Kategori arşivi: Mutfak Sırları

Yılbaşı Gecesi Nelere Dikkat Etmeliyiz?

 

Yılın tüm stresini sevdiklerimizle birlikte eğlenerek atacağımız yılbaşı gecesine geri sayım başladı. Planınız ne olursa olsun, bu gecede alkol almayı düşünenler için, yeni yılın ilk sabahına daha enerjik uyanabilmek ve kalori dengesini koruyabilmek adına birkaç önerimiz var. 

  • 1 kadeh rakı (tek) : 197 kcal
  • 1 şişe bira (33 cl) : 142 kcal
  • 1 kadeh tekila (50 ml) : 70 kcal
  • 1 kadeh viski: 250 kcal
  • 1 kadeh votka : 231 kcal
  • 1 kadeh beyaz şarap (120 ml) : 98 kcal
  • 1 kadeh margarita (90 ml) : 98 kca
  • 1 kadeh şampanya (100 ml) : 126 kcal

Kalori değerlerinde de gördüğünüz gibi rakı, votka ve viski gibi yüksek alkol ve kalori içeriklerini tüketmek yerine şarap, şampanya, bira gibi düşük alkol oranına sahip düşük kalorili içkileri tercih etmek, gece boyunca alacağımız kalori miktarının minimum düzeyde tutulmasında etkili olacaktır. Bu oran kadınlar için 2 kadeh, erkekler için ise 3 kadeh olarak sınırlandırılabilir.

Tüketeceğiniz alkolü mümkünse 1 saatten erken bitirmemeye çalışın. Tercihiniz tek cins alkolden yana olsun ve unutmayın, içerisine ekleyeceğiniz buz, alkolü seyreltip etkisini minimuma indirecektir.

Alkol tüketimi ile birlikte su tüketiminizi de artırmanız gerekmektedir. İçilen her alkollü içkiden sonra mutlaka 1 bardak da su tüketmeye özen gösterin.

Gece yatmadan önce tüketebildiğiniz kadar çok su içmeye çalışın. Alkol etkisi ile bünyemiz oldukça su kaybetmektedir ve bu eksiği mümkün olduğunca erken tamamlamamız ertesi gün yaşayacağımız baş ağrısı, hazımsızlık, bitkinlik durumlarının önlenmesinde etkili olacaktır.

Alkolün yiyeceklerle birlikte alınması midede daha uzun süre kalmasına etki eder, dolayısıyla kana daha geç karışır. Aç karnına alkol tüketirseniz alkolden daha fazla etkilenirsiniz.

Ertesi gün hazımsızlık, mide bulantısı, kan şekeri yükselmesi gibi problemlerle karşılaşmamak için tükettiğimiz alkol ve zengin yılbaşı sofrasında ne kadar kontrollü olabildiğimiz önemli. Hazımsızlık ve şişkinliği önlemek için lokmalarınızın mümkün oldukça küçük olmasına ve yavaş tüketilmesine dikkat edin.

Akşam tüketim miktarımız artış göstereceği için gün içinde aç kalma fikri tamamiyle yanlıştır. Çünkü vücudumuz aç kaldığı süreçte besinleri yakmak yerine depolama eğilimi gösterir. Kan şekeri düşüklüğünün ve yemek sonrası aşırı yükselmelerin önlenmesi adına düşük kalorili 1-2 porsiyon meyve tüketilebilir.

Patlıcan ezmesi ve yoğurtlu havuç gibi mezeler görece daha rahat tüketilebilir. Fakat unutmayın ki porsiyon kontrolü hala çok önemli, tadımlık düzeyde kalıp 2. tabağa geçmemek doğru bir yöntem olabilir. ☺

Alkol ile birlikte tükettiğiniz besinlerin cinsine de dikkat etmek önemli. Yağlı ve tuzlu besinlerden; fazla kalorili sos, cips ve kuruyemiş seçeneklerinden uzak durmaya çalışmakta fayda var. Bunların yerine limon suyu ve yoğurt içerikli soslar, havuç ve salatalık dilimleri, meyve veya fındık tüketebilirsiniz.

Peynir, salam, mayonezli mezeler yüksek kalori içerdiği için ordövr tabağında yer alan bu besinlerin yarısı veya 1/3 ü tüketilebilir. Kalsiyum ve protein içeriği yüksek yoğurt, ayran, yoğurtlu mezeler ve süt ürünleri; vitamin,  posa ve mineral içeriği yüksek salata ve zeytinyağlı sebzeler de yine tüketilebilir. Kırmızı et tüketilecekse ızgara, buğulama ya da haşlama şeklinde hazırlanmış olmasına dikkat edilmelidir. Tatlı tüketimi yapacaksanız hamur içerikli şerbetli tatlılar yerine, hakkınızı sütlü tatlılar, meyveli tatlılar veya meyveden yana kullanın.

Mümkün olduğunca çok dans edin! Hareket durumumuz ne kadar artış gösterirse porsiyon kontrolü sağlamamız o kadar mümkün olacak ve kendimizi diyet- sağlıklı beslenme sürecinden uzaklaşmış hissetmeyeceğiz.

Tüm bu etkileri hafifletmek, vücudumuzu toksinlerden arındırmak ve fazla ödemi atabilmek için  sonraki günlerde detoks süreci çok daha olumlu olacaktır.

Tüm bu tavsiyeleri uygulayarak konforlu ve mutlu bir yeni yıl akşamı geçirebilirsiniz. Şimdiden mutlu yıllar dileriz!

5 DAKİKADA HAZIRLANACAK ENFES EV YAPIMI SMOOTHİE TARİFİ

Yaz mevsimi bize enfes meyveler sunuyor. Böyle olunca sahillerde en popüler içecekler leziz meyvelerden yapılan Smoothie’ler oluyor. Bu yaz tatile çıkamayanları da düşündük ve yapımı oldukça pratik birbirinden lezzetli Smoothie tarifleri hazırladık. Üstelik renkleriyle enerji ve canlılık veriyor.

Mutluluk abidesi Çilekli Smoothie

Gerekli Malzemeler;

  • 1 fincan çilek
  • Yarım fincan az yağlı yoğurt ya da süt
  • 4buz küpü

Tüm malzemeleri blendardan geçirin. Bol vitaminli ve lezzetli içeceğiniz hazır!

Şeftalili Smoothie

Malzemeler:

  • 1 adet orta büyüklükte şeftali
  • 1/2 bardak yağsız süt
  • 30 gr yağsız yoğurt
  • Buz küpleri

Şeftaliyi küp şeklinde doğrayın. Doğradğınız şeftalileri süt ve buz küpleriyle birlikte blenderdan geçirin. Vitamin ve potasyum deposu içeceğinizi sıcak yaz günlerinizde keyifle tüketin.

Ekşi sevenlerin hayran kalacağı Kivili Smoothie

Malzemeler

  • 4-5 adet kivi
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı vanilyalı dondurma
  • 4 adet buz küpü

Bütün kivileri yuvarlak şekilde doğrayın. Doğradıktan sonra bütün malzemeleri blendardan geçirin. İsteğe göre üzerini 2-3 adet muz parçalarıyla süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun:)

FIRINDA SEBZELİ TAVUK TARİFİ

Fırında yemek yapmanın en büyük avantajı, içi ve dışının aynı derecede pişirilmesidir. Böylece pişirmiş olduğunuz yemeklerde bölgesel yanıklar oluşmaz. Fırında yapılan yemeklerde daha az yağ kullanıldığı için yaz ayları için hafif bir yemektir.

Yapımı oldukça kolay olan fırında sebzeli tavuk, yanında pilavla servis edebileceğiniz basit bir ana yemek tarifi. Misafirler için de kısa sürede hazırlayabilirsiniz. Yanına pilav ve ayran da oldu mu tadından yenmez 🙂

Gerekli Malzemeler

  1. 1 adet bütün tavuk
  2. 2 adet kabak
  3. 2 adet patates
  4. 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  5. 2 yemek kaşı domates salçası
  6. 2 adet yeşilbiber
  7. 2 adet kuru soğan
  8. 1 adet su bardağı bezelye ya da konserve
  9. 1 adet havuç
  10. Kekik
  11. Pul biber
  12. Tuz
  13. Karabiber
  14. Kimyon

Hazırlanışı

Öncelikle tavuğunuzu yıkayın ve iyice kurulayın. Daha sonra tavuğun etrafında kuru yer kalmayacak şekilde zeytinyağı ile yağlayın. 1 adet soğanı 4’e bölün ve iki parçasını tavuğun içine yerleştirin. Daha iştah açıcı bir görüntü için tavuğun derisi ile etinin arasına tereyağı sıkıştırabilirsiniz. Ardından tavuğunuzu tuz, karabiber ve istediğiniz baharatlarla tatlandırıp tepsinin ortasına yerleştirin.

Bezelye hariç tüm sebzeleri kuşbaşından biraz daha büyükçe doğrayın ve bir kabın içinde birleştirin. Kaba, zeytinyağı, tuz, karabiber ve diğer baharatları ekleyin ve sebzelerle harmanlayın. Tatlandırdığınız sebzeleri tavuğun etrafına yerleştirin. Tepsiyi önceden 200 derecede ısıttığınız fırına verin. Aynı anda bezelyeleri kaynayan tuzlu suda 10 dakika haşlayın ve süzdürün. Tavuk 50 dakika fırında piştikten sonra bezelyeleri ilave edin. Tavuk iyice kızarmaya başladığında fırından alın ve 10 dakika dinlenmeye bırakın. Üzerini maydanozla süsleyip sıcak olarak servis yapın. Afiyet olsun 🙂

Bu kadar zahmete ne gerek var diyenleri de düşündük; birbirinden lezzetli ve sağlıklı fırın yemekleri pişirdik. Menülerimize göz atmak için sizi böyle alalım.

FİLM DEYİP GEÇME KARNIN ACIKIR

Harika bir hafta sonu planı, ayaklarımızı uzatıp film izlemek. Mutluluk işte bu kadar basit.

Film alternatifi bol, bize sadece seçmesi kalıyor. Ancak ne olursa olsun filmlerdeki o yemeklere siz de kitleniyorsunuz değil mi? Kadın orada büyük bir dramanın eşiğinde ama siz onun önündeki makarnaya odaklanıyorsunuz. Başka bir filmde kahramanımız sevdiği adamı geri kazanmaya çalışıyor ama o da ne, önündeki tatlılar… Yemekler tarafından baştan çıkarılışlarımız sizi kötü hissettirmesin; bunlar bizi acıktıran filmler.Herkes kendi listesini yapsın, bu hafta sonu ayaklarımızı uzatıp en sevdiğimiz filmleri seyredip acıkacağız.
Biz listemizi yaptık, buyurun buradan acıkalım.

Çikolata ( Chocolat – 2000)
İsmini duyup güzel bir film olmayacağını düşünmek mümkün değil. Filmimiz kızıyla küçük bir kasabaya gelen bir kadının hayatını anlatıyor. Bu sırada aşkı da bulacaktır. Kahramanımız bir sürü şeyi yaşar ama bizim aklımızda o çikolataların yapılışı kalır. Haydi itiraf edin, acı biberli çikolatayı filmi izledikten sonra denemek istemedik mi?

Aşk Tarifi ( No Reservation – 2007)
Kate, iyi bir restoranda başarılı bir aşçıdır, olaylar birbirini takip eder ve artık küçük yeğeninin vasiyeti ona kalmıştır. Tüm bunlarla baş ederken mutfakta çalışmaya yeni başlayan Nick güzel şefimize her zaman destek olur. Ve sonunda ta taam mutlu son.

Film baştan sonra leziz yemeklerle dolu ancak en ulaşılabilir ve ağız sulandıran, şu an kalkıp yapmam lazım dediğimiz şey Nick’in küçük kız yemek yemiyor diye onun için yaptığı makarnaydı.

Hımm düşündüm de evet o makarna… Acıktık mı?! Daha devam ediyoruz ama…

Julie & Julia (Julie & Julia – 2009)
Filmin içine serpiştirilmiş birçok öğe var ama ben en çok iki başrol oyuncusunun kendilerini gerçekleştirme yolundaki adımlarını hayranlıkla izledim. Kısaca filmden bahsetmek gerekirse; Julie, Julia Child adında bir aşçıya hayrandır ve yolunu bulmaya çalıştığı biz zamanda, 1 sene boyunca her gün kitabında yer alan yemekleri pişirecektir. O pişirecek biz ise midemizin gurultusuyla baş başa kalacağızdır. Her gün birbirinden lezzetli, yaptığı yemekleri görerek biraz da gaza geleceğiz; “Ben de yaparım” diyeceğiz ama sonra nerede yiyebileceğimizi araştıracağız.

Ratatuy (Ratatouille – 2007)
Fransa’da, harika bir mutfakta geçen filmde yemek yapmayı beceremeyen bir aşçı çırağı ve yemek yapmayı tutkusu haline getiren bir farenin mutfaktaki dostluğunu izliyoruz. Fransız mutfağını görüp acıkmamak elde değil ama en çok o “ratatuy” aklımızda. Film biter bitmez bu yemek nedir, ne değildir diye Google’ladık ama yazamadık. Neyse ki Fransızcadan Türkçeye çevrilen isim akıllarımızda yerini aldı.

Şimdi elleri görelim, yeteri kadar acıkıp “Çok güzel filmdi ama şu an güzel bir yemek olsa da yesek!” diyenler! İşte o an, tam Meal Box’tan sipariş verme zamanı. Bir tıkla ya da arayarak… O filmlerde gördükleriniz kadar lezzetli ve çeşitli.

Afiyet olsun.
Bu arada bir daha filme başlamadan önce sipariş verin siz. Hem yiyin hem izleyin.

İyi Pilav Yapmanın Püf Noktaları

Çoğu kişi için pilav yapmak tam bir kabustur. Ya pilav lapa olur ya da pişmemiş… Aslında pilav yapmanın gerekli püf noktalarını bildikten sonra pilav yapmak çok kolaydır.

Toplumumuzda pilavı tane tane, güzel pişmiş olanın bütün yemeklerinin de güzel olacağına inanılır. Misafir ağırlarken oluşturulan menülerde her zaman pilava yer verilir.

Öyleyse iyi pilavı nasıl yapabilliriz?

  • Öncelikle pirincinizi iyi seçmelisiniz. Pilav yapmak için kullanacağınız en iyi pirinç çeşidi baldo pirinçtir.
  • Pirincinizi seçtikten sonra kullanacağınız miktara karar verin ve pirincinizi ılık su il ıslatın. Suya biraz tuz ekleyin. 40 dk. kadar ılık suda pirincinizi bekletin.
  • Pirincinizi sıcak suda beklettikten sonra nişastası gidip suyun rengi berrak olana kadar 2-3 defa yıkayın ve suyunu süzün.
  • Pilav yapmak için olabildiğince yayvan bir tencere tercih edin. Derin ve dar bir tencerede pilav, yeri dar olduğu için yeteri kadar açılmaz veya sıkışıp birbirine yapışır. Seçeceğiniz tencere teflon veya seramik olursa pilavınız daha güzel olur.
  • En lezzetli pilav tereyağı ile yapılan pilavdır. Eğer sağlıksal bir sorununuz yoksa pilavınızı yaparken tereyağı kullanın. Eğer tereyağı sağlınızı etkiliyorsa zeytinyağı da kullanabiliriniz. Yarı zeytinyağ, yarı tereyağı kullanarak da yapabilirsiniz tabii…
  • Pilavınızı pirinciniz cam gibi olana dek kavurun. Pirincinizi kavurma işlemi pilavınızın tane tane olması açısından çok önemlidir. Eriyen tereyağınıza süzdüğünüz pirincinizi ekleyin ve iyice kavurun.
  • Kavurma işlemi sırasında tahta kaşık kullanın.
  • Pilavınıza arpa şehriye eklemek isterseniz pirinçten önce şehriyenizi kavurmalısınız.
  • Ölçünüz önemlidir. Kavurma işleminden sonra en önemli konu kullanılan pirince ne kadar su ekleyeceğinizdir. Bazı kişiler 1’e 2 oranda ölçü kullanır. Ancak 1 bardak pirince 2 bardak su koyarsanız pilavınız lapa olur. Tavsiyemiz 1 bardak pirince 1,5 bardak su kullanmanızdır.
  • Pilava ekleyeceğiniz su sıcak olmalıdır. Daha lezzetli bir pilav için su yerine tavuk veya et suyu da kullanabilirsiniz.
  • Limon suyu… Çoğu kişi limon suyunu pirincin daha beyaz olması için pişme suyuna ekler. Ancak bu uygulama eskiden esmer pirinç kullanıldığı için pirinci beyazlaştırmak adına uygulanan bir yöntemdir. Günümüzde kullandığımız pirinçler oldukça beyazdır. Yine de dilerseniz sıcak suyu pirince ekleyince 1-2 damla da limon suyu ekleyebilirsiniz.
  • Pilavınıza sıcak suyu ekledikten sonra tuzunu ve limon suyunuda ekleyip 1 kere karıştırın ve kapağını kapatarak kısık ateşte pişmesini bekleyin.
  • Pilavınız pişerken tencerenin kapağını asla açmayın.
  • Pilavınız piştikten sonra altını kapatın ve en az 20 dakika kadar demlendirin.

Pilavınız servise hazır…

“Pilav yapmakla uğraşamam.” ya da “Ne kadar uğraşsam da pilavı bir türlü tutturamıyorum..” diye düşünüyorsanız nohutlu pirinç pilavımızı ya da domatesli bulgur pilavımızı deneyebilirsiniz.