Etiket arşivi: sağlık

Ekim Ayında Tüketebileceğiniz Taze Besinler

Gelişen tarım teknolojisi ve ürünleri muhafaza etme yöntemlerinin artmasıyla, neredeyse tüm yiyeceklere farklı dönemlerde ulaşabiliyoruz. Peki, bütün yiyeceklerin farklı mevsimlerde tüketilmesi ne kadar doğru?

Sağlıklı ve dengeli bir beslenme için en doğru yöntem, her yiyeceği kendi mevsiminde tüketmekten geçmektedir. Mevsiminde tüketilen meyve ve sebzelerin besin değerleri daha yüksektir. Aynı zamanda mevsim koşullarında tüketilen besinler, bağışıklık sistemini güçlendirir.

Sonbaharı daha çok hissetmeye başlayacağımız Ekim ayında tüketebileceğiniz mevsim meyvelerini ve sebzelerini sizin için derledik.

Meyveler:

1. Mandalina

C vitamini deposudur. Soğuk algınlığı başta olmak üzere birçok hastalık için koruyucu etki gösterir.

2. Elma

Magnezyum, fosfor, bakır, manganez mineralleri açısından iyi bir kaynaktır. Nörotoksinlere karşı hücre yapısını korur, strese bağlı hücre hasarını önler.

3. Armut

İçerdiği bir lif olan pektin, kolesterolü kontrol eder ve bağırsak hareketlerini arttırır.

4. Nar

Yoğun olarak B vitamini ve potasyum içerir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Sebzeler: 

1. Pırasa

Yüksek oranda flavonoid içermektedir. Lif açısından da zengindir. Kalp sağlığını korumada ve kilo vermede yardımcı olur.

2. Karnabahar

C ve B vitaminleri ve kükürt ile fosfor içerir. Yorgunluğa ve kansızlığa iyi geldiği bilinmektedir.

3. Yer Elması

Yüksek miktarda A ve B vitamini içerir.  Yaraların iyileşmesini sağlar, hücreleri korur.

4. Kereviz

Protein, fosfor, demir, potasyum, A vitamini, C vitamini, E Vitamini, kalsiyum bulunur. Karaciğeri temizler.

Siz de bu besinleri semtinizde bulunan pazarlardan veya güvendiğiniz manavlarda kolayca bulabilirsiniz.

Neden Dengeli ve Düzenli Beslenmelisiniz?

Günlük hayatımızın normal şekilde ilerlemesi için kan şekerinin belirli bir seviyede olması gerekir. Kan şekerinin seviyesindeki düşüş ve artış hayati önem taşır. Gün içerisinde alınan besinler düzenli ve yeterli miktarda tüketildiğinde kan şekeri düzeyi sabit kalır.

Vücudumuz uyku halinde bile enerji harcamaya devam eder. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği arasında geçen süre zarfında vücut bütün besinleri sindirir. Bu yüzden sabah kahvaltısı vücudun tekrar enerji üretebilmesi için gereklidir. Aksi takdirde gün içerisinde çalışırken halsizliğe, baş ağrısına, algının azalmasına ve dikkatin dağılmasına yol açabilir.

Normal bir birey yaşamını devam ettirebilmesi için 50 çeşitten fazla besin ögesine ihtiyaç duyar. Farklı yetilerimiz için farklı besinlerin tüketilmesi gerekir. Bu gereken besin ögelerinin miktarındaki değişimler vücudu olumsuz olarak etkilemektedir. Besinler az alındığında vücut enerjisinde azalma meydana gelir. Lakin aynı besinler çok alındığında ise vücutta yağ olarak depolanır. Halsizlik ve sağlık sorunlarının baş göstermemesi için gereken besinleri uygun zamanda, yeterli miktarda tüketmek gerekir.

Atalarımızın da dediği gibi; “Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur.” 🙂

 

Meal Box’tan Yeni Lezzet Alarmı

Anne yemeği kadar lezzetli, bir o kadar da sağlıklı yemekler sunan Meal Box, güz menüsüne geçti!

Geleneksel Türk mutfağı tarifleri ile menümüzü her geçen gün daha da zenginleştirirken, hazırlaması vakitler alan ve özlenen lezzetleri 30 dakikada sıcacık kapınıza kadar getiriyoruz.

Sonbaharın vazgeçilmezi çorbaların şahı, Şehriyeli Tavuk Çorbası, Zeytinyağlı sevenlerin favorisi Zeytinyağlı Pırasayı menümüze ekledik. Sizlere bir de küçük sürpriz olarak Özbek Mantısı’nı lezzet avcılarının beğenisine sunduk. Tabi ki köfteseverleri de unutmadık! Güz menümüze özenli sunumumuzla hem göze hem damağa hitap edecek şekilde İslim Köftemizi ekledik!

Pişirmesi bizden, denemesi sizden!

Hastalıklar Sizden Korksun!

Sonbahar ve ani mevsim değişiklikleriyle birlikte grip ve soğuk algınlığı gibi gündelik hayatımızı olumsuz etkileyen mikrobik hastalıklar kapımıza dayandı. Kendimizi yorgun hissettiğimiz, iştahsızlığa ve halsizliğe sebep olan bu hastalıklardan korunmak için uzmanlar antioksidan sebze ve meyve tüketimimizi artırmamızı öneriyor.

Peki nedir bu “antioksidan”?

Antioksidanlar, kalbimizi korur, kanser riskini azaltır ve kolestrolü düşürmeye yardımcı olurlar. Özellikle sigara içenler, şeker hastaları ve kalp damar hastalıkları olanların antioksidan alımına özen göstermesi gerekiyor.

İşte mucizevi antioksidan bakımından zengin sebze ve meyveler:

1- Havuç:
Havuç ve havuç suyu harika bir A vitamini kaynağıdır. A vitamini özellikle karaciğer için çok faydalıdır. Aantioksidan özelliği taşıması sebebiyle kanın temizlenmesi ve kalp sağlığı için de havuç tüketiminin artırılması uzmanlar tarafından önerilmektedir.

2- Brokoli:
A ve C vitaminleri açısından zengin olan brokoli bağışıklık sistemimizi güçlendirerek vücudun hastalıklara karşı direncini artırmaktadır.

3- Soğan, Sarımsak:
Kokusunu duyunca kaçtığımız soğan, sarımsak aslında doktorların baş tacı. Hastalıkların bir numaralı düşmanı olan soğan ve sarımsağın mutlaka tüketilmesi gerekiyor.

4- Kara Lahana:
Beyaz lahanaya göre daha yüksek antioksidan oranı içeren kara lahana, mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruyan maddeler içerir.

5- Pancar:
Cildi güzelleştirmesiyle bilinen kırmızı pancarın faydalarını saymakla bitmiyor. Yüksek tansiyon, böbrek taşı problemi ve mide sorunları yaşayanların kırmızı pancar tüketmesini öneren uzmanlar, pancarın çok haşlanarak vitaminlerinin öldürülmemesi için de uyarıyor.

6- Kırmızı Meyveler:
Çilek, mürdüm eriği, kiraz, kızılcık ve böğürtlen gibi meyveler E ve C vitamini açısından zengin olması sebebiyle cildin en büyük dostu. Yine kırmızı meyvelerden olan nar da bir vitamin deposu. Uzmanlar yaz-kış kırmızı meyvelerin tüketilmesi konusunda bizleri uyarıyor.

7- Ceviz, Fındık, Badem:
Sağlıklı atıştırmalık denince ilk akla gelen ceviz, fındık ve badem Omega-3 açısından oldukça zengin birer besin kaynağı. Uzmanlar düzenli kuruyemiş tüketimini önerse de her gün bir avuçtan fazla yememeye özen göstermemiz gerekiyor.

BU YİYECEKLER YAĞ YAKIYOR!

Tükettiğimiz birçok yiyecek vücudumuzda belirli oranda yağ depolanmasına sebep olur. Fakat aralarında bazıları var ki içerdikleri vitamin, mineral ve lifler sayesinde; tam tersine yağ yakmaya yarar. Bu yiyecekleri tükettiğinizde aldığınız kalorileri düşünmenize hiç gerek yok! Çünkü doğru miktarlarda tükettiğinizde vücuttaki yağ oranını azaltmakla kalmayıp yeni yağ oluşumunu engelliyorlar. Vücudunuzda önemli oranda yağ yakılmasını sağlayan bu besinlerin ortak özelliği ise sizi uzun süre tok tutmaları! Bunlardan öne çıkanlara beraber göz atalım…

Kırmızı biber: Kırmızı biberin acılığını veren “capcaicin” maddesi kan dolaşımını hızlandırarak vücudumuzun ısısını arttırır. Bu etkiyle yağ yakılması sağlar. Metabolizmanın hızlanmasını sağlayan kırmızı acı biber zayıflamaya en büyük yardımcılardan biri.

Yağsız etler: Proteinleri sindirmemiz zor olduğundan, vücut öncelikle yağları sindirir. Etler yüksek oranda protein içerdiğinden dolayı metabolizma hızı artar. Tavuk, balık, hindi gibi yağsız beyaz etler kalori yakılmasını hızlandırır.

Yulaf: Uzun süre tok tutmasıyla büyük öneme sahip olan yulaf, lifli yapısı ve düşük glisemik indeksiyle kan şekeri kontrolünü sağlar. Kolestrol ve kalp hastalıkları konusunda büyük faydalar sağlar.

Yağsız yoğurt: Düşük yağlı veya yağsız yoğurt içerdiği protein ve kalsiyum ile metabolizmayı hızlandırarak sağlıklı bir şekilde yağ yakmaya ve kan şekerini düzenlemeye yardımcı olur.

Yeşil çay: İçerisinde bulunan doğal uyarıcılar kalori yakılmasına büyük katkı sağlar. Zayıflamak için en çok önerilen içeceklerden biri yeşil çaydır. Günde 3-4 bardak içebileceğiniz yeşil çay ile ortalama 90 kalori yakabilirsiniz.

Yumurta: Vücut protein içeren yiyecekleri parçalamak için daha fazla enerji harcamak zorunda olur. Bu yüzden yağ yakmada yumurta çok önemlidir ve aynı zamanda sizi tok tutar.

Su: Tüm bunların yanında yağlarınızdan kurtulmak için suyun yeri yadsınamaz. Günde içeceğiniz ortalama 2 litre su metabolizma hızını artırır ve toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olur.

Yaz yaklaşırken siz de fazla yağlarınızı sağlıklı şekilde yakmak istiyorsanız, bu besinleri daha sık tüketmeye özen gösterebilirsiniz. Elbette, düzenli egzersiz yapmayı ve bol bol hareket etmeyi unutmayın. 🙂

MİNİK SİYAH TOHUMLAR: CHIA MUCİZESİ

Sağlıklı beslenme, hastalıklardan korunma, günlük hayatta enerjik olma ve ideal kiloya ulaşma/koruma hepimizin önemsediği ortak konular. Durum böyle olunca her geçen gün, bizim için yeni olan ama dünya tarihinde eskilere dayanan, chia tohumları gibi, “süper besin”ler bir anda popüler oluyor. Bir besinin bu kadar trend haline gelmesi elbette insanı önce şüpheye düşürse de; biraz araştırınca neden her yerde chia’lı puding ve salata tarifleri paylaşıldığına anlam verebiliyorsunuz. 🙂 Henüz denemediyseniz ön yargıları bir kenara bırakıp, chia tohumlarını daha yakından tanımaya ne dersiniz?

Maya dilinde “güç, enerji” anlamına gelen chia tohumları, asıl olarak Meksika ve Guatemala topraklarında yetişiyor. 15. yüzyılda Azteklerin tükettiği en önemli besin kaynaklarından biri olan bu tohumların sağlığa büyük faydaları var. Çok önemli bir protein deposu olan chia tohumları içinde barındırdığı yüksek oranda Omega-3 yağ asitleri, vitamin (B1, B2, B3) ve minerallerin (demir, kalsiyum) yanında aynı zamanda zengin bir lif kaynağı.

Faydaları Neler?

Günde 1-2 yemek kaşığı chia tohumu yemeyi alışkanlık haline getirerek faydalarından maksimum oranda yararlanabilirsiniz. Chia tohumları kan şekerini düzenleyici özelliğiyle şeker hastaları için büyük öneme sahip. Kolestrol ve tansiyona olan olumlu etkileri ile kalp ve damar sağlığını koruyor. Kas gelişimine katkıları ve eklem ağrılarını iyileştirici etkiye sahip olmasıyla; yorgunluk hissini azaltmada bulunmaz bir enerji sağlayıcı. Güçlü bir antioksidan olması ve bağırsakları temizleme özelliğiyle detoks için ideal. Son olarak zayıflama ve kilosunu korumak isteyenler için; suyu bünyesine çekerek jel kıvamına gelmesi ile tok tutma özelliğiyle öne çıkıyor. Kısacası faydaları arasında ne ararsanız var!

Nasıl Tüketelim?

Aslında belirgin bir tadı olmayan chia tohumlarını dilediğiniz yiyeceklere katarak tüketebilirsiniz. Başta salata ve puding olmak üzere; omletler, sebze suları, meyveli yoğurtlar bu yiyecekler arasında sayılabilir. Aşağıda önereceğimiz chia puding tarifini kesinlikle denemelisiniz.

Chia Puding Tarifi:

Malzemeler (2 kişilik):

  • 3 yemek kaşığı chia tohumu
  • 250 ml. az yağlı inek sütü (soya sütü, badem sütü veya meyveli süt çeşitleri de kullanabilirsiniz.)
  • 1 tatlı kaşığı bal
  • Tercihinize göre mevsim meyveleri (çilek, kivi, muz, üzüm gibi.)

Hazırlanışı:

Bu pudingin en büyük özelliği pişirmeye gerek olmamasıdır. Çukur bir kap içinde sütü, chia tohumlarını ve balı karıştırın. Yarım saat arayla, toplamda üç defa karıştırarak tohumların şişerken birbirine yapışmasını engelleyin. Bu sırada istediğiniz meyveleri küçük parçalar halinde doğrayın veya rendeleyin. Kaselere bir kat meyve bir kat puding olmak üzere 4-5 kat koyarak servise hazır hale getirin. Afiyetle yiyebilirsiniz. 🙂

EY DİYET GELDİYSEN 3 KERE VUR!

Diyet şehirli insanın kutsal kelimelerinden. Her paragraf içinde, sohbetin en can alıcı noktasında yeni yıl planı arifesinde… Her yerde her zaman diyet!

Hızlı yaşam, uzun mesailer, olmayan uyku düzeni… Bunlar başlı başına bir insanı sağlıksız yapmaya yetecekken yanlış ve dengesiz beslenme de hızlı kilo alımına neden oluyor..

Ve yine şehirli insan her sorununa olduğu gibi bir mucize bekliyor. Alınan kiloları vermede görülen her yolun mubah sayılması ise bu durumu bir kısır döngüye sokuyor. Yapılan şok diyetler, insanların kendi metabolizmasını tanımaması ile kilo vermek sağlıktan çok hastalığa neden oluyor; 3 günde 10 kilo zayıflama vaadi ile bile heyecanlanılabiliyor. Bu durum onlarca diyet tipinin aynı anda nasıl bu kadar popüler olabildiğinin göstergesi.

Kan grubuna göre diyetten tutun da sadece sıvı alarak yapılan diyetlerin yanında protein ya da sebze ağırlıklı diyetlerde insanlar tarafından ilgi görüyor.

Ancak bunların içinden en güvenilir ve ilgi göreni kuşkusuz yiyerek zayıflamak üzere olan programlar. Çünkü bu programlar yapılması gereken en önemli faktörün dengeli beslenmek olduğu anlatmaya çalışıyor insanlara. Ara öğünlerin önemini, kuralcı ve planlı olmanın sonuca etkisini açıklıyor. Egzersizi hayatımıza katmamızı hatırlatıyor.

Besinlerin faydasını da es geçmeyelim. Portakal, greyfurt, limon gibi c vitamini deposu meyvelerin yanı sıra mercimek gibi ana öğünde tüketebileceğiniz bitkisel protein kaynağı. Uzmanlar diyet yaparken mercimek tüketiminin vücuda iyi şeker gireceği için, diyete bağlı negatif semptomların görülmesini ortadan kaldırıyor.
Tüm bu bilgi havuzunun içinde derin bir nefes alıp bizim için hangisinin iyi olacağına karar vermemiz lazım, peki bunu nasıl yapacağız? Kuşkusuz kilo alımının kişiden kişiye değişecek nedenleri var; bu yüzden her şeyden önce bu nedenlerin farkında olup kilo vermeye hazır olmak iyi bir başlangıç. Pek çok görüşün ortak noktası şu: Sadece yeme düzenini değiştirmek değil, fiziksel aktiviteyi de işin içine katmak gerektiğinden, değişecek yaşam şekline karşı motivasyonumuzun olması lazım. Pek tabii uzman görüşü almak da kararımızı desteklemek ve disipline girmek için önemli.

Bu arada konuyu başka bir seviyeye taşıyacak bir not; tüm dünyada gündemde olan body positivity, yani bedeninle barışık olma akımına göre, tek bir vücut tipi yok ve herkes güzel (Oley!). Dolayısıyla kilo vermek değil, sağlıklı olduğumuz / hissettiğimiz kiloda olmak / kalmak daha önemli. Ve bunun yolu da yine, düzenli beslenme ve spordan geçiyor. Düzenli ve sağlıklı beslenme için çözüm bizde; siz sporu halledin yeter 🙂

Hepimize sağlıklı kilomuzda olduğumuz, hafif ve enerjik günler!

YEŞİL İLE GELEN SAĞLIK: “GREEN JUICING”

Son yıllarda öne çıkan sağlıklı beslenme trendlerinden biri olan “green juicing” akımı bilinçli beslenmeye dikkat edenlerin vazgeçemediği bir alışkanlık. Sebze ve meyvelerin, katı meyve sıkacağında taze sıkılarak, kürler halinde tüketilmesine “juicing” deniyor. Posa ve liflerinden arındırılarak elde edilen sebze meyve suları doğrudan kana karıştığı için vücuda hızla etki ediyor. Yeşil sebze ve meyve sularının en önemli faydalarından biri vücudumuzda biriken toksinlerin hızla ve sağlıklı bir şekilde atılmasını sağlamaları. Tam bir detoks etkisi! Sindirim sisteminizi yormadan hem fazla kilolarınızdan kurtulmak hem de kendinizi her zamankinden daha enerjik hissetmek isterseniz, cevap belli: Green juicing!

Taze sıkılmış sebze meyve suları; vücuda zararlı besinlerin ve hatta çevre kirliliğinin yarattığı olumsuz etkileri azaltırken bağışıklık sistemini de büyük oranda güçlendiriyor. 3-5 gün süren kürler halinde tüketerek, vücudun ihtiyaç duyduğu protein, su, mineral, vitamin ve enzimler ile temel yağ asitlerini en doğal yoldan alabilirsiniz.

Green juice tüketirken nelere dikkat etmeli?
Green juice hazırlamanın belirli bir kuralı olmadığı gibi sebze suyu ağırlıklı karışımların daha çok tüketildiğini söyleyebiliriz. Yeşil yapraklı sebze ve meyveleri dilediğiniz oranlarda kullanarak damak zevkinize uygun karışımlar hazırlayabilirsiniz.

Günün her saati tüketebilirsiniz ancak maksimum fayda için karışımı içmeden önce ve sonra; 2 saat bir şey tüketilmemesi öneriliyor.

Sabahları hazırlayacağınız karışımda şeker oranını daha yüksek tutabileceğiniz için meyve oranını artırabilirsiniz. Akşamları ise sebze ağırlıklı olması daha uygun olacaktır.

Sebze ve meyvelerin su oranı farklı olduğu için, salatalık, kereviz sapı ve kabak gibi sebzeleri daha sulu bir karışım elde etmek için kullanabilirsiniz.

Unutmayın! Maydanoz ve kişnişin detoks için tüketeceğiniz bir karışımda önemi büyük.

Detoks etkisine sahip bir green juice tarifi de bizden!

  • 4 dal kereviz
  • 1 salatalık
  • 1 yeşil elma
  • 1 avuç ıspanak
  • 1 tutam maydanoz
  • 1 limon
  • 1 başparmak kadar zencefil

Afiyet olsun… Bol sağlıklı günler!

Sağlıksız yiyeceklerle zamanını çalma, zerde“çal”!

Siz nasıl beslenmeyi tercih ediyorsunuz bilemeyiz ama; yeni trend sağlıklı ve bilinçli beslenme yönünde. Takip ettiğimiz kadarıyla, artık insanlar detoks, sağlıklı beslenme ve spor ile daha bir haşır neşir. Artık herkes mobil uygulamalar ve yeni çıkan ürünlerde kendisine bu trendi destekleyici bir misyon ediniyor. Bize sorarsanız Meal Box da bunun bir parçası.

Takipçilerinin bildiği gibi Meal Box, ev yemeği hasretini, lezzetiyle tastamam hale getirerek sektördeki boşluğu dolduruyor. Yalnız bunu yapmakla da yetinmiyor; sağlıklı beslenmenin de kapılarını aralıyor. Sağlık ve lezzet yan yana olunca elbette baharatların önemi tartışılmaz. Bu yazımızda sizin için sağlığa giden yolu aydınlatan baharatlardan biri olan zerdeçalın faydalarını ve kullanım alanlarını derledik, bakın neler çıktı?

Zerdeçal, tahmin edilenden çok daha önemli bir besin ve sağlık açısından zenginlik kaynağı. Daha magazinsel bir bilgiyle başlayalım, zerdeçal kilo verdirmeye yardımcı olan açlık köreltici bir etkiye sahip: Hanımların dikkatine, sağlık ayağınıza geldi! 🙂 Bununla bitmiyor tabii ki. Bu mucizevi baharat, özellikle kadınların muzdarip olduğu sindirim problemlerinden tutun da cilt hastalıklarına, enfeksiyonlara, daha da önemlisi kansere, alzheimera karşı güçlü bir zırh oluşturmaya yardımcı oluyor. Basit bir istatiksel bilgiye göre, zerdeçalın bir hayli fazla miktarda tüketildiği Hindistan’da, alzheimera yakalanma oranı %1. Evet, yanlış duymadınız. O %1’lik kısmın her nasılsa baharatlı yemekleri sevmediğini düşünüyoruz.

Peki, bu sağlık deposu baharatla hangi tarifler süsleniyor dersiniz? Hint safranı olarak bilinen zerdaçalın, İspanyolların en leziz yemeklerinden biri olan paella yapımında kullanıldığını biliyor muydunuz? Bu kadar uzağa gitmeyelim derseniz Meal Box’ta da fevkalade bir zerdeçal lezzeti elbette bulunuyor: Henüz tatmadıysanız zerdeçal soslu karışık sebzemizi mutlaka öneririz.

Sağlık ve lezzet ipuçlarını yakalamak istiyorsanız, bizi takip etmeye devam edin!

Beyaz Ekmek Sağlığa Zararlı Mıdır?

Ekmek, Türk yeme-içme kültürümüzde önemli bir yere sahiptir. Toplumumuzda ekmeksiz yemek yeme gibi bir alışkanlığımız olmadığından, ekmek en çok tükettiğimiz gıdalar arasında yer alır.

Eskiden köylerde tam buğday ekmekleri yapılırken, fırınların yaygınlaşması sonucu beyaz ekmekler sofralarda yerini almaya başladı ve hızla yaygınlaştı. Şimdi hemen hemen her evde beyaz ekmek tüketilmektedir.

Şu bir gerçek ki beyaz ekmek gerçekten diğer ekmek türlerinden daha lezzetlidir. Öyle ki ekmek sadece tek başına yenirken bile insana inanılmaz lezzetli gelebilir. Hatta fırından yeni çıkmış bir bütün ekmek, rahatlıkla mideye indirilebilir. Yemekle birlikte yerken ise sanki yediğiniz yemeğe lezzet kattığını hissedersiniz ekmeğinizinBeyaz Ekmek Sağlığa Zararlı Mıdır? yazısına devam et