Kategori arşivi: Yemek Kültürü

NOHUTA BAYILANLARIN SEVDİĞİ MEZE: HUMUS

Humus, sevmeyenlerin bile sonradan bayılarak yediği nohut, tayin, limon suyu ve karabiber karışımından oluşan harika bir meze çeşidi. Birçoğumuzun ekmek arasına sürdüğü ve yemeklerimize bol keseden bandığı humusun tarihine gelin birlikte bakalım.

Üzerine birçok tartışma çıksa da humus, nohut ve tahine sarımsak, limon suyu, tuz, zeytinyağı ve kırmızıbiber eklenerek yapılan bir Ortadoğu mezesidir. Humus kelimesinin Arapçada nohut anlamına gelmesi ve Suriye’de Humus kentinin bulunması durumu özetliyor. Kökeni Ortadoğu olsa da Hatay ve Mersin yemeklerinde sofraların vazgeçilmezidir. Özellikle Ortadoğu bölgesinde kahvaltılık olarak tüketilse de Avrupa ve Amerika’da çok sık tüketilen bir meze çeşidi haline gelmiştir. Hatta Amerika’da özellikle cipsle birlikte tüketilen bir meze haline gelmiştir. Böylelikle her kültürde farklılaşarak zenginleşmiş ve damak tatlarına göre çeşitlenmiştir.

Henüz denememiş ya da denemiş iseniz hazırladığımız enfes humus mezemize buradan ulaşabilirsiniz. Şimdiden afiyet olsun. 🙂

CEVİZ VE BADEMİN HAYAT KURTARAN FAYDALARI

Ceviz, insan beynine benzerliği nedeniyle alay konusu olsa da zihin açtığı ve beyni geliştirdiği yadsınamaz bir gerçek. Ceviz, ağırlığının büyük bir bölümünü içerdiği yağlardan alır. Ancak bu yağlar doymamış yağlardan oluştuğundan endişelenmeye gerek yok.

Düzenli ve bilinçli kullanımında insan sağlığına birçok yönde fayda sağlamaktadır. Kalp rahatsızlıklarından, kolesterolün dengelenmesine, zekâ gelişiminden, kemiklerin güçlenmesine kadar birçok faydası bulunmaktadır.

Ayrıca ceviz, içerdiği yüksek Omega 3 yağları ile kalp ritmini düzenler ve kalp krizi riskini yüksek seviyede engeller. Günlük ortalama 3 ile 4 adet ceviz yiyen kişi Omega 3 yağının büyük bir çoğunluğunu almış olur.

Uzmanlara göre düzenli ceviz tüketimi kanser hücrelerine zarar veriyor ve dolayısıyla kansere yakalanma riskini azaltıyor.

Ceviz aynı zamanda saç ve cilt bakımı için de çok faydalı bir besin kaynağıdır. Cildin yenilenmesini ve canlı kalmasını sağlar. Özellikle ceviz yağı saç bakımında da oldukça etkilidir. Yüksek oranda Omega 3 ve Omega 6 içerdiğinden saç köklerini güçlendirirken saç dökülmesini önlemeye yardımcı olur. Saç tellerini güçlendirir ve büyümeyi hızlandırır.

 Badem

Badem de ceviz kadar oldukça faydalı bir besin. Yüksek kalitede protein kaynağıdır. Özellikle protein alamayan kişiler için badem yemeleri uzmanlar tarafından önerilir. İçerdiği yüksek doymuş yağ oranıyla kolesterolü düşürmek için önerilen besinler arasındadır.

Badem, uzmanlar tarafından kalp sağlığının korunması için önerilen gıdalar arasında yer alır. Bunun temel sebebi antioksidan bakımından oldukça zengin olmasıdır.

Bademin öne çıkan diğer faydalarından birisi de diyabet hastalarının kan şekerini dengeliyor oluşudur. Bir avuç badem yiyerek kan şekerini dengeleyebilirsiniz.

Uzmanlar, meyvelerin bademle birlikte tüketiminin glisemik indeksi düşüreceğinden daha uzun süre tok kalınabileceğini söylüyor.

FİLM DEYİP GEÇME KARNIN ACIKIR

Harika bir hafta sonu planı, ayaklarımızı uzatıp film izlemek. Mutluluk işte bu kadar basit.

Film alternatifi bol, bize sadece seçmesi kalıyor. Ancak ne olursa olsun filmlerdeki o yemeklere siz de kitleniyorsunuz değil mi? Kadın orada büyük bir dramanın eşiğinde ama siz onun önündeki makarnaya odaklanıyorsunuz. Başka bir filmde kahramanımız sevdiği adamı geri kazanmaya çalışıyor ama o da ne, önündeki tatlılar… Yemekler tarafından baştan çıkarılışlarımız sizi kötü hissettirmesin; bunlar bizi acıktıran filmler.Herkes kendi listesini yapsın, bu hafta sonu ayaklarımızı uzatıp en sevdiğimiz filmleri seyredip acıkacağız.
Biz listemizi yaptık, buyurun buradan acıkalım.

Çikolata ( Chocolat – 2000)
İsmini duyup güzel bir film olmayacağını düşünmek mümkün değil. Filmimiz kızıyla küçük bir kasabaya gelen bir kadının hayatını anlatıyor. Bu sırada aşkı da bulacaktır. Kahramanımız bir sürü şeyi yaşar ama bizim aklımızda o çikolataların yapılışı kalır. Haydi itiraf edin, acı biberli çikolatayı filmi izledikten sonra denemek istemedik mi?

Aşk Tarifi ( No Reservation – 2007)
Kate, iyi bir restoranda başarılı bir aşçıdır, olaylar birbirini takip eder ve artık küçük yeğeninin vasiyeti ona kalmıştır. Tüm bunlarla baş ederken mutfakta çalışmaya yeni başlayan Nick güzel şefimize her zaman destek olur. Ve sonunda ta taam mutlu son.

Film baştan sonra leziz yemeklerle dolu ancak en ulaşılabilir ve ağız sulandıran, şu an kalkıp yapmam lazım dediğimiz şey Nick’in küçük kız yemek yemiyor diye onun için yaptığı makarnaydı.

Hımm düşündüm de evet o makarna… Acıktık mı?! Daha devam ediyoruz ama…

Julie & Julia (Julie & Julia – 2009)
Filmin içine serpiştirilmiş birçok öğe var ama ben en çok iki başrol oyuncusunun kendilerini gerçekleştirme yolundaki adımlarını hayranlıkla izledim. Kısaca filmden bahsetmek gerekirse; Julie, Julia Child adında bir aşçıya hayrandır ve yolunu bulmaya çalıştığı biz zamanda, 1 sene boyunca her gün kitabında yer alan yemekleri pişirecektir. O pişirecek biz ise midemizin gurultusuyla baş başa kalacağızdır. Her gün birbirinden lezzetli, yaptığı yemekleri görerek biraz da gaza geleceğiz; “Ben de yaparım” diyeceğiz ama sonra nerede yiyebileceğimizi araştıracağız.

Ratatuy (Ratatouille – 2007)
Fransa’da, harika bir mutfakta geçen filmde yemek yapmayı beceremeyen bir aşçı çırağı ve yemek yapmayı tutkusu haline getiren bir farenin mutfaktaki dostluğunu izliyoruz. Fransız mutfağını görüp acıkmamak elde değil ama en çok o “ratatuy” aklımızda. Film biter bitmez bu yemek nedir, ne değildir diye Google’ladık ama yazamadık. Neyse ki Fransızcadan Türkçeye çevrilen isim akıllarımızda yerini aldı.

Şimdi elleri görelim, yeteri kadar acıkıp “Çok güzel filmdi ama şu an güzel bir yemek olsa da yesek!” diyenler! İşte o an, tam Meal Box’tan sipariş verme zamanı. Bir tıkla ya da arayarak… O filmlerde gördükleriniz kadar lezzetli ve çeşitli.

Afiyet olsun.
Bu arada bir daha filme başlamadan önce sipariş verin siz. Hem yiyin hem izleyin.

ABONEYİM ABONESİN ABONE

Modern zaman bize, kazandırdığı öğretileriyle sınırsız, mobil ve hızlı olmayı aşılasa da her anlamda devamlılık ve sürekli çözümlerden de uzak kalamıyoruz.

Çok sevdiğimiz cafeye devamlı gitmemiz, her ay okuduğumuz dergiyle yarattığımız rutinimiz. Onsuz yapamadığımız ama bir türlü devam edemediğimiz spor salonlarımız.

Tüm bunlar aslında bizi abonelik sistemine götürüyor.

Biz 21. yüzyıl insanları özgür abonelere dönüşüyoruz. Peki abone kimdir? Birçok yerde tanım kısa ve öz; bir hizmet ya da ürünü sürekli olarak almak için anlaşma yapan kişi olarak geçiyor. Abonelik ise bu hizmeti alma hali.

Abonelik sistemi de günümüzün mobil ve hızlı hayatına uyum sağladı. Oturduğumuz yerden kısa bir form ve kredi kartı ile aylık hizmeti dakikada almak mümkün. İşte bu pratiklik bizi özgür kılıyor. Bu dakikalık hizmete dergi ya da spor salonlarının üyeliğinin dışında yemek sektörü de eklendi. Üstelik büyüyerek de devam ediyor. Bunun en önemli sebepleri arasında insanların zamansızlıklarından bir adım sonralarını bile hesaplamak istemeleri.

Yemek sektörünün abonelik sistemindeki en can alıcı kısmı ise zahmetsiz sağlıklı ve sıcak yemeğe ulaşma kısmı. Bu sayede tüketici bugün ne yiyeceğim derdinden de kurtulup içine sindiği gibi beslenebiliyor.

Meal Box’ın yeni hizmeti abone menü ise, abonelik sisteminde aranan özgürlüğü sunuyor. Örneğin zamanlama tamamen sizin tercihinize uygun; ister haftalık, ister aylık satın alım yapabilirsiniz. Dahası, abone menünüzü öğle ya da akşam yemeği olarak çeşitlendirebilir hatta arada kendinize gün atlama şansı vererek esnetebilirsiniz bile. Özellikle çalışan sayısı az ama bir o kadar da dinamik ofislerin taleplerine yönelik geliştirilen bu hizmet sayesinde öğle yemeğinizi istediğiniz zaman tüketebilirsiniz – ısıyı üç saate kadar koruyan özel kutular sayesinde bitmek bilmeyen toplantılar yüzünden aç kalmak tarih oluyor 🙂
Hayatımızı seçimlerimiz ve zamansızlıklarımız üzerine kuruyorken bu sisteme karşı koymak ne haddimize! Siz de bizim gibi düşünüyorsanız, sağlıklı, lezzetli ve dengeli abone menü seçimleri için sizi böyle alalım!

 

 

 

 

KEYİFLİ SOFRALARIN BAŞ TACI: ŞALGAM SUYU

Günümüzde pek çok insan sağlığa zararlı yiyecek ve içeceklerden uzaklaşarak; yöresel ve faydalı lezzetlere hızlı bir geri dönüş yaşıyor. Kültürümüzde özel bir yeri olan şalgam suyu da ağız tadını bilenler için leziz bir eşlikçi olarak sofralarda yerini alıyor. Anavatanı Adana olsa da artık yalnızca güney illerinde değil tüm Türkiye’de hatta birçok yabancı ülkede tüketiliyor.

Turpgiller ailesinden olan şalgam bitkisinden yapılan şalgam suyu; bulgur mayası ve mor havucu da içinde bulundurmasıyla mucizevi bir karışım haline geliyor. Kırmızı renkli ve ekşimsi tatlı olan bu içecek acılı ve acısız olarak mevcut. Adana’da her mevsim sokakta satılan ve yiyecekten bağımsız da tüketilen şalgam suyu özellikle et yemeklerinin, mezelerin ve fasıllı sofraların vazgeçilmez içeceğidir. Neşeli kahkahaları artırıcı etkiye sahip olduğu da düşünülmektedir. 🙂

Şalgam suyunun tercih edilmesinin en büyük nedenlerine bakacak olursak, iştah açıcı lezzetinin yanında sağlığa olumlu etkileri olmasıdır. Vücuttaki toksinlerin atılmasında önemli rol oynayan şalgam suyu, etkili bir antioksidan kaynağıdır. Sindirimi kolaylaştıran etkisi yanında birçok mide rahatsızlığına iyi gelir. Bulgur mayası, karışımın içindeki şekeri parçalayarak; az kalorili ve şeker hastalarının da rahatlıkla tüketebileceği bir içecek haline getirir.

Sinirleri yatıştırıcı etkiye sahip bu içecek, keyifli aile ve arkadaş toplantılarında; geleneksel Türk mutfağı lezzetleriyle bezenmiş sofraların baş tacıdır. %100 doğal ve el yapımı leziz bir şalgam suyu içmek isterseniz; acılı ve acısız seçenekleriyle Ali Göde Şalgam Suları Meal Box’ta sizi bekliyor!

So, keep calm and drink şalgam! 🙂

BİZE TAVUĞU SEVDİREN SOSLAR

Tavuk severler için dünya mutfağından bizlere ulaşmış soslu tavuk yemekleri vazgeçilmezler arasındadır. Bu yemekleri yerken kalori konusundaki endişelerinizi bir kenara bırakıp, tat alma duygularınızı dinlemenin keyfini yaşayabilirsiniz. Elbette sosların dünyası çok zengin ama bazıları, tavuk ile adeta güzel bir müzik eşliğinde dans ediyor. Biz de bu sos camiasına bir göz atalım dedik.

Beşamel Sos

Birçok yemek ile yakışan, Fransa’nın en meşhur sosu, beşameli sevmeyen var mıdır bilemiyoruz. Tereyağ, un ve sütün kıvamlı birleşimine tuz ve karabiber ekleyerek bu sosu kolayca hazırlayabilirsiniz. Bu lezzet karışımını ‘küçük Hindistan cevizi’ diye bilinen muskat rendeleyerek tamamlayabilirsiniz. Üzerini beşamel sos ile süslediğiniz tavuk parçalarını fırınladığınızda tadına doyamayacağınız bir lezzet ortaya çıkacak.

Köri Sos

Hint baharatları arasından dünya mutfağına girmiş olan körinin, etkili bir antioksidan olmasından tutun da kanserden koruması gibi önemli faydaları vardır. Benzersiz tadıyla iştah açıcı etkiye sahip olan bu baharat karışımı sanki tavuğa bir hediye niteliğindedir. Mantar, kapya ve çarliston biberlerle pişen göğüs etini köri sos ile birleştirdiğinizde harika bir yemek elde edebilirsiniz. Dilerseniz köri sosun başrolde olduğu bu yemeği Meal Box’tan da deneyebilirsiniz. (Köri Soslu Mantarlı Tavuk)

Tatlı Ekşi Sos

Uzak Doğu mutfağının karakteristik soslarından biri olan; hem tatlı hem ekşi bu leziz sosu hazırlamak için ananas suyu, sirke, nişasta ve esmer şekere ihtiyacınız olacak. Özellikle tavuk parçaları ile aynı boyda doğranmış ananas, biber ve soğanın tatlı ekşi sos ile buluşması sofranıza enerji katacak. Damak zevki Uzak Doğu mutfağına uyanlar için keyifli bir deneyim olan bu yemeği, yanında noodle veya sebzeli pilav ile tercih edebilirsiniz.

Limon Sos

Özellikle fileto şeklinde hazırlanmış tavuğa, limonun hoş kokulu aromasını katan limon sos; size Akdeniz tatlarına özgü bir ferahlık hissettirecek. Limon suyu, karabiber, kapari ve jülyen doğranmış limon kabukları ile kolayca bu sosu hazırlayabilirsiniz. Mutfaklardan eksik olmayan dereotu, maydanoz ve kekikgibi faydalı bitkileri;dilerseniz ince ince kıyarak yemeğinize taze bir lezzet katmak için kullanabilirsiniz.

Soya Sos

Soya sosu için Uzak Doğu mutfağının olmazsa olmazı diyebiliriz. Yalnızca tavuk ile değil birçok farklı yemekte kullanılan bu sos, soya fasülyesinden elde edildiği için çok faydalı. Tam bir protein kaynağı olmasının yanında mineraller bakımından da çok zengin. Bazı yemeklere hiç tuz atmayıp yalnızca soya sos ile dengeleyebileceğiniz gibi, özellikle wok*ta pişirilen tavuklu ve sebzeli yemeklerde kullandığınızda aklınızda kalacaklezzetler elde edebilirsiniz.

Özellikle ne yiyeceğimize veya pişireceğimize karar veremediğimiz zamanlarda; favorilerimiz arasına girmiş soslu tavuk yemeklerinde karar kılmak mutlu olmamızı sağlayabilir. Tavuğun tadını kaybetmeden kullanılan bu soslar; hem renkleri hem de kıvamlarıyla yeme alışkanlığımızı daha zevkli hale getiriyor. Siz de soslu tavuk yemeklerini seviyorsanız, Meal Box’ın Beyaz Et Menü seçeneklerini deneyebilirsiniz.

*wok: Yapısı sebebiyle yüksek ateşte dibi tutmayan çukur ve geniş tava.

Patlıcan Yemeklerinin İlginç İsimleri

Patlıcan yemekleri, birçoğumuzun çocukken yemediği ama bir gün tadını alınca vazgeçemediği tatların başında gelir. Beşinci Yüzyıl’dan beri yetiştiği bilinen bu sebzenin, Osmanlı mutfağından günümüze gelmiş yüzlerce farklı tarifi bulunuyor. Bu tariflerin isimlerine göz atmaya başladığımızda ise bize bir gülme geliyor. 🙂 Bildiğiniz gibi, bu faydalı sebzenin başrolde olduğu yemek isimleri oldukça ilginç ve hatta komik.

İmam bayıldı, Hünkar beğendi, Karnıyarık, Ali Nazik, Babagannuş, Köpoğlu, Şakşuka, Musakka, Patlıcan Oturtma…

Biz de, nereden gelmiş bu isimler, diye sormadan edemedik ve rivayetlerden yola çıkarak bu yemeklerden birkaçının hikayesini sizin için derledik.

ALİ NAZİK

Bir rivayete göre, Yavuz Sultan Selim’in Antep’e misafir olduğu bir dönemde, Antepliler ona yöresel bir lezzet hazırlamak isterler. Altında enfes kıvamdaki patlıcan üzerinde kıyma kaplı bu yemeği padişaha sunarlar. Yavuz Sultan Selim yemeği çok beğenir ve “Hangi eli nazik yaptı bunu?” diye sorar. O günden sonra eli nazik, ala nazik derken yemeğimizin adı “Ali Nazik” kalır.

HÜNKAR BEĞENDİ

III. Napolyon’un eşi Eugenie, Abdülaziz’i ziyarete geldiğinde özel aşçısını da yanında getirir. Yemek hazırlıkları esnasında Fransız aşçı’nın beşamel sos yaptığını gören bir Osmanlı aşçısı, bu sosa ilgi duyar ve yeni bir yemek denemesi yapmaya karar verir. Közleyip ezdiği sıcak patlıcanları sosun içine ekler, yanında kuzu etiyle birlikte padişaha ve misafirine sunmak üzere hazırlar. Bu yeni yemek, hem misafiri hem de hünkar tarafından çok beğenildiği için, o günden sonra adı “Hünkar Beğendi” olur.

İMAM BAYILDI

İmam bayıldı hakkındaki söylentilere göre ise Osmanlı döneminde bir imam, zengin bir zeytinyağı tüccarının kızıyla evlenir. Çeyizinde, şişeler dolusu zeytinyağı bulunan eşi, bir gün imama bu yağları kullandığı patlıcanlı bir yemek yapar. İmam bu zeytinyağlı leziz yemeğe bayılır ve eşinden her gün yapmasını ister. İkinci haftanın sonunda imam yemeği sofrada göremez ve şaşırır. Sonradan öğrenir ki çeyizdeki tüm zeytinyağlar tükenmiştir ve bunu anlayınca da düşüp bayılır.

Hikayeleri günümüze böyle ulaşmış, mutfağımızın zengin tatlarından sizin de canınız çekerse, menümüzdeki patlıcanlı lezzetleri deneyebilirsiniz: Hünkar Beğendi, Beğendi Yatağında Köfte, Kıymalı Patlıcan Musakka, İnce Kıyım Şakşuka 

 

Yemekten Daha Fazla Zevk Almak İçin Neler Yapabiliriz?

Hepimiz yemek yemeyi severiz. Yemek yemek için yaşadığını iddia edenler bile vardır aramızda… Hal böyle olunca yemek yerken yemekten daha fazla zevk almayı kim istemez ki?

Peki yediğimiz yemekten daha fazla tat almak için neler yapabiliriz?

  • Öncelikle sofraya mümkün olduğunca yalnız oturmayın. Kalabalıkla birlikte yenen yemek her zaman daha keyifli ve daha lezzetli gelir.
  • Daha yavaş yemek yiyin. Kimi insanlar o kadar çok hızlı yemek yer ki dilimizin üzerinde bulunan tat alma hücreleri daha yemeğin tadını hissedemeden, yemeğimiz mideye iner. Bu nedenle yemeğin tadını hissecek kadar yavaş yemek yiyin. Örneğin kaşık veya çatalınızı iki lokma arasında bir kenara koyun.
  • Yemeğinizi dışarıda yiyeceksiniz daha fazla keyif almak adına gittiğiniz mekanda bir eleştirmen olmadığınızı unutmayın. En iyi mekanlarda bile isterseniz keyfinizi kaçıracak bir şey bulabilirsiniz. İyisi mi siz sadece lezzete odaklanın, etrafa değil…
  • Yeni mekanlara gitmek, bilmediğiniz bir yemek seçmek sizi geriyorsa, bildiğiniz, daha önce lezzetini denediğiniz mekanlara gidin. Sonuç olarak yemek yemek sizin için bir işkence olmamalı…
  • Yeni bir mekana gittiyseniz ve ne alacağınıza karar veremiyorsanız, şefin en favori yemeğini sipariş edin. Muhtemelen o yemek, restoranın en iyi yemeğidir.
  • Eğer gideceğiniz restoran dünya mutfağı yemekleri yapıyorsa, mekanı önceden araştırın. Dünya mutfağı çok geniş bir kavramdır. Yiyemeyeceğiniz yemeklerle karşılaşmak istemezsiniz…
  • Lezzetli bir yemek yiyeceğim diye illa pahalı bir restorana gitmek zorunda değilsiniz. Daha ucuza daha lezzetli yemekler bulmak da mümkün. Bunun için özellikle esnaf lokantalarını deneyebilirsiniz.
  • Mekan hakkında bilgi sahibi olmak için gazete, dergilerde ve internet sitelerinde çıkan mekan eleştirilerini okuyabilirsiniz.
  • Nereye gideceğinize karar vermek için damak zevkine güvendiğiniz tanıdıklarınızın fikirlerine de başvurabilirsiniz.

Türkiye’nin Ekmek Arası Lezzetler Cenneti Olduğunun 8 Kanıtı

Ayaküstü lezzetler bizim için vazgeçilmezdir. Hepimiz her ne kadar çok sağlıklı olmadıklarını bilsek de hiçbirimiz bu yemeklere kolay kolay hayır demiyor. Ufak bir kaçamak yapmak istediğimizde ya da çabucak bir şeyler atıştırmak istediğimizde kendimizi köşe başındaki küçük bir dükkanın veya bir sokak satıcısının önünde buluveriyoruz. Birkaç dakikalığına da olsa bu ufak ama lezzeti büyük ekmek arası lezzetlerle midemize bayram ettiriyoruz. Peki bu ekmek arası lezzetler ne? Gelin beraber bakalım:

Döner Ekmek

Et veya tavuk… Ayaküstü yenmesi gerekenlerin en başında yer alan bu lezzetler, hele bir de incecik oldu mu değmeyin yiyenlerin keyfine!doner_ekmek Türkiye’nin Ekmek Arası Lezzetler Cenneti Olduğunun 8 Kanıtı yazısına devam et

Sadece Ramazan Ayında Yapabileceğiniz 7 Gelenek

“Nerede o eski ramazanlar…” diyeceğimizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz çünkü yaşanılan her dönemin farklı güzellikleri vardır ve yaşanılan her anın tadını çıkarmakta fayda var. Fakat eskiden beri süregelen adetlerimizin yaşatılması bize daha çok mutluluk vermiştir. Bu kutsal ve evlere bereket getiren ayın vazgeçilmez adetlerine gelin beraber bakalım:

Ramazan Davulcusuyla Uyanmak

Dünyamız dijitalleşse de ve çalar saatlerimiz bizi yataktan kaldırsa da mahallelerimizden geçen davulcuların söylediği manilerle bizi uykumuzdan sahur için uyandırması apayrı bir duygudur. Tabi ayın sonunda bahşişi unutmamak kaydıyla… ramazan_davulcusu

Patlayan Topla Oruç Açmak

İftarın son dakikaları en heyecanlı anlardan biridir. Topluca patlaması beklenilen o topun sabrımızın yavaş yavaş tükenmeye başladığı an patlaması hepimizi mutlu etmektedir.ramazan_topu

Büyük Aile Sofralarında Yemek Yemek

Aile büyükleriyle veya dostlarla açılan oruçlar her zaman daha farklıdır. Birlikte topun patlamasını beklemek, masadaki hoş sohbet ve yenilen güzel yemekler belki de ramazanın en sevdiğimiz anlarından biridir.ramazan_sofrasi

Hurmayla Oruç Açmak

Peygamberimizin de hurmayla oruç açtığı bilinmekle beraber hurma aynı zamanda midemiz için hafif ve sağlıklı bir başlangıçtır.hurma

Ramazan Pidesi Kuyruğuna Girmek

Ramazanda sıcak pide yemek öyle kolay değildir! Öncelikle o uzun kuyrukların zorluklarını bir tatmak gerek. Uzun kuyruğun sonunda ise sıcacık yumurtalı veya sade pide de sizin ödülünüz olacaktır. Zorlu süreç pideyi almakla bitmiyor tabiki… Hele bir de niyetliyseniz nefsinizle imtihanınız yol boyunca sürecek. Ardından o pideyi en kısa sürede evde sofrada bekleyenlere ulaştıracaksınız ve yemek sofrasına oturarak bu maceranın sonuna geleceksinizramazanpidesi_kuyrugu

Güllaç Yemek

Ramazan ayına özel pastanelerde ve fırınlarda satışa sunulan güllaç, hafif tadıyla yemek sonrası midemize bayram ettirmektedir. Uzmanlar tarafında da hamurlu tatlılara oranla daha çok önerilen güllacı evde de yapabilirsiniz.güllac

Karagöz ve Hacivat Gösterisi İzlemek

Rivayetlere göre gerçek bir hikayeden esinlenerek oluşturulan bu gölge oyunu, Osmanlı zamanında da halkın farklı sosyal ve ekonomik şartlarına ait kitleleri de temsil etmiştir. Günümüzde ise en büyük ramazan eğlencesidir.karagoz_hacivat