Kategori arşivi: Mutfak Sırları

5 DAKİKADA HAZIRLANACAK ENFES EV YAPIMI SMOOTHİE TARİFİ

Yaz mevsimi bize enfes meyveler sunuyor. Böyle olunca sahillerde en popüler içecekler leziz meyvelerden yapılan Smoothie’ler oluyor. Bu yaz tatile çıkamayanları da düşündük ve yapımı oldukça pratik birbirinden lezzetli Smoothie tarifleri hazırladık. Üstelik renkleriyle enerji ve canlılık veriyor.

Mutluluk abidesi Çilekli Smoothie

Gerekli Malzemeler;

  • 1 fincan çilek
  • Yarım fincan az yağlı yoğurt ya da süt
  • 4buz küpü

Tüm malzemeleri blendardan geçirin. Bol vitaminli ve lezzetli içeceğiniz hazır!

Şeftalili Smoothie

Malzemeler:

  • 1 adet orta büyüklükte şeftali
  • 1/2 bardak yağsız süt
  • 30 gr yağsız yoğurt
  • Buz küpleri

Şeftaliyi küp şeklinde doğrayın. Doğradğınız şeftalileri süt ve buz küpleriyle birlikte blenderdan geçirin. Vitamin ve potasyum deposu içeceğinizi sıcak yaz günlerinizde keyifle tüketin.

Ekşi sevenlerin hayran kalacağı Kivili Smoothie

Malzemeler

  • 4-5 adet kivi
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı vanilyalı dondurma
  • 4 adet buz küpü

Bütün kivileri yuvarlak şekilde doğrayın. Doğradıktan sonra bütün malzemeleri blendardan geçirin. İsteğe göre üzerini 2-3 adet muz parçalarıyla süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun:)

FIRINDA SEBZELİ TAVUK TARİFİ

Fırında yemek yapmanın en büyük avantajı, içi ve dışının aynı derecede pişirilmesidir. Böylece pişirmiş olduğunuz yemeklerde bölgesel yanıklar oluşmaz. Fırında yapılan yemeklerde daha az yağ kullanıldığı için yaz ayları için hafif bir yemektir.

Yapımı oldukça kolay olan fırında sebzeli tavuk, yanında pilavla servis edebileceğiniz basit bir ana yemek tarifi. Misafirler için de kısa sürede hazırlayabilirsiniz. Yanına pilav ve ayran da oldu mu tadından yenmez 🙂

Gerekli Malzemeler

  1. 1 adet bütün tavuk
  2. 2 adet kabak
  3. 2 adet patates
  4. 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  5. 2 yemek kaşı domates salçası
  6. 2 adet yeşilbiber
  7. 2 adet kuru soğan
  8. 1 adet su bardağı bezelye ya da konserve
  9. 1 adet havuç
  10. Kekik
  11. Pul biber
  12. Tuz
  13. Karabiber
  14. Kimyon

Hazırlanışı

Öncelikle tavuğunuzu yıkayın ve iyice kurulayın. Daha sonra tavuğun etrafında kuru yer kalmayacak şekilde zeytinyağı ile yağlayın. 1 adet soğanı 4’e bölün ve iki parçasını tavuğun içine yerleştirin. Daha iştah açıcı bir görüntü için tavuğun derisi ile etinin arasına tereyağı sıkıştırabilirsiniz. Ardından tavuğunuzu tuz, karabiber ve istediğiniz baharatlarla tatlandırıp tepsinin ortasına yerleştirin.

Bezelye hariç tüm sebzeleri kuşbaşından biraz daha büyükçe doğrayın ve bir kabın içinde birleştirin. Kaba, zeytinyağı, tuz, karabiber ve diğer baharatları ekleyin ve sebzelerle harmanlayın. Tatlandırdığınız sebzeleri tavuğun etrafına yerleştirin. Tepsiyi önceden 200 derecede ısıttığınız fırına verin. Aynı anda bezelyeleri kaynayan tuzlu suda 10 dakika haşlayın ve süzdürün. Tavuk 50 dakika fırında piştikten sonra bezelyeleri ilave edin. Tavuk iyice kızarmaya başladığında fırından alın ve 10 dakika dinlenmeye bırakın. Üzerini maydanozla süsleyip sıcak olarak servis yapın. Afiyet olsun 🙂

Bu kadar zahmete ne gerek var diyenleri de düşündük; birbirinden lezzetli ve sağlıklı fırın yemekleri pişirdik. Menülerimize göz atmak için sizi böyle alalım.

FİLM DEYİP GEÇME KARNIN ACIKIR

Harika bir hafta sonu planı, ayaklarımızı uzatıp film izlemek. Mutluluk işte bu kadar basit.

Film alternatifi bol, bize sadece seçmesi kalıyor. Ancak ne olursa olsun filmlerdeki o yemeklere siz de kitleniyorsunuz değil mi? Kadın orada büyük bir dramanın eşiğinde ama siz onun önündeki makarnaya odaklanıyorsunuz. Başka bir filmde kahramanımız sevdiği adamı geri kazanmaya çalışıyor ama o da ne, önündeki tatlılar… Yemekler tarafından baştan çıkarılışlarımız sizi kötü hissettirmesin; bunlar bizi acıktıran filmler.Herkes kendi listesini yapsın, bu hafta sonu ayaklarımızı uzatıp en sevdiğimiz filmleri seyredip acıkacağız.
Biz listemizi yaptık, buyurun buradan acıkalım.

Çikolata ( Chocolat – 2000)
İsmini duyup güzel bir film olmayacağını düşünmek mümkün değil. Filmimiz kızıyla küçük bir kasabaya gelen bir kadının hayatını anlatıyor. Bu sırada aşkı da bulacaktır. Kahramanımız bir sürü şeyi yaşar ama bizim aklımızda o çikolataların yapılışı kalır. Haydi itiraf edin, acı biberli çikolatayı filmi izledikten sonra denemek istemedik mi?

Aşk Tarifi ( No Reservation – 2007)
Kate, iyi bir restoranda başarılı bir aşçıdır, olaylar birbirini takip eder ve artık küçük yeğeninin vasiyeti ona kalmıştır. Tüm bunlarla baş ederken mutfakta çalışmaya yeni başlayan Nick güzel şefimize her zaman destek olur. Ve sonunda ta taam mutlu son.

Film baştan sonra leziz yemeklerle dolu ancak en ulaşılabilir ve ağız sulandıran, şu an kalkıp yapmam lazım dediğimiz şey Nick’in küçük kız yemek yemiyor diye onun için yaptığı makarnaydı.

Hımm düşündüm de evet o makarna… Acıktık mı?! Daha devam ediyoruz ama…

Julie & Julia (Julie & Julia – 2009)
Filmin içine serpiştirilmiş birçok öğe var ama ben en çok iki başrol oyuncusunun kendilerini gerçekleştirme yolundaki adımlarını hayranlıkla izledim. Kısaca filmden bahsetmek gerekirse; Julie, Julia Child adında bir aşçıya hayrandır ve yolunu bulmaya çalıştığı biz zamanda, 1 sene boyunca her gün kitabında yer alan yemekleri pişirecektir. O pişirecek biz ise midemizin gurultusuyla baş başa kalacağızdır. Her gün birbirinden lezzetli, yaptığı yemekleri görerek biraz da gaza geleceğiz; “Ben de yaparım” diyeceğiz ama sonra nerede yiyebileceğimizi araştıracağız.

Ratatuy (Ratatouille – 2007)
Fransa’da, harika bir mutfakta geçen filmde yemek yapmayı beceremeyen bir aşçı çırağı ve yemek yapmayı tutkusu haline getiren bir farenin mutfaktaki dostluğunu izliyoruz. Fransız mutfağını görüp acıkmamak elde değil ama en çok o “ratatuy” aklımızda. Film biter bitmez bu yemek nedir, ne değildir diye Google’ladık ama yazamadık. Neyse ki Fransızcadan Türkçeye çevrilen isim akıllarımızda yerini aldı.

Şimdi elleri görelim, yeteri kadar acıkıp “Çok güzel filmdi ama şu an güzel bir yemek olsa da yesek!” diyenler! İşte o an, tam Meal Box’tan sipariş verme zamanı. Bir tıkla ya da arayarak… O filmlerde gördükleriniz kadar lezzetli ve çeşitli.

Afiyet olsun.
Bu arada bir daha filme başlamadan önce sipariş verin siz. Hem yiyin hem izleyin.

İyi Pilav Yapmanın Püf Noktaları

Çoğu kişi için pilav yapmak tam bir kabustur. Ya pilav lapa olur ya da pişmemiş… Aslında pilav yapmanın gerekli püf noktalarını bildikten sonra pilav yapmak çok kolaydır.

Toplumumuzda pilavı tane tane, güzel pişmiş olanın bütün yemeklerinin de güzel olacağına inanılır. Misafir ağırlarken oluşturulan menülerde her zaman pilava yer verilir.

Öyleyse iyi pilavı nasıl yapabilliriz?

  • Öncelikle pirincinizi iyi seçmelisiniz. Pilav yapmak için kullanacağınız en iyi pirinç çeşidi baldo pirinçtir.
  • Pirincinizi seçtikten sonra kullanacağınız miktara karar verin ve pirincinizi ılık su il ıslatın. Suya biraz tuz ekleyin. 40 dk. kadar ılık suda pirincinizi bekletin.
  • Pirincinizi sıcak suda beklettikten sonra nişastası gidip suyun rengi berrak olana kadar 2-3 defa yıkayın ve suyunu süzün.
  • Pilav yapmak için olabildiğince yayvan bir tencere tercih edin. Derin ve dar bir tencerede pilav, yeri dar olduğu için yeteri kadar açılmaz veya sıkışıp birbirine yapışır. Seçeceğiniz tencere teflon veya seramik olursa pilavınız daha güzel olur.
  • En lezzetli pilav tereyağı ile yapılan pilavdır. Eğer sağlıksal bir sorununuz yoksa pilavınızı yaparken tereyağı kullanın. Eğer tereyağı sağlınızı etkiliyorsa zeytinyağı da kullanabiliriniz. Yarı zeytinyağ, yarı tereyağı kullanarak da yapabilirsiniz tabii…
  • Pilavınızı pirinciniz cam gibi olana dek kavurun. Pirincinizi kavurma işlemi pilavınızın tane tane olması açısından çok önemlidir. Eriyen tereyağınıza süzdüğünüz pirincinizi ekleyin ve iyice kavurun.
  • Kavurma işlemi sırasında tahta kaşık kullanın.
  • Pilavınıza arpa şehriye eklemek isterseniz pirinçten önce şehriyenizi kavurmalısınız.
  • Ölçünüz önemlidir. Kavurma işleminden sonra en önemli konu kullanılan pirince ne kadar su ekleyeceğinizdir. Bazı kişiler 1’e 2 oranda ölçü kullanır. Ancak 1 bardak pirince 2 bardak su koyarsanız pilavınız lapa olur. Tavsiyemiz 1 bardak pirince 1,5 bardak su kullanmanızdır.
  • Pilava ekleyeceğiniz su sıcak olmalıdır. Daha lezzetli bir pilav için su yerine tavuk veya et suyu da kullanabilirsiniz.
  • Limon suyu… Çoğu kişi limon suyunu pirincin daha beyaz olması için pişme suyuna ekler. Ancak bu uygulama eskiden esmer pirinç kullanıldığı için pirinci beyazlaştırmak adına uygulanan bir yöntemdir. Günümüzde kullandığımız pirinçler oldukça beyazdır. Yine de dilerseniz sıcak suyu pirince ekleyince 1-2 damla da limon suyu ekleyebilirsiniz.
  • Pilavınıza sıcak suyu ekledikten sonra tuzunu ve limon suyunuda ekleyip 1 kere karıştırın ve kapağını kapatarak kısık ateşte pişmesini bekleyin.
  • Pilavınız pişerken tencerenin kapağını asla açmayın.
  • Pilavınız piştikten sonra altını kapatın ve en az 20 dakika kadar demlendirin.

Pilavınız servise hazır…

“Pilav yapmakla uğraşamam.” ya da “Ne kadar uğraşsam da pilavı bir türlü tutturamıyorum..” diye düşünüyorsanız nohutlu pirinç pilavımızı ya da domatesli bulgur pilavımızı deneyebilirsiniz.

 

 

 

Mükemmel Omletler Yapmanın Püf Noktaları

Omlet, Japonya’dan, Amerika’ya kadar dünyanın pek çok yerinde yumurtadan yapılan bir yemek çeşididir. Omlet, tavada tereyağı eritilerek üzerine çırpılmış yumurtanın dökülmesi ile yapılır. Daha çok kahvaltılarda tercih edilse de doğru malzemelerle çok güzel bir öğle veya akşam yemeği olabilir.

Hepimiz az çok omlet yapmayı biliyoruzdur. Yine de bazen işler ters gider ve omletimizin sonu hüsranla biter. Mükemmel Omletler Yapmanın Püf Noktaları yazısına devam et

Yiyecekleri Buzdolabına Nasıl Yerleştirmeliyiz?

Aldığımız yiyecekleri buz dolabına doğru yerleştirmememiz, yiyeceklerin zamanından önce bozulup bakteri üretmemesi açısından oldukça önemlidir. Özellikle süt, yoğurt, yumurta ve et gibi hayvansal ürünler en çok bozulma riski taşıyan yiyeceklerdir.

Hepimizin de bildiği gibi buzdolabı içerisindeki raflar arasında sıcaklık farkı vardır. En üst raflar en soğuk olanlardır ve aşağı indikçe bu soğukluk azalır. Bu yüzden bakteri üretebilecek riskli gıdalar her zaman en üste koyulmalıdır.

Peki hangi rafa hangi yiyecek yerleştirmeli?

Bakteri üreten yiyecekleri en üst raflara koyacağımız için en üste et ürünlerini, ikinci rafa süt ürünlerini, bir sonraki rafa yemekleri ve en alt rafa da sebze ve meyveleri koymak en doğru yerleştirme şekli olacaktır.

Çoğumuz marketten ya da pazardan aldığımız sebzeleri ve meyveleri poşetleriyle buzdolabına yerleştiririz. Aslında sebzeleri ve meyveleri poşetinden çıkartıp da buzdolabına yerleştirmemiz daha doğru olur. Çünkü poşetten aldığımız sebze ve meyvelere sürekli poşetten bir plastik geçişi vardır. Bu da sağlığımızı olumsuz yönde etkileyecektir.

Yumurtayı ise eve gelir gelmez buzdolabı kapağında bulunan yumurtalık kısmına yerleştiririz. Halbuki düşününürseniz yumurtanın kabuğunda bir çok bakteri vardır. Sonuç olarak yumurta tavuktan çıkar. Bu yüzden yumurtaların yanına koyacağınız herhangi bir besin, yumurta üzerinde bulunan bakterilerle temas eder. Aynı zamanda yumurtanın üzerinde bulunan gözenekler etraftaki kokuları da içine çeker. Bu da yumurtanın daha çabuk bozulmasına neden olur. Bu yüzden yumurtayı her zaman kendi kapalı kutusunda saklamalıyız ve yumurtaya dokunduğumuzda mutlaka ellerimizi yıkamalıyız.

Buzdolabında saklama konusunda en çok yapılan yanlışlardan biri de kullanılan saklama kutularıdır. Siz de boşalan dondurma, yoğurt kabı gibi kutuları değerlendirmeyi düşünerek artan yiyeceklerinizi bu kaplarda mı saklıyorsunuz? Saklamayın! Çünkü dondurma veya yoğurt kabının üzerindeki son kullanma tarihi aynı zamanda kabın kullanımının da son kullanma tarihidir. Bu tarihten sonra kabı yiyeceklere kullanmaya devam etmeniz halinde yiyeceklere plastik geçişi olacaktır.

Her ne kadar kırılabilir olsa da yiyecekleri saklamak için en sağlıklı kap cam kaplardır. Bu yüzden ister buzdolabında ister dışarıda olsun sağlık açısından her zaman cam kaplar kullanmalıyız.

 

 

Lezzetli Bir Trileçe Yapmanın 7 Püf Noktası

Son zamanlarda en popüler tatlılardan biri olan trileçe, ülkemize balkanlardan gelmiştir. Her ne kadar hepimiz balkanlardan geldiğine inansak da trileçenin ana vatanı Güney Amerika olduğu söylenmektedir. Bilginin kesin olup olmadığını bilmemekle beraber kelime aslında İspanyolca kökenlidir. Tres ve Leches kelimelerinin birleşmesiyle oluşan bu isim İspanyolca 3 sütlü anlamına gelmektedir. Manda, inek ve keçi sütünden meydana gelen 3 süt, aslında bu tatlının lezzetinin nereden geldiğini açıkça bize göstermektedir. Şimdi gelin bu güzel ve lezzetli tatlıyı yaparken dikkat etmemiz gereken noktalara beraber bakalım.

  1. Farklı sütler kullanın.

Yukarıda belirttiğimiz gibi bu tatlıya lezzet verecek en temel nokta kullandığınız sütlerin 3 farklı türde olmasıdır. Manda, inek ve keçi sütünü birlikte kullandığınız zaman tatlınız daha lezzetli olacaktır.

  1. Yumurtanın ve şekerin iyice birbirine karıştığından emin olun.

Kek harcını hazırlarken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta; şeker ve yumurtanın krema kıvamına gelene kadar iyice çırpılmasıdır. Daha sonra diğer malzemeleri de ekleyebilirsiniz.

  1. Kek kalıbını yağlamayın.

Genellikle kalıba kek harcını dökmeden önce kalıbın içi biraz yağlanır. Ama trileçe için bu kural geçerli değil. Harcı dökeceğiniz kalıbın içini yağlamamakta fayda var.

  1. Şerbeti kaynatmayın.

Genellikle hamur tatlılarından alışkın olduğumuz şerbet kaynatma işlemini trileçe için yapmayın. Soğuk olarak hazırlayacağınız şerbette dikkat etmeniz gereken tek nokta şekeri iyice sütte eritmenizdir.

  1. Buzdolabında en az 5 saat bekletin.

Sosunu da döktükten sonra trileçenizi en az 5 saat buzdolabında soğumaya bırakın. Bu şekilde trileçeniz daha lezzetli olacaktır.

  1. Karameli yaparken şekeri iyice eritin.

Karamel sosunu hazırlarken tavaya önce şekeri alın, iyice eriyene kadar kavurduğunuza emin olduktan sonra tereyağını ve kremayı ekleyin.

  1. Karamel sosunu daha sonra üzerin dökün.

Trileçe tatlısının kekini şerbetle buluşturduktan sonra bir süre buzdolabında karamel sossuz bekletin. Bunun sebebi ise, kekin üzerinde fazla köpük kalabilme olasılığının olmasıdır. Bu köpüğü bir kaşık yardımıyla alın ve daha sonra karameli kekle buluşturun.

İyi Bir Köfte Yapmanın 10 Püf Noktası

Hangimiz sevmeyiz ki köfteyi? Köfte-patates kızartması kutlamaya değer bir olay olduğunda veya kendinizi şımartmak istediğinizde her zaman ne yesem sorusuna verilen en iyi cevaptır. Her ne kadar kalorisi bol olsa da lezzeti de bir o kadar fazla olan bu yemeği lezzetli hale getirmenin yollarını sizin için derledik. İşte lezzetli bir köfte yapmanın 10 püf noktası:

  1. Kıyma seçimine özen gösterin.

Lezzetli bir köftenin en temel noktası; kullandığınız kıymadır. Bildiğiniz kasap veya marketlerden aldığınız kıymanın yağlı bir kıyma olması gerekir. Eğer ki yağsız bir kıyma alırsanız köfteniz kuru olur ve lezzetli bir şekilde pişmez. Ya da çok yağlı alırsanız pişerken küçülür ve lezzeti kaybolur. Bu yüzden kasabınıza köftelik kıyma almak istediğinizi özellikle belirtin.

  1. Ekmek içi dağılmamasını sağlar.

Her ne kadar bazı yörelerde köfte harcının içine ekmek içi konmasa da köftenin toparlanması ve pişerken dağılmaması adına 1/3 oranında ıslatılmış ekmek içi koymakta fayda var. Islatılmış ekmeğin içini tekrar sıkarak harca katmayı unutmayın.

  1. Soğansız köfte olmaz.

Bütün yemeklerde olduğu gibi soğansız bir köfte de düşünülemez. Genellikle soğanları yemeklere katarken bıçakla kesmemiz söylense de köfte için durum tam tersi. Köfteye soğanınızı katmadan önce ya rondodan geçirin ya da rendeleyin. Soğanın suyu bu şekilde açığa çıkacak ve köfteye lezzet verecektir.

  1. Yumurta veya süt koyun.

Genellikle yumurta konması tavsiye edilse de yumurtanın kokusunu sevmeyenler için önerimiz 1 yemek kaşığı süt. Etiniz bu şekilde daha yumuşak ve daha lezzetli olacaktır.

  1. Baharatsız bir köfte tamamlanmamış bir şiir gibidir.

Bütün bu malzemelerden sonra geriye kalan tek şey ise baharatlar… Tuzu, karabiberi ve kimyonu da ekleyerek köftenize son dokunuşu verir ve yoğurmaya hazır hale getirirsiniz.

  1. Biraz tarçın farklı bir tat verecektir.

Bildiğimiz baharatlar dışında bir çimdik tarçın her yemeğe olduğu gibi köfteye de hoş ve güzel bir koku verecektir.

  1. Köfteyi yoğurduktan sonra bir süre dinlendirin.

Bütün malzemeleri karıştırdıktan sonra köftenizi en az 10 dakika yoğurun. Sonrasında birazcık köfteyi buzdolabında dinlendirin ve elinizle köfteleri küçük parçalara ayırın ve bu şekilde pişirin.

  1. Yağın kızmasını bekleyin.

Köfteleri tavaya atmadan önce yağı iyice kızdırın. Bu şekilde köfteler yağ çekmeyecektir.

  1. Harlı ateşte pişirmeyin.

Her ne kadar yağı kızdırmak için harlı bir ateşe ihtiyacınız olsa da köfteleri tavaya attıktan sonra ocağın altını orta ateşe getirin ve kızartın. Bu şekilde hem içinin hem de dışının dengeli pişmesini sağlayacaksınız.

10. Kızartırken çatalla çevirmeyin.

Her ne kadar çatalla çevirmek gibi bir âdetimiz olsa da bunu yapmayın. Köftelerinizin her bir yüzeyini ortalama 3-4 dakika pişirin ve maşa ile çevirin. Bu şekilde köfteniz daha sulu ve lezzetli olacaktır.

Güzel bir köfte için eğer bu kadar işlem zor geldiyse veya yapmaya üşendiyseniz bırakın Meal Box köfte lezzetlerini sizin için kapınıza kadar getirsin.

Köfteniz şimdiden afiyet olsun.

 

Yiyeceklere ve Yemeklere Ne Zaman Tuz Koymalıyız?

Kimimiz yemeğin başında, kimimiz de en son ocağın altını kapatırken koyarız yemeklerin tuzunu. Ancak herşeyde olduğu gibi tuz koymada da doğru zamanlama önemli… Söz konusu olan yiyeceğimiz et ise 1-4 saat öncesinden tuzlama yapmamız gerekir. Çünkü eti tuzladıktan yarım saat sonra et suyunu salar, ardından protein lifleri gevşer ve tuzlu suyunu geri alır. Böylece et piştiği zaman daha yumuşak, lezzetli ve sulu olur. Sulu tuzlama yani salamura da benzer bir sonuç verir. Yaklaşık her 4 litre suya yarım ölçü kabı tuz eklenir ve tuz ozmos yoluyla etin hücre yapısını değiştirerek daha fazla su emmesini sağlar. Yiyeceklere ve Yemeklere Ne Zaman Tuz Koymalıyız? yazısına devam et

İyi Bir Mangal-Barbekü Nasıl Yapılır?

Geçen hafta sonu İstanbul Anadolu Yakası sahilleri tamamıyla mangal kokularıyla sarılıydı. Ufak bir yeşil alan bulan herkes mangalını kurmuş ve piknik yapıyordu. Biz de bu güzel kokulardan ilham alarak iyi bir mangal ya da yabancıların deyişiyle barbekü (BBQ) nasıl yapılır sizin için araştırdık.

Mangalınıza Ön Hazırlık Yapmakta Fayda Var

Kullanacağınız kırmızı et veya tavuk etini bir gece öncesinden soslamak etleri daha lezzetli hale getirecektir. Diğer bir nokta ise mangalı yaparken kullanacağınız aparatlar… Mangalı yakarken hem vakit kazanmak hem de bütün kömürlerin tam olarak pişmesini sağlamak istiyorsanız yanınıza sac boru almayı kesinlikle unutmayın. Arada ateşin harlanmasını sağlamak için de bir yelpaze veya kalın bir karton yanınıza almanız iyi olacaktır. Ama hepsinden önemlisiyse iyi bir kömür seçimidir. İthal kömürleri mangal yaparken kullanmamak mangalınızın süresini uzatacaktır. Diğer bir husus ise pikniğe giderken ihtiyacınız olan diğer malzemeler… Bu malzemelerin de neler olduğunu yazımızda bulabilirsiniz.

İyi Bir Mangal-Barbekü Nasıl Yapılır? yazısına devam et