Etiket arşivi: Bağışıklık

Bağışıklığı arttırmanın 10 yolu

Havanın soğukluğunu hissettirdiği bu kış günlerinde bağışıklık sistemimiz alarm vermeden önce gelin önerileri inceleyelim.

1) Uyku Kalitenizi Arttırın.

Sleep dergisinde yayınlanmış olan bir makaleye göre günde 7-8 saat uyuyan kişilerde hasta olma olasılığı düşmektedir.
Rahat bir uyku çekebilmek için uykudan önce ağır yiyeceklerden, kafein ve alkolden kaçının.
Melatonin salgılanabilmesi ve kaliteli bir uyku için sessiz, konforlu, karanlık ortamlarda uyuyun.
 
2) Her gün yeşil çay tüketin.

İmmünology Letters dergisinde yayınlanan bir makaleye göre yeşil çay içerisinde bulunan düzenleyici T hücreleri bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etki göstermektedir.
Yeşil çay içerisine ekleyeceğiniz bir dilim limon gerekli C vitamini alımınıza da fayda sağlayacaktır.
 
3) Hayatınızda yogaya yer verin.

Esneklikten çok daha fazlasını sağlar. 12 hafta boyunca haftada 90 dakika yoga yapanların bağışıklık fonksiyonlarında artış görülmektedir.
 
4) D vitamini değerinizi kontrol edin.

D vitamini eksikliği bağışıklık sistemini olumsuz etkilemektedir.
 
5) Doğayla iç içe olun.

Japonlara göre orman banyosu olarak adlandırılmaktadır. Doğayla iç içe olmak veya birisine sarılmak stresin olumsuz etkilerini azaltır dolayısıyla enfeksiyonlara karşı koruyucu etki gösterir.
 
6) Kötü alışkanlıklardan uzak durun.

Sigara içmek de bağışıklık sisteminizi azaltmaktadır. Hatta elektronik sigaralar için de geçerlidir.
 
7) Masaj yaptırın.

Journal of Alternative and Complementary Medicine dergisinde yapılan çalışmaya göre 45 dakikalık bir masaj vücudumuzu hastalıklara karşı koruyan beyaz kan hücre sayımızın artmasını sağlamaktadır.
 
8) Günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmeye çalışın.

Günde 2 öğün yemek yiyen kişilerde hastalanma oranı yüzde 33 iken, günde 5 öğün tüketen kişilerde bu oran %20 ‘dir.
 
9) Egzersiz durumunuzu arttırın.

Yapılan çalışmalara göre egzersiz yapan kişiler soğuk algınlığı ve rahatsızlıklara daha seyrek yakalanmakta veya yakalansa bile daha hafif düzeyde geçirmektedir.
 
10) Stresten uzak durun, moralinizi yüksek tutun.

Pozitif duygular sadece psikolojik olarak etki etmekle kalmayıp, sağlıkla ilişkili olumsuz protein değerlerimizden sitokinlerin düşmesine olumlu katkı sağlamaktadır.
 

Detoks Nedir Neden Yapılır?

Detoks Nedir Neden Yapılır?

Detoks, genellikle diyet ile birlikte değerlendiriliyor olsa da asıl amacı; vücudumuzu ilaç, kimyasal katkı maddeleri, işlenmiş ve sağlıksız besinlerin olumsuz etkilerinden uzaklaştırmaktır. Günümüzde artan çevresel kirlilikler, kötü beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzı ile birlikte oldukça ilgi görmeye başlamıştır. Ekstra olarak;

Sebebi bilinmeyen baş ağrıları,
Kendini halsiz ve kötü hissetmek,
Solgun bir cilt,
Sindirim sistemi bozuklukları,
Uyku düzensizlikleri gibi birçok problem için de çözüm yolu olmaktadır.

Gelin sizin için hazırladığımız birkaç tarifi inceleyelim ve deneyelim.

Yeşillerin Gücü
1 adet havuç
1 avuç bebek ıspanak
1 adet limon
1 adet yeşil elma
1/2 avuç maydanoz

Tüm meyve ve sebzeler iyice yıkanır. Limon kabukları soyulup, elma çekirdekleri çıkartılır. Tüm malzemeler blendırdan geçirilip tüketime hazır hale getirilir. İsteğe bağlı içine buz ekleyebilirsiniz.
Havuç isteğe bağlı eklenip çıkartılabilir. Fakat havuç eklediğimizde karışım içerisine 1 çay kaşığı zeytinyağı veya avokado yağı ekleyebilirsiniz. Bu sayede yağda çözünen vitamin ögelerinden daha kolay faydalanabilirsiniz.

Pancar Detoks
1 adet pancar
1 adet elma
1 adet salatalık
1 demet ıspanak
1-1.5 cm zencefil
1 avuç nar

Pancardaki yüksek potasyum içeriğinden dolayı tansiyonu düzenler. Vücudumuzun enerji depolarını korur. Tüm malzemeler iyice yıkanıp blendırdan geçirilir. İsteğe bağlı ek buz ekleyip soğuk tüketim sağlayabilirsiniz.

Sarımsak Ve Zencefil Detoks
1 greyfurt
1 limon
2-3 ceviz kadar zencefil
4 diş sarımsak 1 çay kaşığı kadar zeytinyağı
Kırmızı pulbiber
1 havuç

Karaciğerin temizlenmesini sağlar. Greyfurt ve limonun üst kabukları soyulmalı beyaz kısımları kalmalıdır. Greyfurt, havuç limon, zencefil ve sarımsak blendırdan geçirilip karışıma zeytinyağı ve kırmızıbiber eklenir. Zencefilin metabolizmayı hızlandırıcı etkisini unutmayalım, soğuk kış günlerinde bağışıklığımızı hızlandırmak için tariflerimizde yer verebiliriz.

Ekşi Tatlı Detoks
1/3 adet ananas
1/2 adet salatalık
1 demet ıspanak
2 adet
2 adet taze sıkılmış lime
1 kap buz

Tatlı ve detoks içerikli bir seçenek istiyorsanız, bu tarif tam size göre. Yeşil sebze ve meyvelerin gücünden faydalanıp antioksidan etkisi ile tüm vücudunuzu tazelemek istemez misiniz?
Sizler için en taze sebze ve meyveleri seçerek hazırladığımız Meal Box Juice paketlerimizi de incelemeyi unutmayın! Vücudunuz tazelensin, zihniniz rahatlasın.

Ece KÖKEN – Beslenme Uzmanı

“Yavaş Yemek” Trendini Denemeniz İçin 5 Harika Neden

Ofis çalışanları yoğun iş tempoları sırasında günün getirdiği sorumlulukların arasında kendilerine vakit ayırmakta oldukça zorlanabiliyor. Böyle durumlarda öğle yemeğinin yetersiz, sağlıksız ve hızlıca geçiştirilen bir öğüne dönüşmesi kaçınılmaz oluyor. Sindirimin zorlaştığı öğle vaktinde ne yediğimiz ve nasıl yediğimizle ilgilenmenin önemini kavramak yemekten sonraki yoğunluğu atlatmak için bize gereken enerjiyi sağlayacaktır. Yavaş yemek hareketi tüm bu koşuşturma esnasında size farkındalık ve bilinç kazandırarak temiz ve sağlıklı bir yeme alışkanlığı edinmenizi sağlamaya çalışan bir hareket.

Formda Kalın

Sadece daha yavaş yemenin formda kalmanıza yardımcı olabileceği kulağa harika gelmiyor mu? Yapılan birçok araştırmada yeme hızının düşürülmesinin kalori alımını azalttığı gözlemlendi. Bilim insanları bu durumunun sebebini beynin doygunluk hissine 20 dakikada ulaşması olarak gösteriyorlar. Yani, yemeğimizi 20 dakikada değil de 10 dakikada bitirdiğinde geri kalan 10 dakikalık zamanda da yeme ihtiyacımız devam ediyor. Bu durumda minik bir açlık krizine ve akabinde ekstra olarak bir şeyler tüketmemize yol açıyor.

Yemeğinizden keyif alın

Acele bir aktiviteden ne kadar keyif alabiliriz? Konu bir şeyler yemeğe geldiğinde de bu durum değişmiyor. Yapılan araştırmalar sonucunda aynı yemeği yiyen iki farklı gruptan yemeğe bakarak yiyenlerin başka bir şeyle ilgilenirken yiyenlere oranlara daha fazla haz aldıkları belirlenmiş. Her durumda olduğu gibi yemeklere de ilgi şart!

Daha sorunsuz sindirin

Yavaş yemek alışkanlığı edinmeye başladığınızda bu durum beraberinde yavaş çiğnemeyi de getirir. Sindirimin ilk aşamasının çiğneme olduğunu dikkate alırsak çok daha sorunsuz bir sindirim sürecinin başlangıcını kusursuz bir şekilde başlatmış olursunuz.

Stres seviyenizi azaltın

Daha yavaş ve sakin bir yemek deneyimi sırasında tüm vücudumuz bu duruma adapte olur. Acele ederek yemek yediğimizde kan basıncımız yükselir, beynimiz bir tehdit altında olduğunu düşünerek buna göre bir tepki geliştirebilir. Bu durumları tersine çevirmek ise yemeğimizi sakin bir şekilde ve yavaş bir şekilde tüketmekten geçiyor.

Fast food eğiliminizin üstesinden gelin

Fast food ağırlıklı olarak beslendiğimizde kaçınılmaz olarak yemeğini çok hızlı tüketen bireylere dönüşürüz. Bu durumun temelinde o yiyeceklerin oluşturulurken çok rahat ve hızlı tüketilmesi amacı yatar. Fakat bu, tüketicilerin çok daha fazla boş kaloriyi doygunluk hissine ulaşamadan almasına yol açar. Sağlıklı öğünleri yavaş tüketmeye başladığımızda ise yukarıdaki dört maddede belirttiğimiz etkileri hissetmeye başlarsınız. Bu durum fast food yiyeceklerle olan bağlantımızı oldukça zayıflatacaktır.

İstanbullu Çalışanlar En Çok Bunu Düşünüyor!

Yapılan bir araştırmaya göre İstanbul’da bir çalışan olmak uyku süresinin azalması, öğün atlamanın artması ve fiziksel aktivitenin azalması anlamına geliyor. İstanbul’un havasının hızla değişmesi de çalışanları olumsuz yönde etkiliyor…

İstanbullu Çalışanlar En Çok Bunu Düşünüyor! yazısına devam et

Öğle Arasında Yürüyüş Yapın!

Masa başı işlerimize devam ederken bazen daha yorgun ve daha stresli hissetmeye başlıyoruz. Günlük rutimizde ne yaparsam daha az yorulurum, daha fazla nasıl dinlenirim diye yeni yollar bulmaya çalışıyoruz.

Oysaki insan vücudu hareketli bir yaşamı talep eden, hatta hareketli bir yaşam için dizayn edilen bir yapıdır. Bu ortamı bulamadığında, adapte olmak ister. Enerjisini koruma yolları arar.

Eğer son zamanlarda daha stresli ve yorgun hissediyor, formunuzu kaybettiğinizi gözlemliyorsanız, öğle aralarında yapacağınız yürüyüşün faydalarına kısaca bir göz atalım…

Eklem Ağrılarınızı Engeller

Yapacağız yürüyüş, eklem sağlığınızı korur. Gün içerisinde masa başı işlerden dolayı hareketsiz kalan kaslarınızı canlı tutar.

Bağışıklığı Güçlendirir

Bilim adamlarının söylediğine göre haftada 5 kez 20 dakikalık yürüyüş yapanların %43 daha az hasta oluyormuş.

Kilo Aldıran Genlerin Gücünü Yarıya İndirir

Yapılan araştırmalar, vücudumuzda tam 32 genin fazla kilo ile ilişkisini belirlemiş. Masa başında oturmak bunu etkiliyormuş. Yürüyüş yapmak ise bu genlerin etkisini yarıya düşürüyormuş.

 Zihninizi Rahatlatır

 

Özellikle stresli bir işte çalışıyorsanız, bu aktivite tam sizlik. Yürüyüş yaparken vücudunuzun kan basıncını düzenlersiniz. Endorfin hormonu salgılarsınız.

Bu hormon daha rahatlamış hissetmenizi sağlar. Korzitol salınımını azaltmış olursunuz. Böylece zihniniz, kısa bir mola verme imkanı bulur.

Gelin ipleri tekrardan ele alalım ve öğle aramızda yemekten sonra kalan zamanda kısa bir yürüyüş yapalım.