Kategori arşivi: Genel

Balın Pastaya Yakıştığının En Güzel Kanıtı: Çekoslovak Güneşi

Çekoslovak Güneşi yani asıl adıyla Medovik, Avrupanın en eski ve popüler tatlılarından biridir. Medovik bir tatlıdan fazlası, bir çeşit sanat, lezzetli bir dekorasyondur. Çekoslovaklar bal kullanımı konusunda çok cömert olup, balın tatlılara şeref kattığını düşünmektedirler. Orta çağlarda çavdar unu ve pişmiş ballar ile yaptıkları tatlıları özellikle manastır ve dini törenler için hazırladıkları bilinir. Kullandıkları doğal bal sayesinde hamurlarının eşsiz bir lezzete sahip olduğu ve zamanla daha da lezzetli hale geldiği söylenir. Hatta o dönemlerde bal üreticilerinin kızları evleneceği zaman düğün hediyesi olarak bir fıçı dolusu hamur verilirmiş. Yalnız bu hamurun en büyük özelliği 30 yıla kadar dayanıklı olması. Fakat bu muhteşem olayın sırrı sadece aile fertlerine mahsus. Biz ise sırrının balda saklı olduğunu düşünüyoruz.

Peki, Medovik tatlısı nasıl yapılır merak ediyorsanız hemen yapılışına geçelim.

Malzemeler:

Hamuru için:
– 3 yumurta
– 120 gr tereyağı
– 1 çay bardağı toz şeker
– 3 yemek kaşığı doğal bal
– 1.5 paket kabartma tozu
– 4 su bardağı un

Kreması için:
– 500gr çiğ krema
– 1 su bardağı şeker
– 1 yemek kaşığı doğal bal

Kaplamak için:
– 1 su bardağı ceviz
– 50gr çikolata
– 2 yemek kaşığı süt.

Medovik Tarifi:

  • Tereyağını bir tencerede eritip ılımaya bırakın.
  • Karbonat ve doğal balı küçük bir tavaya koyun ve köpürene kadar karıştırarak pişirin.
  • Yumurta ve şekeri derin bir kaba koyup çırpın.
  • Çırpma işlemi devam ederken içerisine eritilmiş tereyağını ve bal-karbonat karışımını ekleyin.
  • Çırpma işlemini bitirdikten sonra karışımın içerisine unu ilave ederek yavaş yavaş yoğurun.
  • Yoğurma işlemini un kaybolana kadar devam ettirin.
  • Yoğurma işi bittikten sonra hamurunuzu 6 eş parçaya bölün ve yaklaşık 15 dakika dinlenmeye bırakın.
  • Hamur dinlenirken; çiğ kremayı, şekeri ve doğal balı bir kaba koyarak koyulaşana kadar karıştırın.
  • Karıştırma işi bittikten sonra kremanızı dinlendirmek için dolaba kaldırın.
  • 6 eşit parçaya böldüğünüz hamurdan birini alıp unladığınız tezgahta 24 cm çapında (tencere kapağı büyüklüğünde) olacak şekilde oklava yardımı ile açın.
  • Bu işlemi diğer parçalar için de uygulayın.
  • Fırınınızı 180 dereceye getirip belli bir süre ısıtın.
  • Isınan fırına hamurları teker teker yerleştirerek 4-5 dakika pişirin.
  • Pişirme işleminden sonra hamurlarınızı soğumaya bırakın.
  • Soğuyan hamurlarınızı tencere kapağı kullanarak yuvarlak şekilde kesin.
  • Kestiğiniz hamurlardan birini servis tabağına yerleştirin. Üzerine dolaptan çıkardığınız kremanızı sürün.
  • Sürdüğünüz kremanın üzerine ikinci hamurunuzu yerleştirin ve tekrar krema sürün.
  • Bu işlemi bütün hamurlarınız dizerek uygulayın.
  • Artan kremayı 6 katlı pastanızın üzerine ve ve yanlarına sürdükten sonra dinlendirmek üzere yaklaşık 1 saat dolaba kaldırın.
  • Pastanızın üzerini süslemek için artan hamur parçalarını ve cevizi mutfak robotu yardımıyla ufalayın.
  • Ufaladığınız parçalarla pastanın kenarını ve üstünü kaplayın.
  • Son olarak çikolata ve sütü benmari usulü eritip ılımaya bırakın.
  • Ilıyan çikolata sosuyla pastanızı dilediğiniz gibi süsleyin.

Belki 30 yıllık bir hamurun tarifini veremeyiz ama doğal balın sırrını biliyoruz. Biz tarifimizde Balparmak balını kullandık, çok lezzetli oldu. 🙂
Balparmak ürünlerini incelemek isterseniz link üzerinden de ulaşabilirsiniz.
http://www.balparmak.com.tr/

Yeni Yıla Özel Meze Tarifleri

Yeni bir sene, yeni bir umut demek. 2017’ye sayılı günler kala bu yeni yılı evde karşılayacak, misafir ağırlayacak olanlara özel yapımı kolay meze tarifleri paylaşmak istedik. Ben uğraşmayayım kapıma kadar gelsin mezeler derseniz buradan buyurun.

Sebzeli Humus

2-2,5 su bardağı haşlanmış nohut
2 diş sarımsak
1 adet limon
1 çay bardağı taze tahin
Yarım çay bardağı zeytinyağı
1 orta boy kırmızı biber
2 orta boy salatalık
1,5 tatlı kaşığı kimyon
Tuz

Tüm malzemeleri rondo veya blendera ekleyerek geçirin. Tahin pürüzsüz hale gelinceye kadar bu işleme devam edin.
Malzemelerin çok incelmesini istemezseniz önce tahini çekerek de malzemeleri üzerine ekleyebilirsiniz. Servis esnasında zeytinyağı ve maydanoz ekleyerek süsleyin.

Girit Ezmesi

100 gr tam yağlı inek ezine peyniri
2,5 yemek kaşığı lor peyniri
3 yemek kaşığı çekilmiş ceviz
3 yemek kaşığı çekilmiş antep fıstığı
1 diş sarımsak
Dereotu
3 yemek kaşığı zeytinyağı

Çatal yardımıyla peynirleri ezin. Üzerine diğer malzemeleri ekleyerek karıştırın. En son dereotunu ilave edin. Yumuşaklık için ekstra zeytinyağı ekleyebilirsiniz.

Acılı Ezme

1 adet büyük boy kırmız biber
3-4 adet domates
Yarım yemek kaşığı acı kırmızı biber salçası
Yarım demet ince kıyılmış maydanoz
1 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı kuru nane
2 diş sarımsak
Karabiber, pul biber, tuz
İsteğe göre nar ekşisi

Mutfak robotunuza soğanı, sarımsağı, kırmızı biberi ve domatesi ekleyerek çekilmesini sağlayın. Karışıma tuz, karabiber, pul biber, nane, biber salçası ve kıyılmış maydanozu ekleyerek iyice karıştırın.

Meal Box lezzet önerisi: Karışımın fazla suyunu bırakması için ortasını çukur bir şekilde bırakarak biriken suyu başka bir kaba alarak sos olarak kullanın. Servis ederken üzerine nar ekşisi ve isterseniz çekilmiş ceviz ilave edebilirsiniz.

Fırında Mantar

400 gr beyaz mantar
250 gr tereyağı
350 gr rendelenmiş kaşar peyniri
Tuz, karabiber

Mantarlar iyice yıkanıp içleri çıkarıldıktan sonra tuz tereyağı ve rendelenmiş kaşar peyniri karışımı mantarların içerisine doldurularak önceden ısıtılmış 180 derecede fırına verilir ve yaklaşık 10-15 dakika kadar pişirilir.

Fava

500 gr. kuru bakla
3 damla limon suyu
Yarım su bardağı sızma zeytinyağı
3 adet kuru soğan
8 tatlı kaşığı toz şeker
Tuz

Baklaları iyice yıkayarak bir gece evvelden limon suyu damlatarak bekletin. Ertesi gün süzdüğünüz baklaları bir kaba alın. Soğanları küp küp doğrayarak zeytinyağında 5-10 dakika çevirin. Baklaları tuz ve şeker ilave ederek soğanlı karışıma ekleyin. Karışımı 5 dakika kadar kavurup üzerine en az 2 parmak su çıkacak kadar su ilave edin. Suyunu çekmesi için orta ateşte pişirin. Karışımı sıcak halde tel süzgeçten geçirerek, servis esnasında soğuk olarak üzerinde kıyılmış dereotu ve zeytinyağı ile servis edin.

Pancar Salatası

3 adet orta boy kırmızı pancar
1 diş sarımsak
400 gr süzme/tava yoğurt
Tuz

Pancarların kabuklarını ince soyarak, ortadan ikiye bölün. 15 dakika suya koyarak haşlayın. Rendenin kalın olan tarafında rendeleyeren üzerine süzme yoğurdu veya tava yoğurdunuzu ekleyin. Rendelenmiş sarımsak ve tuzunu koyarak servis tabağına alın.

Meal Box önerisi: Lezzet ve kıvamı artırmak için ilave mayonez de kullanabilirsiniz.

Otlu Yoğurt Salatası

500 gr süzme yoğurt
6 adet küçük boy salatalık
1/4 demet semizotu
1/4 körpe ıspanak
Tereyağı
Pul Biber
Tuz

Semizotu ve ıspanakları doğrama tahtanızda doğrayın. Salatalıkları küp şeklinde doğrayın. Malzemeleri biraz daha geniş bir kaba alarak yoğurdu ve tuzu üzerine ekleyerek karıştırın. Süslemek için servis esnasında üzerine, tavada eriteceğiniz tereyağı ve pul biber ilaveli sosu gezdirin.

İzlerken Acıktıran Zalim Filmler!

İzlerken sipariş verdiren filmler vardır. Adeta yemek şölenine katılacağınız bu filmleri sizler için derledik:

Uyaralım, bu post diyet dostu değildir! 🙂

Big Night (1996) – IMDB 7,3

yemekblog

Film, İtalya’dan Amerika’ya göç etmiş iki kardeşin restoranlarında yaşanan olayları ele alırken, izleyenlere ince bir mizah sunuyor. İşlerini kurtarmak için son bir şansı kalan kardeşlerin restoranlarını ayakta tutmak için verdiği mücadeleyi bir dakika bile sıkılmadan izleyeceksiniz. Eğlence ve hüznü birarada yaşatan filmde belki de en akılda kalan sözlerden biri: “Güzel bir yemek yemek, Tanrı’ya yakın olmaktır.”

Meal Box tavsiyesi: İtalyan yemekleriyle masamızı donatmadan bu filme başlamayalım.

Food, Inc. (2008) – IMDB 7,9

Oscar’a aday gösterilmiş, yediğimiz gıdalar ile ilgili çarpıcı bilgiler içeren, keşke kurgu olsa diyeceğimiz belgesel. Büyüyen ve endüstrileşen dünya ile birlikte gıdalarımızın da kirlendiğini gözler önüne seren belgeselde iyi ki Amerika’da yaşamıyoruz dedirten sahnelerle gerçeklerle yüzleşiyoruz.

Marie Antoinette (2006) – IMDB 6,4

ma2gif

Tarihin ünlü ve sansasyonel kadın figürlerinden Avusturya Kraliçesi Marie Antoinette’in Fransız Kralıyla genç yaşta evlendirilmesi ve yaşadığı koşulları anlatıyor film. “Ekmek yoksa pasta yesinler” sözünün atfedildiği Marie Anotinette’in Versailles Saray’ında geçirdiği günleri ve dönemin siyasetini konu alan filmde bolca parti, pastalar, davetler izleyerek gözlerinizi şenlendirebilirsiniz.

The Lunchbox (2013) – IMDB 7,8

Sefertası olarak çevrilmiş Hindistan yapımı filmde, babadan oğula geçen bir “dabba” mesleği ve bu esnada gelişen tesadüfi olaylar anlatılıyor.

Bombay’de her gün 10 milyonun üzerinde sefer tası kadınlar tarafından eşlerinin iş yerlerine ulaştırılıyor. Bir gün bu taslardan biri yanlışlıkla başka bir adrese gider ve hikayemiz başlar. Gerçek ile hayal arasındaki ince çizgide gidip gelen bir umut arayışına şahit olacaksınız.

Yıl Sonuna Kadar Giriş Bedeli Almıyoruz!

Türk damak tadına uygun lezzetleri kapınıza kadar getiren Meal Box, yıl sonuna kadar anlaşması yapılacak bölgeler için franchising giriş bedeli almayacak!

Kurulduğu 2014 yılından bu yana kısa sürede İstanbul’da 20’nin üzerinde şubeye ulaşan Meal Box, şehrin gözde semtlerinde yeni franchise anlaşmaları yaparak hizmet ağını genişletmek istiyor. İstanbul’un Beylikdüzü, Halkalı, Acıbadem, Şişli, Cihangir, Pendik, Maltepe,Kartal gibi gözde semtlerinde yeni şubeler açmak isteyen Meal Box, yemeklerini herkese ulaştırmak istiyor.

Aşçı, garson olmadan restoran sektörüne yeni bir soluk getiren Meal Box’ta sadece paket servis yapan şubeler, Delivery, 52.000 TL + KDV ‘den başlayan makul demirbaş yatırım maliyetleriyle açılabiliyor. Gel-al müşteri servisi yapmak isteyen adayları da düşünen Meal Box’ta Express konseptteki tasarım ve şık dizaynlı şubeler, 142.000 TL + KDV‘den başlayan fiyatlarla açılıyor.

En az 30.000 TL teminat mektubu verebilecek yeterli finansal yatırım gücü olan girişimci ruha sahip adaylar, başlangıç ve dönemsel eğitim programlarını başarıyla tamamlayabilmeleri halinde, Meal Box’ın franchising olanaklarından faydalanmaya hak kazanacaklar. Meal Box’dan franchising almak isteyenler başvurularını buradan formu doldurarak, 0216 324 81 37 no’lu telefonu arayarak veya franchise@mealbox.com.tr adresine e-posta göndererek bayilik talebinde bulunabilirler.

Avrupa Yakası’ndaki En İyi Kahveciler

Bir pazar klasiği olsun, şöyle arkadaşlarla güzel bir kahvaltıya gidelim. Ardından da iyi bir kahve içelim, keyiflenelim diyenlerdenseniz, bu postumuzda Avrupa Yakası’nda gidebileceğiniz en iyi 3. dalga kahvecileri sizin için bir araya getirdik:

Gravité Coffee (Nişantaşı)
Özellikle Syphon ile yapılan kahvelerden filtre kahvesini denemenizi tavsiye ediyoruz.

Noir Pit Coffee Co. (Asmalımescit)

Kahvenin gurmesiyim diyenlere Noir Pit’i öneriyoruz. Dünyada da zor bulunan ve değerli kahve çeşitlerinden biri olan Kopi Luwak için burayı deneyebilirsiniz.

Coffee Department (Balat)
İlla Karaköy’e, Nişantaşı’na mı gideceğiz bir kahve için dediğinizi duyar gibiyim. Balat’taki bu 3. dalga kahvecide filtre kahvelerinizi yudumlarken, güzel atmosferin keyfini çıkarın.

Cup (Akaretler)
Başarılı kahvelerinin yanında 10 çeşit çay da sunan Cup da hem kahve hem çayseverlere göre her şeyi bulmanız mümkün.

Geyik Coffee Roastery & Cocktail Bar (Cihangir)

Kahve ve Kokteyl servisini birarada yapan Geyikte, özellikle yumuşak kahveseverler için Flat White şiddetle tavsiye edilir.

Holy Coffee (Çukurcuma, Cihangir)
Ben sadece kahvemi içmem, sohbetimi de yaparım diyorsanız bu mekan size göre! Alın arkadaşlarınızı sıcak ortamında hoş sohbetinizi Holy Coffee’ye taşıyın.

Coffee Co. NY (Beşiktaş)
Kahvelerinden ziyade buraya tatlılar için kesinlikle gelmelisiniz. Sonra bir teşekkürünüzü alırız.

Federal Coffee Company (Galata)
Şubeleşmesini hızla sürdüren Federal Coffee Company, Avusturalya usulü kahvelerini kavuruyor. Galata’da geziniz esnasında kahvelerinizi alıp şehir turunuza devam edebilirsiniz.

Kozmos Coffee (Şişli)
Bomonti civarındaki Kozmos Coffee dar alanı en iyi kullanan kahvecilerden. Kahvenin yanı sıra pizzalar ve sandviçleri de meşhur. Bizden söylemesi!

7 gr Art Cafe (Galatasaray Lisesi, Beyoğlu)
Tam da adına yakışır şekilde sanatsal bir ortamda kahvenin içinde boğulmak istiyorum diyorsanız Death Wish Coffee’nizi alarak kitabınıza gömülebilir veya yeni projelere fikir alıştırmasına başlayabilirsiniz.

Petra Roasting Co. (Gayrettepe)
Muse İstanbul’da yer alan Petra şehrin “cool” kahvecilerinden. Özellikle beyaz yakanın hafta içi favorisi olan bu mekanda bizim önerimiz Cortado. Kahvem de benim kadar havalı olsun derseniz Sbagliato deneyebilirsiniz.

Coffee Brew Lab (Beyoğlu)
Sadece kahve yapılan alan bir tam bir sanat! Tüm özel kahve çeşitlerini bulabileceğiniz bu mekanda, kahvenizin yanına tatlıları denemenizi öneriyoruz.

Coffee Sapiens (Karaköy)
Karaköy denince akla ilk gelen 3. dalga kahvecilerden. Soğuk demleme seviyorsanız, mutlaka denemelisiniz.

Altından Yemek mi Olur Demeyin! Oluyor

Yemek yemeği seviyoruz. Hem de her çesidini. Peki yemeğimize bir tutam da lüks eklemek isteseydik, altın ekler miydik?

Bu seferki altın postu başka! Altın denince ilk aklımıza gelen bilezikler, kolyeleri bir kenara bırakalım, yenilebilir altın uzun süredir dünyanın trend radarında. Şefler bazen sadece lüks amaçlı, bazen de sadece “farklı” olmak için yemeklerinde yenilebilir altını kullanıyorlar. Nerelerde yeriz bu yemekleri, bize ne kadara olur dediğinizi duyar gibiyim. Hemen paylaşalım, sizler de “küçük” bir servete bu yemekleri tadabilirsiniz.

Altının faydası var mı diyenler için, Japon uzmanlara göre ufak miktarlarda yenen altının kalp damar sağlığına iyi geldiğinden uzun yaşam için önemli olduğu söyleniyor.

1- Altın Tozlu Cappuccino

Şöyle cebimize göre altınlı bir kahve içelim derseniz, altın tozlu cappuccino tam da size göre! Dubai’deki Emirates Hotel’de servis edilen bu kahvenin üzerine 24 ayar altın altın tozu serpilerek servis ediliyor. Bu lezzeti uyguna deneyelim derseniz fiyatı 45$.

2- Altınlı Bagel

Kahvaltıda sabah simidimi altınlı alırım diyenler için New York’ta Times Square’de bulunan bir otelde tanesi 1000$’a bu lezzet sizi bekliyor.

3- Çikolatalı altınlı jambon

Tatlı ve tuzlu nasıl olacak bir arada derseniz, farklı jambon çeşitlerini bir arada satan Baconery’de bu çikolatalı jambonu bulabilirsiniz. Üstüne bir tutam da altın yaprağı eklensin derseniz, 40$ ödeyerek tadabilirsiniz.

4- Altınlı Burger

New Yorklu food truck sahibi biraz da lüksü abartanlar için dalga geçmek amacıyla dünyanın en pahalı burgerini yapmış. Dünyanın en pahalı eti olan Kobe etinin üzerine, havyar, trüf yağı ve ıstakoz eklenerek bunları şampanya ve Gravyer peynirli sos ile birleştirip üzerine altın yaprakları eklenen burgerin günahı ise sadece 666$.

5- Altın Puro

Teknik olarak, puro yenen bir şey değil ancak, havam olsun çevremdekiler altından purom olduğunu görsün dersen 25 kat 24-ayar altın yapraklarıyla kaplanmış bu özel purolara tanesi 200$’dan sahip olmak mümkün. Altın yavaş yandığından küller de altın tozuna dönüşüyor.


6- Altınlı Sushi

Sushi severleri de unutmayalım. Bu yemeği daha da özel kılmak için 5 parça California Sushi Roll’e 2750$ ödeyerek sahip olabiliyoruz.

Bize altın değil, lezzetli “gurme” yemekler lazım derseniz sizleri böyle alalım.

Atatürk’ün Sevdiği Yemekler

Her 10 Kasım’da Atatürk’ü özlemle anarken, onu biraz daha yakından tanımak için Atatürk’ün sevdiği yemekleri ve sofrasındaki detayları sizlerle paylaşmak istedik.

Çok yemek yemeyi sevmediği bilinen, Atatürk’ün bilinen en önemli özelliği yemekleri tek başına yemeyi sevmemesi olarak anlatıyor Atatürk’ün aşçısı Halit Atay. En sevdiği yemeklerden biri olan kuru fasulyeye Mustafa Kemal “Yağlı Fasulye” demiş. Bu yemeğe olan alışkanlığının ve “Çocukluktan ve liseden alışkanlık” dediği biliniyor. Neredeyse çok az uyuyan, bol bol kitap okuyan Atatürk çay ve sütlü kahveyi sıklıkla tüketirmiş. Sofrasında çatal bıçağın doğru yerleştirilmesine dikkat eder, mutlaka masasında tebeşir, kitaplar ve silgi bulundururmuş.

Burun kıvırdığımız bamyanın özellikle de etli bamyanın Paşa’nın sofrasında özel bir yeri varmış. Kuşkonmazı ilk defa bir seyahatinde denemiş ve beğenmesi üzerine tohumunu getirerek kendisi bizzat yetiştirmiş. Kuşkonmazı en çok “haşlanmış” olarak severmiş. Sofradan aç kalkmaya özen gösteren Atatürk, davet ettiği misafirleriyle birlikte onları ağırlamayı sever, mutlaka sofraya buyur edermiş. Akşam yemeklerinde misafirleriyle devlet ve ülke meseleleri hakkında yoğun sohbet etme dalarmış.

Köşkün aşçısı Istakozdan, kılıç balığına kadar tüm yemekleri özenle sunduklarını yemeyeceğini bilseler bile en sevdiği etsiz kuru fasulyeyi her zaman hazır ettiklerini anlatıyor. Tatlılar konusunda pek iştahı olmayan Atatürk’ün özellikle hastalığa yakalandığı dönemde İrmik Helvası istediği biliniyor. Ölmeden önce son isteğinin Enginar yemek olduğu bilinen Paşa’nın, İstanbul’da bulunamayıp Hatay’dan getirilmeye çalışılan enginarı yemesi “derin uykusuna” dalması sebebiyle nasip olmamış.

O’NU ÖZLEMLE ANIYORUZ…

Kaynak

Hastalıklar Sizden Korksun!

Sonbahar ve ani mevsim değişiklikleriyle birlikte grip ve soğuk algınlığı gibi gündelik hayatımızı olumsuz etkileyen mikrobik hastalıklar kapımıza dayandı. Kendimizi yorgun hissettiğimiz, iştahsızlığa ve halsizliğe sebep olan bu hastalıklardan korunmak için uzmanlar antioksidan sebze ve meyve tüketimimizi artırmamızı öneriyor.

Peki nedir bu “antioksidan”?

Antioksidanlar, kalbimizi korur, kanser riskini azaltır ve kolestrolü düşürmeye yardımcı olurlar. Özellikle sigara içenler, şeker hastaları ve kalp damar hastalıkları olanların antioksidan alımına özen göstermesi gerekiyor.

İşte mucizevi antioksidan bakımından zengin sebze ve meyveler:

1- Havuç:
Havuç ve havuç suyu harika bir A vitamini kaynağıdır. A vitamini özellikle karaciğer için çok faydalıdır. Aantioksidan özelliği taşıması sebebiyle kanın temizlenmesi ve kalp sağlığı için de havuç tüketiminin artırılması uzmanlar tarafından önerilmektedir.

2- Brokoli:
A ve C vitaminleri açısından zengin olan brokoli bağışıklık sistemimizi güçlendirerek vücudun hastalıklara karşı direncini artırmaktadır.

3- Soğan, Sarımsak:
Kokusunu duyunca kaçtığımız soğan, sarımsak aslında doktorların baş tacı. Hastalıkların bir numaralı düşmanı olan soğan ve sarımsağın mutlaka tüketilmesi gerekiyor.

4- Kara Lahana:
Beyaz lahanaya göre daha yüksek antioksidan oranı içeren kara lahana, mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruyan maddeler içerir.

5- Pancar:
Cildi güzelleştirmesiyle bilinen kırmızı pancarın faydalarını saymakla bitmiyor. Yüksek tansiyon, böbrek taşı problemi ve mide sorunları yaşayanların kırmızı pancar tüketmesini öneren uzmanlar, pancarın çok haşlanarak vitaminlerinin öldürülmemesi için de uyarıyor.

6- Kırmızı Meyveler:
Çilek, mürdüm eriği, kiraz, kızılcık ve böğürtlen gibi meyveler E ve C vitamini açısından zengin olması sebebiyle cildin en büyük dostu. Yine kırmızı meyvelerden olan nar da bir vitamin deposu. Uzmanlar yaz-kış kırmızı meyvelerin tüketilmesi konusunda bizleri uyarıyor.

7- Ceviz, Fındık, Badem:
Sağlıklı atıştırmalık denince ilk akla gelen ceviz, fındık ve badem Omega-3 açısından oldukça zengin birer besin kaynağı. Uzmanlar düzenli kuruyemiş tüketimini önerse de her gün bir avuçtan fazla yememeye özen göstermemiz gerekiyor.

Annelerimizin Aşçılar Günü Kutlu Olsun!

Her yıl WACS (Dünya Aşçılar Birliği) tarafından 20 Ekim Uluslararası Aşçılar Günü olarak kutlanıyor. Doğru beslenmenin önemi, gelişmekte olan gastronomi kültürü, aşçıların hayatımızdaki önemi gibi konular öne çıkarken, bizler de evimizin “en değerli aşçıları” olan annelerimizi unutmak istemedik.

Tüm Annelerimizin Aşçılar Günü Kutlu Olsun!

Bu özel günde Annem uğraşmasın, ev yemeğimiz Meal Box’tan gelsin derseniz, lezzetli, sıcacık yemeklerimizle sizleri böyle alalım isteriz.

DİYET YAPANLARIN DOĞRU BİLDİĞİ 4 YANLIŞ!

Beslenme konusunda her geçen gün yeni bilgiler ortaya çıkıyor. Birçok kişi ortaya atılan yeni bilgiler yüzünden ne yiyeceğine, nasıl besleneceğine, hangi vakitlerde ne tüketeceğine bir türlü karar verebilmiş değil. Hal böyle olunca ortada bir sürü bilgi kirliliği meydana geliyor. Peki! Nedir bu doğru bilinip de yapılan yanlışlar?

Diyet yaparken yağ tüketilmemeli midir?

Vücudumuza yağlarında önemli bir rol oynadığını unutmayalım! Diyetlerinde hiç yağ kullanmayan kişilerde; A, D, K ve E vitamini eksikliği görülmüştür.  Metabolizma düzeninin bozulmaması için bir miktar yağ tüketimi uzmanlar tarafından önerilir.

Karbonhidratsız beslenmek zayıflatır mı?

Birçok diyet programlarında ya da bireysel yapılan diyetlerde karbonhidrat içeren besinler asla tüketilmez. Oysaki bu tamamıyla yanlıştır. İnsan vücudunun karbonhidrat alımına her zaman ihtiyacı vardır.

Öğün atlamak kilo vermeye yardımcı olur!

Yapılan en büyük hatalardan bir tanesi de yapılan diyetlerde öğün atlamanın kilo vermeye yardımcı olduğudur. Sağlıklı kilo vermek isteyenler ara öğünleri mutlaka kaçırmamalılar. Küçük porsiyonlardan oluşan kuruyemişlerle (badem,ceviz), meyvelerle geçirebilirler.

Aşırı su içmek zayıflatır!

Diyet yapanların en çok güvendikleri şey sudur. Çok fazla su içerek daha çabuk zayıflanılacağı sanılır. Ne demiş atalarımız: Her şeyin fazlası zarar! Böbreklerin dışarı atamayacağı kadar su içmek, toksit etkisi yaratır. Uzmanların önerdiği şekilde günde 2-3lt su içilmesi uygun olur.

Herkese daha sağlıklı ve daha doğru bir diyet programı dileriz:)