kahvenin-tarihi

İlk Kahve Gurmeleri: Keçiler

Hazır İstanbul’da kahve festivali var, biz de kahvenin tarihini araştıralım dedik. Birçok kaynakta çeşitli vefarklı bilgiler olmakla beraber bu kaynakların çoğu Çoban Kaldi’nin hikayesinde birleşiyor.

Her ne kadar bu hikaye bir efsane veya rivayet gibi aktarılsa da günümüzde çoğu yiyeceğin bulunuş şeklinin enteresan bir hikayesi var.

Lafı fazla uzatmadan Çoban Kaldi ve keçilerin hikayesine dönelim.

Rivayete göre olay 575-850 seneleri arasında vuku bulur;

Etiyopyalı Çoban Kaldi, keçilerinin bir ağacın meyvesini yedikten sonra neşeli ve zıpır olduklarını ve geceleri pek uyumak istemediklerini fark eder. Bunun üzerine bu ağacın meyvelerinden toplayıp, yakında kalan Sufi dervişe gider. Kaldi’nin iddialarını saçma bulan dervis çekirdekleri önündeki ateşe atar. Sonuç tahmin ettiğiniz gibi olur. Ateşe düşen çekirdekler kavrulur ve ortalığa muhteşem bir kahve aroması yayılır.

Bu muazzam koku üzerine Kaldi ve derviş, kahve çekirdeklerinden güzel bir içecek hazırlamak için işe koyulur. Önce kavurup aromasını çıkardıkları çekirdekleri öğütür ve özlerini bırakmaları için suda kaynatırlar. Bizim bildiğimiz kahve işte böyle doğar.

Sufi derviş, tıpkı keçilerde olduğu gibi kahvenin onu uzun gece ayinlerinde uyanık ve zinde tuttuğunu fark eder. Tekkedeki diğer dervişler de bu yeni içeceği sevip benimser ve çok geçmeden kahve tüm Yemen ve Arabistan’a yayılır.

Osmanlılar zamanında da kahve gemilerle İstanbul’a getirilir. Sonrasında Avrupa’ya ve ordan da tüm Dünya’ya yol alır.

İşte kahvenin bulunuş hikayesi böyle. Bu durumda ilk kahve gurmelerinin keçiler olduğunu söyleyebiliriz. Onlar olmasaydı bugün belki de ne kahve ne de festivali olacaktı.

*Mealbox olarak İstanbul Coffe Festival‘de tüm kahve sever ziyaretçilerin aç kalmaması için standımızda sizleri hafta sonuna kadar “gurme lezzetlerimizle” ağırlamaya devam edeceğiz.

Standımıza bekleriz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir