topları

İlgili resim

Malzemeler (15 adet):

  • 15 adet kuru kayısı
  • 6 adet hurma
  • 1/2 su bardağı yulaf
  • 2 çay kaşığı tarçın

Hazırlanışı:

  • Kuru kayısıları ve hurmaları bir kabın içerisine alınız. Yumuşaması için üzerine sıcak su ilave ediniz.Yaklaşık 10 dakika bekletiniz.
  • Yumuşayan kayısıları ve hurmaları sudan çıkarınız ve İyice kurulayınız.
  • Hurmaların çekirdeklerini çıkarınız.
  • Hurma ve kayısıları mutfak robotunun içine alın. İyice ezilmesini sağlayınız. Yulafları ilave ediniz.
  • Yulaflar ve meyveler tamamen karışan bir hal alana kadar karıştırınız.
  • Karışımı bir kaba alınız ve içerisine tarçın ilave ederek karıştırınız.
  • Bir tepsinin üzerine pişirme kağıdı seriniz. Karışıma dilediğiniz boyutlarda elinizle şekil veriniz.
  • Pişirme kağıdı serili tepsinin üzerine diziniz.
  • Buzdolabında yaklaşık 3 saat dinlendiriniz.

 

 

Afiyet Olsun!