EY DİYET GELDİYSEN 3 KERE VUR!

Diyet şehirli insanın kutsal kelimelerinden. Her paragraf içinde, sohbetin en can alıcı noktasında yeni yıl planı arifesinde… Her yerde her zaman diyet!

Hızlı yaşam, uzun mesailer, olmayan uyku düzeni… Bunlar başlı başına bir insanı sağlıksız yapmaya yetecekken, yanlış ve dengesiz beslenme de kilo kontrolünün sağlanamamasına neden oluyor.

Ve yine şehirli insan her sorununda olduğu gibi, bunun için de bir mucize bekliyor. Forma girme yolunda her yolun mübah sayılması ise bu durumu bir kısır döngüye sokuyor. Yapılan şok diyetler, insanların kendi metabolizmasını tanımaması gibi sebepler ile forma girme hedefi, sağlıktan çok hastalığa neden oluyor. Bu durum onlarca diyet tipinin aynı anda nasıl bu kadar popüler olabildiğinin göstergesi.

Kan grubuna göre diyetten tutun da sadece sıvı alarak yapılan diyetlerin yanında protein ya da sebze ağırlıklı diyetlerde insanlar tarafından ilgi görüyor.

Ancak bunların içinden en güvenilir ve ilgi göreni kuşkusuz yiyerek formu korumak üzere olan programlar. Çünkü bu programlar yapılması gereken en önemli faktörün dengeli beslenmek olduğu anlatmaya çalışıyor insanlara. Ara öğünlerin önemini, kuralcı ve planlı olmanın sonuca etkisini açıklıyor. Egzersizi hayatımıza katmamızı hatırlatıyor.

Besinlerin faydasını da es geçmeyelim. Portakal, greyfurt, limon gibi c vitamini deposu meyvelerin yanı sıra mercimek gibi ana öğünde tüketebileceğiniz bitkisel protein kaynağı. Uzmanlar diyet yaparken mercimek tüketiminin vücuda iyi şeker gireceği için, diyete bağlı negatif semptomların görülmesini ortadan kaldırıyor.
Tüm bu bilgi havuzunun içinde derin bir nefes alıp bizim için hangisinin iyi olacağına karar vermemiz lazım, peki bunu nasıl yapacağız? Kuşkusuz kilo alımının kişiden kişiye değişecek nedenleri var; bu yüzden her şeyden önce bu nedenlerin farkında olup forma girmeye hazır olmak iyi bir başlangıç. Pek çok görüşün ortak noktası şu: Sadece yeme düzenini değiştirmek değil, fiziksel aktiviteyi de işin içine katmak gerektiğinden, değişecek yaşam şekline karşı motivasyonumuzun olması lazım. Pek tabii uzman görüşü almak da kararımızı desteklemek ve disipline girmek için önemli.

Bu arada konuyu başka bir seviyeye taşıyacak bir not; tüm dünyada gündemde olan body positivity, yani bedeninle barışık olma akımına göre, tek bir vücut tipi yok ve herkes güzel (Oley!). Dolayısıyla kilo vermek değil, sağlıklı olduğumuz / hissettiğimiz kiloda olmak / kalmak daha önemli. Ve bunun yolu da yine, düzenli beslenme ve spordan geçiyor. Düzenli ve sağlıklı beslenme için çözüm bizde; siz sporu halledin yeter 🙂

Hepimize sağlıklı kilomuzda olduğumuz, hafif ve enerjik günler!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir