Neden Dengeli ve Düzenli Beslenmelisiniz?

Günlük hayatımızın normal şekilde ilerlemesi için kan şekerinin belirli bir seviyede olması gerekir. Kan şekerinin seviyesindeki düşüş ve artış hayati önem taşır. Gün içerisinde alınan besinler düzenli ve yeterli miktarda tüketildiğinde kan şekeri düzeyi sabit kalır.

Vücudumuz uyku halinde bile enerji harcamaya devam eder. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği arasında geçen süre zarfında vücut bütün besinleri sindirir. Bu yüzden sabah kahvaltısı vücudun tekrar enerji üretebilmesi için gereklidir. Aksi takdirde gün içerisinde çalışırken halsizliğe, baş ağrısına, algının azalmasına ve dikkatin dağılmasına yol açabilir.

Normal bir birey yaşamını devam ettirebilmesi için 50 çeşitten fazla besin ögesine ihtiyaç duyar. Farklı yetilerimiz için farklı besinlerin tüketilmesi gerekir. Bu gereken besin ögelerinin miktarındaki değişimler vücudu olumsuz olarak etkilemektedir. Besinler az alındığında vücut enerjisinde azalma meydana gelir. Lakin aynı besinler çok alındığında ise vücutta yağ olarak depolanır. Halsizlik ve sağlık sorunlarının baş göstermemesi için gereken besinleri uygun zamanda, yeterli miktarda tüketmek gerekir.

Atalarımızın da dediği gibi; “Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur.” 🙂

 

Sevgililer Gününde Gidilmesi Gereken Muhtemel 5 Leziz Çikolatacı

giphy (12)

 

 

 

 

 

 

Tatlı krizi baş gösterdi mi ilk akla gelen şeydir çikolata. Tropik kakao ağacının çekirdekleri ve sütün muazzam buluşması sonucu ortaya çıkan bu lezzetin bağımlılık yapması muhtemeldir. Biyolojik olarak da insanı mutlu ettiği kanıtlanmıştır zaten. Biz de sevgililer gününde mutluluğunuza mutluluk katacak butik çikolatacıları sizin için sıraladık.

J’adore – Taksim
Çoğu insan için İstanbul da butik çikolatacı denilince akla gelen ilk yerdir. İçeri girince o mis gibi kakao kokusu sizi mest eder. Merdivenleri takip ederek yukarı çıktığınızda gördüğünüz şey, biraz sıkışık ve samimi bir ortamdır. Menüye bakıp çıldırmak üzereyken hangisini yiyeceğinize karar vermezsiniz. Bizim size önerimiz tabii de Oh la la Beatrice.

Valonia – Beşiktaş
Pelit pastanesi bünyesinde kurulan bu çikolata markası kısa sürede kendi dükkanını açacak kadar hızla yayıldı. Pastane-çikolatacı karışımı bu dükkan size kahvaltıdan yemeğe kadar birçok seçenek sunuyor. Ama asıl önemli olan çikolatalı tatlılar. Eğer Valoniadaysanız size önerimiz sütlü ve beyaz çikolatalı ıslak kek.

Çikolata Dükkânı – Moda
Kadıköy’ün gözdesi modanın en tatlı dükkânlarında biridir. Küçük ve sıcacık bir ortamda çikolata kokusuyla tatlınızı bitirene kadar mutluluk hormonları salgılarsınız. Menüye bakınca Asuman ve Ferhunde ile karşılaşacak ve seçim yapmak için arada kalacaksınız. Bizim tavsiyemiz, aman Asuman canım Asuman.

giphy (13)

Hümaliva – Nişantaşı
Nişantaşı’nı sık sık ziyaret edenlerin uğrak mekanıdır. Özellikle müzikleri ve dekorasyonu sizi cezbeder. Zengin çikolata yelpazesi ve değişik sunumlarıyla adeta vazgeçilmez hale geliyor. Eğer yolunuz Hümalivadan geçerse size önerimiz; Soprano ya da Allegro da olabilir. Karar veremiyoruz. 🙂

Mendel’s – Akaretler
Beşiktaş’tan Akaretler’e doğru yer alan mekanlardan geçerken hemencecik göze çarpan bir dükkan kendisi. Şirinliği ile daha dükkana adım atamadan mutlu oluyorsunuz. Çikolata yelpazesi ve ürün genişliği bu dükkanda da mevcut. Kendilerine has sunum teknikleri ile karnınızdan önce gözlerinizi duyuruyorlar. Bu mekanda bizim size önerimiz; Sizzling Brownie.
Sevgililer gününde yapılacaklar listesini tamamlamak için size tavsiyelerimiz bu şekilde. Eğer siz de mutluluğunuza mutluluk katmak istiyorsanız şimdiden afiyet olsun. #happyvalentinesday

Meal Box’a Abone Olmanın 5 Avantajı

Abonelik sistemi tüm dünyada hızla yayılmaya başlamışken bu sistemin nasıl işlediğine değinmek istedik. Abonelik sistemi adından da anlaşılacağı üzere belirli bir fiyat karşılığında bir işletmenin belirli aralıklarla size ürün veya hizmet sunması durumudur. Özellikle kalabalık şehirlerde yaşayan insanlar için belirli bir hizmet aboneliği gayet makul karşılanmakta. Bunlardan en önemlisi yemek aboneliği. Meal Box, hayati önem taşıyan bu hizmeti farklı seçeneklerle size sunuyor ve 3 çeşit sıcak gurme ev yemeğini kapınıza kadar getiriyor.. Meal Box’ın geliştirmiş olduğu abonelik sistemi ile pratik bir şekilde dengeli ve düzenli olarak beslenmeniz mümkün hale geliyor.  Peki Meal Box Abonelik sisteminin faydaları neler?

– Bugün Ne Yesek?

Saat 11 buçuğa doğru yaklaşınca ofiste bir ses yankılanır. Soruyu ilk soran bu sorumluluğu üstlenmemek için sormuştur. Çünkü her gün ofis/iş yeri çevresinde bulunan yerlerde yemekten sıkılmıştır. Meal Box bu soruya her gün farklı bir gurme lezzet ile cevap veriyor. Ay boyunca farklı lezzet ve çeşitlerde yemeklerle mideniz adeta bayram ediyor.

– Termal Kutu

Düşünün ki ofiste yoğun bir şekilde çalışıyorsunuz veya dükkanınızdan müşteri eksik olmuyor ve ne zaman ara vereceğinizi de kestiremiyorsunuz, bu durumda imdadınıza Meal Box yetişiyor. Özel termos kutularda getirdiği yemeklerin 3 saate kadar sıcak kalmasını sağlayabiliyor. Bu sayede istediğiniz zaman yemeğinizi yiyebilir ve işinize devam edebilirsiniz.

– Catering Hizmeti

Genellikle kendi plazaları olan firmalar şirket çalışanları için öğle yemeği olarak catering hizmeti sunan bir firmayla anlaşmalıdır. Fakat kendi plazası olmayan şirketler bu hizmeti maalesef ki çalışanlarına sağlayamamaktadır. Meal Box’ın abonelik sistemi ile istediğiniz süre bazında istediğiniz kadar arkadaşınızla bu sisteme dahil olabilir ve catering hizmeti alabilirsiniz.

– Hesaplı, Düzenli ve Dengeli

İş hayatınızda verimlilik için düzenli ve dengeli beslenmek şart. Fakat öğle aralarında yapılan en büyük hatalardan biri fast food alışkanlığıdır. Hızlı ama sağlıksız olan bu restoranlardan olabildiğince uzak durmanızı tavsiye ederiz. Meal Box ile günde 12,50 TL’den başlayan fiyatlarla istediğiniz süre boyunca dengeli ve düzenli beslenmek mümkün. Kalori değerleri belli olan yemeklerle hem sağlığınıza dikkat edebilir hem de tasarruf edebilirsiniz.

– Yemek Kartları

Hemen hemen her şirket, çalışanlarının yemek ihtiyacı için içerisinde aylık belirli miktarda para bulunan yemek kartı kullanmakta. Durum böyle olunca şirket çalışanları öğle aralarında  sahip oldukları yemek kartlarının geçtiği restoranları tercih etmektedirler. Meal Box’ın abonelik sistemi, yemek kartı hizmeti sunan bütün firmalar dahilinde olduğu için aboneliğinizi yemek kartı ile de gerçekleştirebilirsiniz.

Kısacası; Meal Box Aboneliği sayesinde haftalık, 2 haftalık, aylık ve 2 aylık paketleri ile düzenli, dengeli ve hesaplı beslenebilirsiniz. Ofis, iş yeri ve evlerin pratik yemek çözümü Meal Box Abonelik hakkında daha fazla bilgi almak için; https://www.mealbox.com.tr/abonelik adresini ziyaret edebilirsiniz. 🙂

Kışın En Sıcak Habercisi: Salep!

Eğer cadde üzerinde yürürken kafelerin önünde boy boy afişini görmeye başladıysanız, soğuklar bastırmış demektir. Arkadaşlarla birlikte bu soğuk havaların tadını çıkarmanın en güzel yolu salepten geçer.

Peki, salep nasıl bir bitkiden elde edilir? Salep, orkide ailesinin bir üyesidir. Toprağın altında bulunan yumruların toplanarak toz haline getirilmesi sonucu salep elde edilir. Türkiye’nin genelinde yetişebilen bir bitki salep. Ancak verimliliğin daha çok olduğu iller İzmir, Aydın, Muğla, Antalya ve çevresi, Mersin’in Silifke İlçesi, Adana, Kahramanmaraş, Kastamonu civarı, Yozgat, Van ve çevresi, Burdur ve Safranboludur.

Eğer bu soğuk havalarda dışarı çıkmaya üşenirseniz, sizin için ev usulü salep tarifi hazırladık;

Gereken malzemeler:

  • 1 litre soğuk süt
  • 1 yemek kaşığı toz salep
  • İsteğe bağlı toz şeker
  • Toz tarçın
  • İsteğe bağlı ufalanmış ceviz

Hazırlanışı:

  • Sütü geniş bir tencereye boşaltıp ocağa koyun ve kaynamaya bırakın.
  • Geniş bir kase içerisinde toz salebi ve toz şekeri karıştırın.
  • Süt kaynadıktan sonra altınızı kısın ve şekerle salep karışımınızı yavaş yavaş süte boşaltın.
  • Bu karışımı süte eklerken topaklaşmasını engellemek için tel çırpıcı ile sütü yavaş yavaş karıştırın.
  • Salep kıvam alana kadar karıştırmaya devam edin.
  • Köpük olmaya başlayınca altını kapatın ve bir kepçe yardımıyla bardaklara doldurun.
  • Üzerine toz tarçın ve isteğe göre ufalanmış ceviz ekleyerek servis edin.

 

Salep; içtikçe içi ısıtan, muhabbeti koyulaştıran ve öksürüğe çare bir mucizedir. Afiyet olsun. 🙂

Kışın Hastalıklara Karşı Adeta Çelik Kalkan olan 5 Harika Meyve!

Bildiğiniz gibi kış günlerinde hastalıklar bir türlü peşimizi bırakmaz. Otobüsler, okullar, iş yerleri gibi kalabalığın olduğu yerlerde hastalıklar çok çabuk bulaşır. Hal böyle olunca biz de çareyi kış meyvelerini bol bol tüketerek bulmaya çalışırız.

Dedik ki; havalar soğuk, hastalıklar da kapımızdaysa hangi meyveleri yiyerek kışı sapasağlam atlatırız? İşte karşınızda arşivlik liste?

1-Nar:

giphy-6

“Pazardan aldım bir tane eve geldim bin tane” bilmecesini hepimiz duymuşuzdur. İşte narın sırrı tam da burada; tane tane oluşunda. Her bir tanede şifa var. Narın faydaları ise saymakla bitmez ama içerisinde barındırdığı yararlı biyoaktif bileşenler sayesinde mükemmel bir antioksidan görevi görmektedir. Bizce bu soğuk kış günlerinde en yakın arkadaşlarınızdan birisi nar olmalı. Fakat ne yazık ki nar gerektiği kadar tüketilmiyor. Sebebi ise yenmesinin zor olması. Bizce narı portakal sıkacağında sıkabilir, suyunu da rahatlıkla içebilirsiniz. Afiyet olsun 🙂

2-Greyfurt:

giphy-10

Turunçgillerden en az rağbet gören üyelerinden birisidir belki de greyfurt. Tadının hafif acımtırak hafif ekşimsi olması nedeniyle çok tercih edilmeyen, genelde meyve suyu sıkarken araya sıkıştırılan yardımcı bir meyve gibi dursa da aslında greyfurt mükemmel bir C vitamini deposu. Grip, nezle ve soğuk algınlığına karşı vücudunuza direnç katmakla birlikte gün içerisinde enerjinizi de artırır.

3-Kivi:

giphy-8

Tüylerine dokunduğunuzda içinizi hoş eder, soyduğunuzda ise kokusu ve rengiyle gönlünüzde taht kurar. Küçük olması sizi yanıltmasın, günlük almanız gereken C vitaminin neredeyse 2 katını size sunar. Bununla da kalmaz, lif bakımından zenginliğiyle de kışın hareketsizlikten oluşan sindirim problemlerinizi çözmenizde yardımcı olur.
4-Portakal:

giphy-9

Raflara düşmesiyle birlikte kışın geldiğinin kanıtı olan meyvedir. Turunçgillerin en popüler üyesi. Bu nedenle de adeta bir C vitamini bombası. Kesinlikle her eve girmesi gereken bir şifa aracı. İster suyunu için, isterseniz dilimleyip yiyin. Kabuklarını da, eğer varsa, sobanızın üzerinde çıtır çıtır kızartıp odanızı misler gibi kokutun.

 

5-Mandalina:

giphy-11

Portakalın kardeşi olarak gördüğümüz mandalina turunçgillerin en küçük üyesi. İçinde barındırdığı A, B ve C vitamini ve mineraller sayesinde kış boyunca size destek olan bir dost niteliğinde adeta. Kolay soyulmasıyla ve yeniş bakımından her yerde her zaman tüketebilirsiniz.

Kar, ayaz, soğuk derken kışın ortasına geldik. Umarız bu zamana kadar iyi dayanmışsınızdır. Bundan sonrasını bu meyvelere bırakın, onlar ne yapacaklarını bilirler. 🙂

 

Balın Pastaya Yakıştığının En Güzel Kanıtı: Çekoslovak Güneşi

Çekoslovak Güneşi yani asıl adıyla Medovik, Avrupanın en eski ve popüler tatlılarından biridir. Medovik bir tatlıdan fazlası, bir çeşit sanat, lezzetli bir dekorasyondur. Çekoslovaklar bal kullanımı konusunda çok cömert olup, balın tatlılara şeref kattığını düşünmektedirler. Orta çağlarda çavdar unu ve pişmiş ballar ile yaptıkları tatlıları özellikle manastır ve dini törenler için hazırladıkları bilinir. Kullandıkları doğal bal sayesinde hamurlarının eşsiz bir lezzete sahip olduğu ve zamanla daha da lezzetli hale geldiği söylenir. Hatta o dönemlerde bal üreticilerinin kızları evleneceği zaman düğün hediyesi olarak bir fıçı dolusu hamur verilirmiş. Yalnız bu hamurun en büyük özelliği 30 yıla kadar dayanıklı olması. Fakat bu muhteşem olayın sırrı sadece aile fertlerine mahsus. Biz ise sırrının balda saklı olduğunu düşünüyoruz.

Peki, Medovik tatlısı nasıl yapılır merak ediyorsanız hemen yapılışına geçelim.

Malzemeler:

Hamuru için:
– 3 yumurta
– 120 gr tereyağı
– 1 çay bardağı toz şeker
– 3 yemek kaşığı doğal bal
– 1.5 paket kabartma tozu
– 4 su bardağı un

Kreması için:
– 500gr çiğ krema
– 1 su bardağı şeker
– 1 yemek kaşığı doğal bal

Kaplamak için:
– 1 su bardağı ceviz
– 50gr çikolata
– 2 yemek kaşığı süt.

Medovik Tarifi:

  • Tereyağını bir tencerede eritip ılımaya bırakın.
  • Karbonat ve doğal balı küçük bir tavaya koyun ve köpürene kadar karıştırarak pişirin.
  • Yumurta ve şekeri derin bir kaba koyup çırpın.
  • Çırpma işlemi devam ederken içerisine eritilmiş tereyağını ve bal-karbonat karışımını ekleyin.
  • Çırpma işlemini bitirdikten sonra karışımın içerisine unu ilave ederek yavaş yavaş yoğurun.
  • Yoğurma işlemini un kaybolana kadar devam ettirin.
  • Yoğurma işi bittikten sonra hamurunuzu 6 eş parçaya bölün ve yaklaşık 15 dakika dinlenmeye bırakın.
  • Hamur dinlenirken; çiğ kremayı, şekeri ve doğal balı bir kaba koyarak koyulaşana kadar karıştırın.
  • Karıştırma işi bittikten sonra kremanızı dinlendirmek için dolaba kaldırın.
  • 6 eşit parçaya böldüğünüz hamurdan birini alıp unladığınız tezgahta 24 cm çapında (tencere kapağı büyüklüğünde) olacak şekilde oklava yardımı ile açın.
  • Bu işlemi diğer parçalar için de uygulayın.
  • Fırınınızı 180 dereceye getirip belli bir süre ısıtın.
  • Isınan fırına hamurları teker teker yerleştirerek 4-5 dakika pişirin.
  • Pişirme işleminden sonra hamurlarınızı soğumaya bırakın.
  • Soğuyan hamurlarınızı tencere kapağı kullanarak yuvarlak şekilde kesin.
  • Kestiğiniz hamurlardan birini servis tabağına yerleştirin. Üzerine dolaptan çıkardığınız kremanızı sürün.
  • Sürdüğünüz kremanın üzerine ikinci hamurunuzu yerleştirin ve tekrar krema sürün.
  • Bu işlemi bütün hamurlarınız dizerek uygulayın.
  • Artan kremayı 6 katlı pastanızın üzerine ve ve yanlarına sürdükten sonra dinlendirmek üzere yaklaşık 1 saat dolaba kaldırın.
  • Pastanızın üzerini süslemek için artan hamur parçalarını ve cevizi mutfak robotu yardımıyla ufalayın.
  • Ufaladığınız parçalarla pastanın kenarını ve üstünü kaplayın.
  • Son olarak çikolata ve sütü benmari usulü eritip ılımaya bırakın.
  • Ilıyan çikolata sosuyla pastanızı dilediğiniz gibi süsleyin.

Belki 30 yıllık bir hamurun tarifini veremeyiz ama doğal balın sırrını biliyoruz. Biz tarifimizde Balparmak balını kullandık, çok lezzetli oldu. 🙂
Balparmak ürünlerini incelemek isterseniz link üzerinden de ulaşabilirsiniz.
http://www.balparmak.com.tr/

Yeni Yıla Özel Meze Tarifleri

Yeni bir sene, yeni bir umut demek. 2017’ye sayılı günler kala bu yeni yılı evde karşılayacak, misafir ağırlayacak olanlara özel yapımı kolay meze tarifleri paylaşmak istedik. Ben uğraşmayayım kapıma kadar gelsin mezeler derseniz buradan buyurun.

Sebzeli Humus

2-2,5 su bardağı haşlanmış nohut
2 diş sarımsak
1 adet limon
1 çay bardağı taze tahin
Yarım çay bardağı zeytinyağı
1 orta boy kırmızı biber
2 orta boy salatalık
1,5 tatlı kaşığı kimyon
Tuz

Tüm malzemeleri rondo veya blendera ekleyerek geçirin. Tahin pürüzsüz hale gelinceye kadar bu işleme devam edin.
Malzemelerin çok incelmesini istemezseniz önce tahini çekerek de malzemeleri üzerine ekleyebilirsiniz. Servis esnasında zeytinyağı ve maydanoz ekleyerek süsleyin.

Girit Ezmesi

100 gr tam yağlı inek ezine peyniri
2,5 yemek kaşığı lor peyniri
3 yemek kaşığı çekilmiş ceviz
3 yemek kaşığı çekilmiş antep fıstığı
1 diş sarımsak
Dereotu
3 yemek kaşığı zeytinyağı

Çatal yardımıyla peynirleri ezin. Üzerine diğer malzemeleri ekleyerek karıştırın. En son dereotunu ilave edin. Yumuşaklık için ekstra zeytinyağı ekleyebilirsiniz.

Acılı Ezme

1 adet büyük boy kırmız biber
3-4 adet domates
Yarım yemek kaşığı acı kırmızı biber salçası
Yarım demet ince kıyılmış maydanoz
1 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı kuru nane
2 diş sarımsak
Karabiber, pul biber, tuz
İsteğe göre nar ekşisi

Mutfak robotunuza soğanı, sarımsağı, kırmızı biberi ve domatesi ekleyerek çekilmesini sağlayın. Karışıma tuz, karabiber, pul biber, nane, biber salçası ve kıyılmış maydanozu ekleyerek iyice karıştırın.

Meal Box lezzet önerisi: Karışımın fazla suyunu bırakması için ortasını çukur bir şekilde bırakarak biriken suyu başka bir kaba alarak sos olarak kullanın. Servis ederken üzerine nar ekşisi ve isterseniz çekilmiş ceviz ilave edebilirsiniz.

Fırında Mantar

400 gr beyaz mantar
250 gr tereyağı
350 gr rendelenmiş kaşar peyniri
Tuz, karabiber

Mantarlar iyice yıkanıp içleri çıkarıldıktan sonra tuz tereyağı ve rendelenmiş kaşar peyniri karışımı mantarların içerisine doldurularak önceden ısıtılmış 180 derecede fırına verilir ve yaklaşık 10-15 dakika kadar pişirilir.

Fava

500 gr. kuru bakla
3 damla limon suyu
Yarım su bardağı sızma zeytinyağı
3 adet kuru soğan
8 tatlı kaşığı toz şeker
Tuz

Baklaları iyice yıkayarak bir gece evvelden limon suyu damlatarak bekletin. Ertesi gün süzdüğünüz baklaları bir kaba alın. Soğanları küp küp doğrayarak zeytinyağında 5-10 dakika çevirin. Baklaları tuz ve şeker ilave ederek soğanlı karışıma ekleyin. Karışımı 5 dakika kadar kavurup üzerine en az 2 parmak su çıkacak kadar su ilave edin. Suyunu çekmesi için orta ateşte pişirin. Karışımı sıcak halde tel süzgeçten geçirerek, servis esnasında soğuk olarak üzerinde kıyılmış dereotu ve zeytinyağı ile servis edin.

Pancar Salatası

3 adet orta boy kırmızı pancar
1 diş sarımsak
400 gr süzme/tava yoğurt
Tuz

Pancarların kabuklarını ince soyarak, ortadan ikiye bölün. 15 dakika suya koyarak haşlayın. Rendenin kalın olan tarafında rendeleyeren üzerine süzme yoğurdu veya tava yoğurdunuzu ekleyin. Rendelenmiş sarımsak ve tuzunu koyarak servis tabağına alın.

Meal Box önerisi: Lezzet ve kıvamı artırmak için ilave mayonez de kullanabilirsiniz.

Otlu Yoğurt Salatası

500 gr süzme yoğurt
6 adet küçük boy salatalık
1/4 demet semizotu
1/4 körpe ıspanak
Tereyağı
Pul Biber
Tuz

Semizotu ve ıspanakları doğrama tahtanızda doğrayın. Salatalıkları küp şeklinde doğrayın. Malzemeleri biraz daha geniş bir kaba alarak yoğurdu ve tuzu üzerine ekleyerek karıştırın. Süslemek için servis esnasında üzerine, tavada eriteceğiniz tereyağı ve pul biber ilaveli sosu gezdirin.

İzlerken Acıktıran Zalim Filmler!

İzlerken sipariş verdiren filmler vardır. Adeta yemek şölenine katılacağınız bu filmleri sizler için derledik:

Uyaralım, bu post diyet dostu değildir! 🙂

Big Night (1996) – IMDB 7,3

yemekblog

Film, İtalya’dan Amerika’ya göç etmiş iki kardeşin restoranlarında yaşanan olayları ele alırken, izleyenlere ince bir mizah sunuyor. İşlerini kurtarmak için son bir şansı kalan kardeşlerin restoranlarını ayakta tutmak için verdiği mücadeleyi bir dakika bile sıkılmadan izleyeceksiniz. Eğlence ve hüznü birarada yaşatan filmde belki de en akılda kalan sözlerden biri: “Güzel bir yemek yemek, Tanrı’ya yakın olmaktır.”

Meal Box tavsiyesi: İtalyan yemekleriyle masamızı donatmadan bu filme başlamayalım.

Food, Inc. (2008) – IMDB 7,9

Oscar’a aday gösterilmiş, yediğimiz gıdalar ile ilgili çarpıcı bilgiler içeren, keşke kurgu olsa diyeceğimiz belgesel. Büyüyen ve endüstrileşen dünya ile birlikte gıdalarımızın da kirlendiğini gözler önüne seren belgeselde iyi ki Amerika’da yaşamıyoruz dedirten sahnelerle gerçeklerle yüzleşiyoruz.

Marie Antoinette (2006) – IMDB 6,4

ma2gif

Tarihin ünlü ve sansasyonel kadın figürlerinden Avusturya Kraliçesi Marie Antoinette’in Fransız Kralıyla genç yaşta evlendirilmesi ve yaşadığı koşulları anlatıyor film. “Ekmek yoksa pasta yesinler” sözünün atfedildiği Marie Anotinette’in Versailles Saray’ında geçirdiği günleri ve dönemin siyasetini konu alan filmde bolca parti, pastalar, davetler izleyerek gözlerinizi şenlendirebilirsiniz.

The Lunchbox (2013) – IMDB 7,8

Sefertası olarak çevrilmiş Hindistan yapımı filmde, babadan oğula geçen bir “dabba” mesleği ve bu esnada gelişen tesadüfi olaylar anlatılıyor.

Bombay’de her gün 10 milyonun üzerinde sefer tası kadınlar tarafından eşlerinin iş yerlerine ulaştırılıyor. Bir gün bu taslardan biri yanlışlıkla başka bir adrese gider ve hikayemiz başlar. Gerçek ile hayal arasındaki ince çizgide gidip gelen bir umut arayışına şahit olacaksınız.

Yıl Sonuna Kadar Giriş Bedeli Almıyoruz!

Türk damak tadına uygun lezzetleri kapınıza kadar getiren Meal Box, yıl sonuna kadar anlaşması yapılacak bölgeler için franchising giriş bedeli almayacak!

Kurulduğu 2014 yılından bu yana kısa sürede İstanbul’da 20’nin üzerinde şubeye ulaşan Meal Box, şehrin gözde semtlerinde yeni franchise anlaşmaları yaparak hizmet ağını genişletmek istiyor. İstanbul’un Beylikdüzü, Halkalı, Acıbadem, Şişli, Cihangir, Pendik, Maltepe,Kartal gibi gözde semtlerinde yeni şubeler açmak isteyen Meal Box, yemeklerini herkese ulaştırmak istiyor.

Aşçı, garson olmadan restoran sektörüne yeni bir soluk getiren Meal Box’ta sadece paket servis yapan şubeler, Delivery, 52.000 TL + KDV ‘den başlayan makul demirbaş yatırım maliyetleriyle açılabiliyor. Gel-al müşteri servisi yapmak isteyen adayları da düşünen Meal Box’ta Express konseptteki tasarım ve şık dizaynlı şubeler, 142.000 TL + KDV‘den başlayan fiyatlarla açılıyor.

En az 30.000 TL teminat mektubu verebilecek yeterli finansal yatırım gücü olan girişimci ruha sahip adaylar, başlangıç ve dönemsel eğitim programlarını başarıyla tamamlayabilmeleri halinde, Meal Box’ın franchising olanaklarından faydalanmaya hak kazanacaklar. Meal Box’dan franchising almak isteyenler başvurularını buradan formu doldurarak, 0216 324 81 37 no’lu telefonu arayarak veya franchise@mealbox.com.tr adresine e-posta göndererek bayilik talebinde bulunabilirler.

Altından Yemek mi Olur Demeyin! Oluyor

Yemek yemeği seviyoruz. Hem de her çesidini. Peki yemeğimize bir tutam da lüks eklemek isteseydik, altın ekler miydik?

Bu seferki altın postu başka! Altın denince ilk aklımıza gelen bilezikler, kolyeleri bir kenara bırakalım, yenilebilir altın uzun süredir dünyanın trend radarında. Şefler bazen sadece lüks amaçlı, bazen de sadece “farklı” olmak için yemeklerinde yenilebilir altını kullanıyorlar. Nerelerde yeriz bu yemekleri, bize ne kadara olur dediğinizi duyar gibiyim. Hemen paylaşalım, sizler de “küçük” bir servete bu yemekleri tadabilirsiniz.

Altının faydası var mı diyenler için, Japon uzmanlara göre ufak miktarlarda yenen altının kalp damar sağlığına iyi geldiğinden uzun yaşam için önemli olduğu söyleniyor.

1- Altın Tozlu Cappuccino

Şöyle cebimize göre altınlı bir kahve içelim derseniz, altın tozlu cappuccino tam da size göre! Dubai’deki Emirates Hotel’de servis edilen bu kahvenin üzerine 24 ayar altın altın tozu serpilerek servis ediliyor. Bu lezzeti uyguna deneyelim derseniz fiyatı 45$.

2- Altınlı Bagel

Kahvaltıda sabah simidimi altınlı alırım diyenler için New York’ta Times Square’de bulunan bir otelde tanesi 1000$’a bu lezzet sizi bekliyor.

3- Çikolatalı altınlı jambon

Tatlı ve tuzlu nasıl olacak bir arada derseniz, farklı jambon çeşitlerini bir arada satan Baconery’de bu çikolatalı jambonu bulabilirsiniz. Üstüne bir tutam da altın yaprağı eklensin derseniz, 40$ ödeyerek tadabilirsiniz.

4- Altınlı Burger

New Yorklu food truck sahibi biraz da lüksü abartanlar için dalga geçmek amacıyla dünyanın en pahalı burgerini yapmış. Dünyanın en pahalı eti olan Kobe etinin üzerine, havyar, trüf yağı ve ıstakoz eklenerek bunları şampanya ve Gravyer peynirli sos ile birleştirip üzerine altın yaprakları eklenen burgerin günahı ise sadece 666$.

5- Altın Puro

Teknik olarak, puro yenen bir şey değil ancak, havam olsun çevremdekiler altından purom olduğunu görsün dersen 25 kat 24-ayar altın yapraklarıyla kaplanmış bu özel purolara tanesi 200$’dan sahip olmak mümkün. Altın yavaş yandığından küller de altın tozuna dönüşüyor.


6- Altınlı Sushi

Sushi severleri de unutmayalım. Bu yemeği daha da özel kılmak için 5 parça California Sushi Roll’e 2750$ ödeyerek sahip olabiliyoruz.

Bize altın değil, lezzetli “gurme” yemekler lazım derseniz sizleri böyle alalım.

X

Pin It on Pinterest

X